26 Eylül 2015 Cumartesi

Kitap Alışverişi #8

Herkese merhaba.:)
Aslında uzun bir süre kitap almayı planlamıyordum. Hele hele bugün kitap alışverişi yapmak aklımda bile yoktu ama D&R ' ye girince kendimi tutamadığım için kendime bu bayram şekerlerini bir nevi hediye olarak aldım. 
Kördüğüm'ü 9.90 indiriminde bulmuşken kaçırmak istemedim. Zaten uzun süredir almak istediğim ancak almayı hep ertelediğim bir kitaptı. Bundan önceki internet alışverişimde de sepetime ekleyip ekleyip çıkartmıştım. Kısmet bugüneymiş demek ki. Bir de şu kocamaaannn 9.90 yazısı olmasa. Ah o orda olmasa. Tamam anlıyorum , indirimli olduğunu ayırt etmek için yapılmış bir şey. Ancak o kağıdı ordan çıkarınca şimdi izi kalacak ve güzelim kapak rezil olacak. Yazık günah değil mi ama şimdi? Neyse birazdan büyük bir titizlikle kitabı kağıttan ayırma operasyonuna girişeceğim.
Onun dışında Meleklerin Kanı'nı çok uzun zamandır almayı istiyordum ancak Artemis Yayınları'nın serinin devam kitaplarını çıkarmayacağını duyduğumda almaktan vazgeçmiştim. Sonrasında 'amaaann canım dayanamicam artık alıyorum kitabı' dediğim bir zamanda Yabancı Yayınları'nın kitabı yeniden basacağı haberini aldım. E bu kadar bekledim madem az daha bekleyim de serinin kitapları birbirleriyle uyumlu olsun dedim ve bu zamana kadar büyük bir sabırla bekledim. Ama kitabı elime aldığımda 'iyi ki de beklemişim' dedim. Kitabın baskısı harika ötesi. Zaten Yabancı Yayınları özellikle son zamanda ciltli kitap çıkarma işinde oldukça başarılı ve güzel sonuçlar veriyor. Bu yılki favori yayınevlerim arasında yerini çoktan aldı bile. 


İşte bunlarda kampanyadaki diğer kitapların bir kısmı. Mağaza çok kalabalık olduğundan malesef ki resmi güzel çekemedim. Açıkçası nasıl çektiğimin , hatta nereyi çektiğimin bile farkında değildim o hengamede. Bayram nedeniyle mi artık bilemiyorum ama gerçekten çok kalabalıktı.
Evet bundan sonra uzuuun gerçekten uzun bir süre kitap almak yok. Tabi benim uzun anlayışım sanırsam 2 haftaymış orası ayrı konu. -,- Neyse şimdilik hoşçakalın. Bol kitaplı günler. :)

25 Eylül 2015 Cuma

Şeftali Kokan Bir Yaz | Kitap Yorumu

Herkese merhaba. :)
Öncelikle şunu söylemeliyim ki ; kitabın baskısıyla resmen aşk yaşıyorum. Bu konuda Novella Dinamik'in gerçekten iyi bir başlangıç yaptığını düşünüyorum. Onun haricinde kitap şeftali kokuyor. Evet evet gerçekten de şeftali kokuyor. Bence bu farklılık kitabın ismiyle epey manidar olmuş. Kitabı koklamayı bırakıp okuma aşamasına geçmem de epey zaman aldı haliyle. Üstelik kitabın sayfa kısımlarının bulunduğu yan tarafları pembe yaldızlı. Anlayacağınız tatlı mı tatlı tam bir yaz kitabı Şeftali Kokan Bir Yaz. Kitabın baskısına bayıldığım kadar içeriğine bayıldığımı malesef ki söyleyemeyeceğim ama yine de çabucak okuyup bitirdiğim , akıcı ve eğlenceli bir kitaptı. Zaten kitaba başlarken de öyle pek bir beklentim yoktu , ki bu benim için iyi oldu. Kitabı daha çok sevmeme ve daha kısa sürede bitirmeme yarar sağladı. Konusuna da değinmek istiyorum ancak söyleyebileceğim pek bir şey de yok açıkçası. Kitabımız Murphy, Birdie ve Leeda isimli üç genç kızın birbirlerine tutunarak kendilerini ve hayatı keşfetmelerini anlatıyor. Ancak şunu da söylemeden geçemeyeceğim ; Birdie, Murphy ve Leeda arasındaki dostluğa imrenmeden de edemedim açıkçası. Yani aralarında gerçekten çok güçlü bir bağ vardı.

