31 Ağustos 2016 Çarşamba

Yaz Sonu Mimi!

Herkese merhaba.:)
Öncelikle beni Yaz Sonu Mimi'ne etiketlemiş olan Khaleesi'ye çok teşekkür ederim. Canımsııınn.:) Evet şimdi de gönül rahatlığıyla mimimize geçebiliriz. Valla yaz ne ara geldi de bitti hiç anlayamadım. Yazın getirdiği bunaltıcı sıcaklardan da hiç haz etmem, hatta yazı sevmem bile ama yaz kendiyle beraber tatili de götürünce içim cız ediyor işte. Güle güle doyumsuz uyku, sınırsız internet ve kitap kahve ikilisi. Hoşgeldin bir dünya kabus. Bunun dışında sonbaharın serinliğini de iple çekmiyor değilim hani. Anlayacağınız şu an kendimle çelişiyorum, boşverin. -,-

Favoriler | Ağustos 2016

Herkese merhaba.:)
Şu favoriler yazısını yazma zamanı ne kadar çabuk geliyor ya. Cidden sanki daha dün Temmuz favorilerini yazmıştım. Tatilin bu kadar hızla bitmesi cidden hayret verici. Elveda sabah uykuları. -,- Neyse konuyu dağıtmayıp asıl konumuz olan Ağustos favorilerine artık dönebiliriz sanırım. Ağustos ayı kitap okuma anlamında geçen aydan çok daha verimli geçti benim için. Tabi bu konuda Özlem'e teşekkür etmeliyim sanırım. Saolsun maraton fikrini ortaya atmasıyla bu ayı da garibanlıktan kurtarmış oldu. Bu ay gerçekten çok güzel kitaplar okuyup filmler izledim. Sadece dizi anlamında birazcık kuraklık çektim diyebilirim. Artık favoriler turumuza başlayalım bakalım.

29 Ağustos 2016 Pazartesi

Savaşçı Varis | Kitap Yorumu

Herkese merhaba.:)
Savaşçı Varis özellikle son dönemde pek çok blog yazısında karşıma çıkar olmuştu. Olumsuz yorumlarla da karşılaştığımı hatırlamıyorum. Bir de işin içine kitabın göz dolduran kapağı eklenince, kitabı okumak benim için şart oldu. Kitaba başlarken çok küçük detaylar dışında, kitap hakkında hemen hemen hiçbir bilgim yoktu. Aslında kitaplara başlarken her şeyden bihaber olmayı çok seviyorum. Kitaba ayrı bir gizem katıyor. Hal böyle olunca kitap benim için ayrıca bir akıcılığa sahip oldu. Kitabı okurken araya maraton kitapları girmesine rağmen, bir an bile kitaba olan ilgimi kaybetmedim.

28 Ağustos 2016 Pazar

Ölmek İçin On Üç Sebep | Kitap Yorumu

Herkese merhaba.:)
Ölmek İçin On Üç Sebep, okumayı uzun zamandır istediğim kitaplardan biriydi. Hatta geçen yaz 9.90 indiriminden alamadığım için, içimde bir yerlerde gizli saklı bir ukte de kalmış hani. Bunu sonunda kitaba kavuşunca fark ettim. Kitaba kavuşmam zaman aşımına uğradığından da olacak ki, kitabı her ne kadar merak etsem de içimde öyle çok büyük bir okuma isteği veya beklenti yoktu. Ancak geçtiğimiz günlerde katıldığım okuma maratonu etkinliği saolsun, kitabı bir günde bitirdim. Kitabı herkes okudu, sevdi, yorumladı falan filan ama buna rağmen ben kitap hakkında yine de en ufak bir bilgi kırıntısına bile sahip değildim. Bu durum da benim açımdan kitaba ayrı bir akıcılık kattı. Yani sonuçta iyi oldu, hoş oldu. 