Bayan Peregrine'in Tuhaf Çocukları | Kitap Yorumu

Herkese merhaba. :)
Öncelikle hepinizin Kurban Bayramı'nı en içten dileklerimle kutlarım. Daha nice hayırlı bayramlara inşallah. 
Sonrasında kitabımıza geçecek olursam ; Bayan Peregrine'in Tuhaf Çocukları kesinlikle okuduğum en ilginç kurgulu romanlardan biriydi. Yazarın özgün bir kurgu oluşturmasını çok beğendim. Tabi kitapta bazı eksiklikler de yok değildi ama onlara birazdan zaten değineceğim. Bayan Peregrine'in Tuhaf Çocukları'nı çok uzun zamandır okumak istiyordum ancak Sayfa6 Yayınları'ndan çıkan baskısı tükenmişti. Arkadaşlarımla beraber yayıneviyle irtibat kurduğumuzdaysa , yeni basımın olmayacağı söylenmişti ve gerçekten çok üzülmüştüm. E haliyle İthaki Yayınları kitabı yeniden basacağını duyurduğunda sevinçten havalara uçtum. Yani gerçek anlamda yerinden hoplamaktan bahsediyorum. (Allah'tan evdeydim. -,-) Kitabın basımı zaten kusursuz. Gerçekten edindiğim ve gördüğüm en harika basımlı kitaplardan biri ve çevirisi de gerçekten çok başarılı. Bu yüzden İthaki Yayınlarını tebrik ediyor ve teşekkürlerimi sunuyorum.

20 Eylül 2015 Pazar

Shadowhunters Dizi - Film Oyuncu Karşılaştırması

Herkese merhaba. :)
Aslında bu post'u yazmak için gerçekten çok geç kaldım ama çok ironik bir durum var ki ; ben zaten bu post'u yayınladığımı sanıyordum ama bazı sebeplerden dolayı silinmiş. -,-
O yüzden hazır dizinin gösterim tarihi yaklaşmışken bu yazıyı yazmak istedim. Dizinin 2016 yılının ilk aylarında gösterime gireceği söyleniyor. Tam tarihi malesef ki ben de bilmiyorum ama Ocak ayında başlayacağı duyumunu aldım. Kısmen dizi yakında başlayacak olduğu için , kısmen de izleyecek başka film bulamadığım için geçenlerde Kemikler Şehri'nin filmini yeniden izledim ve sonrasında kendimi tutamayıp seriyi yeniden okumaya başladım. Okumaya başlayıp detayları hatırlayınca bir kez daha gördüm ki film ve kitap arasında bir dünya fark varmış. Bunu filmin iki saat gibi çok kısa bir zaman dilimine sığdırılmasından dolayı anlayabiliyorum ve dizinin çok daha iyi olabileceğini tahmin ve umut ediyorum. Neyse lafı fazla uzatmadan filmdeki ve dizideki oyuncuları karşılaştırmaya başlayalım.

18 Eylül 2015 Cuma

Son Fedakarlık | Kitap Yorumu

B İ T T İ!
Hala inanamıyorum. Koskoca seri bitti. Son kitabı sindirerek okumayı planlıyordum ancak gelin görün ki kendimi tutamadım ve 1 günde bitti. Evet yanlış duymadınız 1 GÜN. Kendi rekorumu kırdım sanırım. Kırmaz olaydım. -,- Aslında artık vampir kurgulu romanlara karşı pek bir beklentim yoktu, taki Vampir Akademisi serisine kadar. Gerek kurgusu, gerek karakterleri itibariyle çok özgün bir kitap serisi olduğunu düşünüyorum. Serinin her bir kitabını ayrı bir heyecanla soluksuz okudum. Son kitabınsa seriye yaraşır bir final olduğunu düşünüyorum. Tek bir şey hariç. Ama ona zaten birazdan değineceğim. Şu an öyle bir boşluktayım ki seriye yeniden başlamak istiyorum. Bıkana kadar yeniden yeniden. Ki bıkacağımı da sanmıyorum. (Bu sözleri benden sık duyamazsınız haberiniz olsun.) Şu an delicesine yan seri olan Kanbağı Serisi'ne başlamayı da istiyorum. Benim için asla bir VA olacağını zannetmesem de sonuçta içinde Adrian  olacak , her türlü beğenirim yani.

16 Eylül 2015 Çarşamba

Ruh Bağı | Kitap Yorumu

Herkese merhaba.:)
Geldik mi 5. kitaba? Seri bitiyor diye içim kan ağlıyor ama kitapları da elimden bir türlü bırakamıyorum. Bir çırpıda bitiveriyorlar. Kitabı okurken çeşitli duyguları bir arada yaşadım. Yeri geldiğinde gözlerim doldu, yeri geldiğinde kahkahalara boğuldum, bazen de (aslında çoğu zaman) ağzım beş karış açık kaldı. Şimdiyse boşluktayım. Ne hissedeceğimi , nasıl yorumlayacağımı bile bilmiyorum. Ama öncelikle yazarın hayal gücünü takdir etmekle başlayabilirim sanırım. Gerçekten sağ gösterip sol vuranlardan. Ne olacağını asla tahmin edemedim. Tabi bir olay hariç ama ona birazdan zaten değineceğim. Aslında çok da derin kurgusu olmayan sıradan , gençlere yönelik bir kitap olarak görebilirsiniz. Evet belki de öyle. Bununla ilgili polimiğe girmeyeceğim ama karakter oluşturmak gerçekten çok zor bir iş ve Richelle Mead'ın oluşturduğu karakterler gerçekten çok gerçek ve her birini çok seviyorum. Benim için kurgu ne kadar önemliyse , karakter oluşturmak da o kadar önemli , ki zaten yazarımız benim için önemli olan bu iki niceliği de başarıyla meydana getirmiş. 

15 Eylül 2015 Salı

Kan Sözü | Kitap Yorumu

Herkese merhaba. :)
Hani Gölge Öpücük'ü okurken yerimde duramamıştım kendimden geçmiştim, sonra da daha iyisi olamaz demiştim ya, işte bu lafım Kan Sözü'nü okuyana kadar geçerliydi. Hala Gölge Öpücük'ü serinin kilit kitabı olarak görüyorum ama Kan Sözü'nün etkilerini de hala üzerimden atamadım. Bu yazarın okuyucularla alıp veremediği ne anlamış değilim doğrusu. -,- Kitap boyunca hop oturup hop kalktım. Tamam , Rose'un Dimitri'yi arama kısımları hafif baydı ama sıkılmadım. Kitabı baştan sona aynı heyecanla okuyup bitirdim ki kalın bir kitap olmasına rağmen iki günden kısa bir sürede bitti. Hele o son kısım.. O son kısım yok mu o son kısım. Hala aklım almıyor. Nasıl bir hayal gücüdür bu böyle? Ama kendime hakim olmaya çalışacağım ve derin nefesler alıp vererek yorumumu (umarım) bitirebileceğim. 

13 Eylül 2015 Pazar

Gölge Öpücük | Kitap Yorumu

Herkese merhaba. :)
Ne okuyacağıma karar veremediğim bir zamanda , beni reading slump'ın kıyısından döndüren bir kitap oldu Gölge Öpücük. Kitap bir çırpıda bitti. Ama şu an ne hissedeceğimi bile bilmiyorum. O nasıl bir sondu öyle? Allak bullak oldum. Tartışmasız serinin en iyi kitabıydı. En azından şu an için. Seriyi hala okumadıysanız okumanızı kesinlikle öneririm. Kendi türü içinde, yani vampir kurgulu romanlar içinde, en farklı ve güzel olanlarından biri bence Vampir Akademisi. Hatta benim için başlarda geliyor. Yorumumun bundan sonrası spoiler içermektedir hem de epey  ağır bir spoiler alabilirsiniz bilginiz olsun. Sonra söylemedi demeyin sakın. Hayır kendimden biliyorum. Kitabın sonu hakkında az kalsın spoiler alıyordum. Hem de ne spoiler. Aman aman yani. Verilmiş sadakam varmış da haberim yokmuş. -,-
Spoiler içeren yerleri baştan büyük harflerle zaten uyaracağım ama siz yine de dikkatli olun.