Leon Sevginin Gücü | Film Yorumu #18

Herkese merhaba.:)
Bildiğiniz üzere kendime tatilin başında uzunca bir film listesi hazırlamıştım. Aslında tatil planlarım göz önüne alındığında yolunda giden tek şey de bu oldu diyebilirim. -,-  Elimden geldiğince bu listeyi tamamladım gibi. 'Leon The Professional' ya da ülkemizde bilinen adıyla 'Leon Sevginin Gücü' listemin başını çeken filmlerden biriydi. Ama nedense izlemeye bir türlü fırsatımın olmadığı veya çeşitli nedenlerle izlemeyi ertelediğim bir filmdi de aynı zamanda. Ama filme ilk sahnesinden itibaren saplandım kaldım. İzlediğim en iyi filmlerden biriydi şüphesiz. Zaten herkesin onayını almış kült bir filmden bahsediyoruz. Film 1994 yapımı olmasına rağmen, bu durum izlerken hiçbir rahatsızlık vermiyor. Bu yılda da ne var anlamadım gitti arkadaş. Önce Forrest Gump, sonra Esaretin Bedeli, Şimdi de Leon Sevginin Gücü. Üçü de aynı yılın izleyiciye sunduğu kült filmlerden. Bu yıldan daha neler çıkacak bakalım?

Okuma Maratonu Değerlendirmesi #1

Herkese merhaba.:)
Maratonunun üzerinden epey zaman geçtiğini düşünürsek yazılmakta gerçekten geç kalınmış bir yazıyla karşınızdayım. Ama yine de durum değerlendirmesi yapmak adına 'geç olsun da güç olmasın' diyerek bu yazıyı yazmak istedim. Bu maraton benim için genel anlamda oldukça verimli ve eğlenceli geçti. Öyle ki, bu tür etkinliklere zaman buldukça katılmayı çok istiyorum. Onun dışında, maraton boyunca yaptığım paylaşımlara önceki yazılarımdan ulaşabilirsiniz.

23 Ağustos 2016 Salı

Okuma Maratonu 4.Gün | Bu Yıl İçinde Okuduğum En İyi Beş Kitap

Herkese merhaba.:)
Maratonda tam gaz ilerliyorum derken kendi kendime nazar mı değdirdim ne yaptım hiç bilemiyorum. Aslında İnsanların Dünyası'na baya ümitli başlamıştım ancak değil beklentimi karşılamak, üstüne beni hayal kırıklığına uğrattı. Kitabın sevenleri de, sevmeyenleri de var gördüğüm kadarıyla. Daha çok başında yarım bıraktığım düşünülürse, yorum yapmam da pek doğru olmaz ama kitap beni cidden çok sıktı. Ben, Antoine De Saint Exupery'i Küçük Prens'le hatırlamak istiyorum, o yüzden kendimi çok fazla kasmayıp kitabı şimdilik başka bahara diyerek rafa kaldırıyorum. Dün de bugün de kitap okuyamadığım için kendimi suçlu hissettim ve Saga'nın bıraktığı boşluğu manga okuyarak dindirmeye karar verdim. Sonrasında da Death Note serisinin 5. cildini okudum. Yine dolu dolu, ağzımı açık bırakan ve bir solukta okuyup bitirdiğim bir ciltti. Artık olaylar yavaş yavaş başka boyutlara taşınıyor bu ciltle. Eğer manga okumak istiyorsanız Death Note'a bir göz atın derim. Şimdi de geçelim bu yılın favori 5 kitabına.

22 Ağustos 2016 Pazartesi

Okuma Maratonu 3.Gün | En Sevmediğim Kitap Karakterleri

Herkese merhaba.:)
Maratonumuzda bugünün konusu 'bir çizgi roman okumaktı.' Ancak ben maraton hevesiyle gaza gelip ilk iki günde zaten okuyacağım dört kitabı bitirdim. Bu maraton benim için epey yararlı oldu anlayacağınız. Saga okuduğum ilk çizgi roman oldu.(Mangalar hariç.) Gerek çizimlerine, gerek oluşturulan dünyaya BAYILDIM! Delicesine ikinci cildi istiyorum şimdi. Hala okumadıysanız şiddetle tavsiye ederim. Onun dışında bugünün paylaşım konusu 'en sevmediğiniz karakterler.' Aslında bunu 'Cumartesi İlk Beş' etkinliğinde daha öncesinde 'Nefret Edilesi Kitap Karakterleri' ( TIK TIK ) adı altında paylaşmıştım ancak birkaç ekleme yapmak istedim yine de. O yüzden şimdi lafı çok fazla uzatmadan konuya giriyorum direk.

21 Ağustos 2016 Pazar

Okuma Maratonu 2. Gün | En Sevdiğim Arkadaşlıklar

Herkese merhaba.:)
Sayın seyirciler ikinci gününde de maraton tüm hızıyla devam ediyor. :D Şaka bir yana bu maraton benim için gerçekten çok yararlı oldu. Böyle bir anda kitap okuma hevesi geldi ya, hadi hayırlısı diyelim. İkinci günümüzün paylaşım konusu 'en sevdiğiniz arkadaşlıklardı.' Kitaplarda pek çok kez 'keşke şöyle bir dostum, sırdaşım olsa' dediğimiz anlar illa ki olmuştur. Benim çoğu kitapta oluyor valla. O yüzden seçebileceğim kitap çeşidi bu madde için fazlaydı ama içlerinden en sıkı ve gerçek dostlukları seçmeye çalıştım. Arada unutup kaçırdığım birkaç kitap olmuş, ben ona yanıyorum. Onları da bonus olarak koyacağım artık. -,-

20 Ağustos 2016 Cumartesi

Okuma Maratonu 1. Gün | En Kötü Sonlar

Herkese merhaba.:)
Maratonun ilk günü benim için oldukça verimli geçti, ki iki kitap bitirdim bile. Üstelik bunu eğlenerek ve çok da zaman harcamadan gerçekleştirdim. Hal böyle olunca insan gerçekten kendini iyi hissediyor. İlk günün ilk maddesiyse, ''en kötü sonlardı.'' Bu madde için öyle pek düşünmeden en çok ağlayıp zırladığım veya 'olmaz olsun böyle son' dediğim kitapları seçtim. Bakalım bakalım gerekçelerim nelermiş?

Cumartesi İlk Beş #6 | Favori Diziler

Herke merhaba.:)
Artık çok fazla izleyemesem de, vakti zamanın pek çok yabancı diziye en azından bir göz gezdirmişimdir. O yüzden bu listeye girebilecek pek çok dizi geldi aklıma ama içlerinden en soluksuz ve eğlenerek (en önemlisi devamını getirerek) izlediklerimi seçtim. Zaten büyük ihtimalle pek çoğunu siz de izlemişsinizdir ya da en azından mutlaka ordan burdan duymuşsunuzdur.

Ağustos Ortası Okuma Maratonu | Okunacaklar

Herkese merhaba.:)
Okuma maratonuyla ilgili her detaya zaten şu yazımda değinmiştim. Aklınıza takılan bir şey varsa yazıya yeniden göz atabilirsiniz. Hazır maratonun ilk günü gelip çatmışken ben de bu 5 gün içinde okuyacağım kitapları artık göstereyim dedim. Aslında ne okuyacağıma karar vermek işin en zor aşamasıydı. Çünkü ben genelde doğaçlama olarak elime kitap alıp okumaya başlarım. Böyle önceden seçtiğim kitaplara genelde elim varmaz ama maraton hevesi başka tabi. Umarım bu maraton reading slumptan dert yanan herkese iyi gelir.

16 Ağustos 2016 Salı

Kırmızı Pazartesi | Kitap Yorumu

Herkese merhaba.:)
Sonunda Marquez okumanın haklı sevincini yaşıyorum. Adını, namını (haliyle) epeyce duyduğum ve uzun zamandır kitaplarını okumak istediğim bir yazardı Marquez. Hatta geçtiğimiz aylarda Yüzyıllık Yalnızlık'a başlamıştım bile. Ama malesef ki yanlış zamanda yanlış kitaba başlamışım, devamını getiremedim. Başka bahara diyerek kitaplığıma kaldırmıştım güzelim kitabı. Aslında Marquez okumaya daha ince bir kitabıyla başlamak istiyordum. Geçtiğimiz günlerde çok sevdiğim bir bloggerın (Okuyan Muggle) tavsiyesi ile Kırmızı Pazartesi'yi aldım. Yakın gelecekte okumak istediğim bir kitap olsa da hemen başlamayı düşündüğüm bir kitap değildi. Ancak kitabı incelerken, sadece ilk cümlesini okumamla, kitabı yaklaşık bir oturuşta bitirmem bir oldu. Gerçekten çok ama çok sevdim.