10 Eylül 2015 Perşembe

Kargo Ne Getirmiş? | Kitap Alışverişi #7

Herkese merhaba. :)
Evet en sevdiğim post yani kitap alışverişi yazımla karşınızdayım. Bu güzelliklere kavuşabilmek için sabahın köründe kalkıp iki de bir kargo takibe baktım. -,- Tam beklemekten vazgeçip 'amaaann gelirse alırız işte' dediğim an annem ' İlkay kargon geldi' dedi ve ben kapıya nasıl koştum o bölümü inanın hatırlamıyorum. Aslında uzun vadede yeni bir alışveriş yapma planım yoktu. (YALAN) Hem her yer kitap kaynadığından annemin izin vereceğinden de şüpheliydim. (DOĞRU) Ama sonuç olarak biraz da yağcılık ve benim sempatimle annemi ikna edip siparişimi verdim. 

9 Eylül 2015 Çarşamba

Scarlet | Kitap Yorumu

Herkese merhaba. :)
Tam da tahmin ettiğim gibi Scarlet'ta Cinder gibi bir solukta bitti. Scarlet'ı Cinder'den daha çok sevdim ama şunu da belirtmemde fayda var ki Cinder'e bayılmıştım. Yani artık gerisini siz düşünün. İsminden de anlaşılacağı üzere kitabımız Kırmızı Başlıklı Kız masalının uyarlamasıydı ve ana karakterimiz Scarlet'tı. Kitapta Cinder'in hikayesi devam ederken Scarlet seriye yeni bir kahraman olarak geliyordu. Yani Cinder ve Scarlet birbirleriyle bağlantılı. Belki de seriye yeni katılan karakterlerden ötürü bu kitabı ilkinden bir tık daha fazla sevmiş olabilirim. Özellikle Kaptan Thorne bu yeni karakterler arasında favorim oldu. Kitabın arka kapak yazısındaysa Kaptan Thorne'den hiç bahsedilmiyordu. Pardon ama Thorne bu. O arsızlık , o alaycılık , o bayat espriler , o karizma.. Yahu bunlar boru mu? -,- 
Sizi baştan uyarayım da bundan sonrası büyük ihtimalle ilk kitap hakkında SPOİLER içerecektir. Sonra bana söylemedi demeyin hiç valla. İlk kitabı okumayanlar için söylebileceğim tek şeyse 'Bu kadar durduğunuz yeter. Saldırın kitaplara ' olacaktır. 

7 Eylül 2015 Pazartesi

Cinder | Kitap Yorumu

Herkese merhaba. :)
Cinder bir çırpıda okundu ve bitti. Ciddiyim sadece iki oturuşta bitirdiğim bir kitap oldu. Aslında Cinder ilk çıktığında adeta ışınlanırcasına D&R'a gitmiştim ve kitabı büyük bir hevesle okumuştum. Beğenmiştim de hani. Ama nedendir bilinmez serinin ikinci kitabı olan Scarlet'ta elimde bulunmasına rağmen onu okumamıştım. Daha sonraysa Cress'in çıkmasını falan beklerken Cinder'daki olayları epeyce unutmuşum. Bunun için seriye devam etmek ve unuttuğum olayları hatırlamak adına Cinder'i baştan okudum ve yine çok beğendim. Hatta ne gariptir ki ilk okuduğum zamandan daha bile çok beğendim. Üstelik kitabın Yeni Pekin'de geçmesi çok hoşuma gitti. Kitap hakkında söyleyecek çok şeyim var ancak önce bi kısaca konusuna da değinmek istiyorum.

2 Eylül 2015 Çarşamba

Çarpık Evdeki Cesetler | Kitap Yorumu

Herkese merhaba. :)
Uzun zamandır Agatha Christie okumuyordum. Açıkçası üstadımı okumayı özlemişim. Agatha Christie benim için her zaman bir numara olarak kalacak. Kitabı az önce bitirdim ve açıkçası küçük çaplı bir şok geçirdim. Yani tamam, hiçbir zaman (evet malesef hiçbir zaman -,- ) Agatha'nın romanlarında  katilin kim olduğunu doğru tahmin edemiyorum ama bu sefer en beklemediğim kişi çıktı. Ciddiyim. Aklımın ucundan bile geçmeyen biri asıl suçlu çıktı. Hala kendime gelemedim. Neyse önce bir konusundan bahsedeyim. Leodinas Ailesi'nin reisi , büyükbaba Aristide zehirlenerek bir cinayete kurban gider. Delillerse katilin malikaneden biri olduğunu gösterir. Cinayeti çözme göreviniyse  Sophia'nın nişanlısı Charles Hayward üstlenir.