Erebos | Kitap Yorumu

Herkese merhaba.:)
Uzun zamandır bu kadar özgün kurgulu, bir de üstüne bu kadar akıcı bir kitap okuduğumu hatırlamıyorum. Geçtiğimiz birkaç gün içinde elime hiç kitap almadığımı da hesaba katarsak, yaklaşık bir buçuk günde bitirdiğim bir kitap olmuş Erebos. Kitabın namını çok uzun zamandır duyuyordum aslında ama nedense içimde hiçbir zaman büyük bir sempati oluşmamıştı kitaba karşı. Ancak geçtiğimiz İzmir Kitap Fuarı'nda bir anlık hevesle aldığım ve o günden beri okumayı planladığım bir kitaptı. Şu işe bakın ki, şimdi favori kitaplarımdan biri.

14 Ağustos 2016 Pazar

Kitap Alışverişi #17

Herkese merhaba.:)
D&R'nin 9.90 indirimini duyar duymaz soluğu tabiki de D&R'de aldım. Laf aramızda asırlar sonra dışarı adımımı attığımdan bir an kendimi bin yıllık uykusundan uyandırılmış Firavun Tutankamon sandım. Renkler fazla parlak, insanlar fazla hızlı geldi ama kitapların arasına girince özüme döndüm diyebilirim. Neyse konuyu daha fazla dağıtmayalım. İndirimde gerçekten güzel kitaplar vardı. Özellikle Ephesus'un ciltli kitaplarını bu indirimde görünce küçük çaplı bir şok yaşadım. Ne de olsa ciltli kitapları böyle bir indirimde görmek kırk yılda bir olur. (Pegasus'cuğum duy bunları lütfen. -,-) Ama gelin görün ki, şu dünyada indirim için kitapçıya gidip indirimden kitap almayan tek insan benimdir. Ama bu demek değil ki kitap almadım. Mağazayı gezdim, didik didik ettim, kitapları insanüstü bir güçle bağrıma bastım ve belki biraz da bazı kitapları kuytu köşelerde az biraz okumuş olabilirim. Ama bütün bunların sonunda çok güzel kitaplar keşfettim ve daha ne olduğunu anlayamadan bir baktım ki kasadayım. Şimdi bakalım bakalım neler almışım?

13 Ağustos 2016 Cumartesi

Cumartesi İlk Beş #5 | Kitaplardaki İç Bayıcı Klişeler

Herkese merhaba.:)
Bildiğiniz üzere çok çok çoook uzun zaman önce cumartesi günleri 'Cumartesi İlk Beş' adı altında bir etkinlik yapıyordum. Ama unutmuş olabilirsiniz. Üzerinden o kadar zaman geçti ki ben bile yeni etkinlik buldum sandım bir an. -,- Aman neyse işte o serinin devamını getirmeye karar verdim ve bunun için 3-4 fikir buldum bile. Bu haftanın konusuysa 'kitaplardaki iç bayıcı klişeler.' Bakalım bakalım hangi kitapları hangi klişelere uygun görmüşüm. Ancak şunu başta belirtmek istiyorum. Zira üzerime ateş saçan yorumlarda bulunmayınız lütfen.'Burada yazanlar sadece ama sadece benim düşünce ve yorumlarımdır.' Yani sizin sevdiğiniz benim sevmediğim veya tam tersi benim sevmiş olduğum ama sizin sevmediğiniz karakterler olabilir tabi ki. Sadece bunu göz önünde bulundurun ve lütfen siz de yorum bırakın bu konuyla ilgili. Sanırım hayatta bıkmadan yapabileceğim sayılı şeylerden biri de kitaplar hakkında konuşmak olabilir. Aman neyse başlayalım artık.

Kitaplık Düzenlemesi

Herkese merhaba.:)
Çarşamba pazarına dönen kitaplığıma artık bir el atmanın vakti geldi diyerek kitaplığı  darma duman ettim ve hazır kitaplığı boşaltmışken kitapları yayınevine göre dizip neden bloğa bir post girmeyeyim ki dedim. Bakın her şey sizler için. Neyse işte canım çıktı, kollarım koptu, üstüme kitaplar düştü (ciddiyim -,-), belki de şu an iç kanama geçiriyorum ama sonuçta bu yazı için buradayım. Ama yine de benim için eğlenceli bir sabah oldu ve kitaplık 'beni düzenle' diye haykırmaktan vazgeçip temizlendi.

12 Ağustos 2016 Cuma

Okuma Maratonu Duyurusu

Herkese merhaba.:)
Bu sefer farklı bir etkinlikle karşınızdayım. Aslında bu etkinliğin mucidi ben değilim. Youtube'da video izlerken ''Özlem Uçar'ın'' kitap okuma maratonu etkinliğine dair bir duyuru videosuna rastladım ve bu fikir çok hoşuma gitti. Başkalarını da bundan haberdar etmek adına sonuçta bu yazıyı yazıyorum işte.:) Şimdi gelelim söz konusu maratonumuza. Maraton 20 Ağustos Cumartesi gününden 24 Ağustos Çarşamba günü gece yarısına kadar geçerli olacak ve bu 5 gün içinde toplamda 5 kitap bitirmiş olacağız. 5 kitap deyince hemen gözünüz korkmasın. Yani maddeler herkes düşünülerek, çok sıkmayacak şekilde oluşturulmuş. Hem maksat kitap okuyup eğlenmek. Şimdi de detaylara geçelim bakalım.

11 Ağustos 2016 Perşembe

Geceyarısı Leydisi | Kitap Yorumu

Herkese merhaba.:)
Geceyarısı Leydisi, çıkmasını dört gözle beklediğim kitaplardan biriydi ama buna rağmen kitabı gerçekten geç okuduğumu düşünüyorum. O kadar beklemenin sonunda kitap ilk çıktığında üstüne atlamamam tuhaf kaçtı bana göre. Ama bütün bunları bir kenara bırakırsam, kitap tam da beklediğim gibi harikaydı. Çeşit çeşit karakterlere sahip, dev ebatlarda, dolu dolu tam bir giriş kitabıydı. Ama gelin görün ki ben kitaba doyamadım ne yapacaksınız? -,-

10 Ağustos 2016 Çarşamba

Shadowhunters | Dizi Önerisi #4

Herkese merhaba.:)
Ölümcül Oyuncaklar serisi oluşturulan dünya itibariyle çok sevdiğim serilerden birisi. Yeri geldiğinde seriyi yerden yere vurduğum da doğrudur, yalan yok. Ama bunun tek sorumlusu Clary ve onun ağlak tavırları. Bu yüzden tek bir karakter uğruna artık koca bir seriyi çöpe atmanın uygun olmayacağı kararına vararak en azından kitap serisini yerden yere vurmayı bıraktım. (Bu arada seriyi seviyorum yanlış olmasın.) Filmi çıktığında da aynı şeyi yaşamıştım. Küçük teferruatlar uğruna filmi yerden yere vurup, tabiri caizse 'pire için yorgan yakmıştım.' Ancak sonrasında filmi tekrar, tekrar, tekrar (artık kusma noktasına gelene kadar) ara  ara izledim ve sevdiğim filmlerden biri haline geldi. Hal böyle olunca dizisinin çekileceği haberini aldığımda havalara uçmuştum. Taki ilk bölümü izleyene kadar.

Senden Önce Ben | Film Yorumu #17

Herkese merhaba.:)
Sonunda. Evet sonunda ben de Senden Önce Ben'i izleyebildim. Evet izledim. (Ve göz yaşları akar, sahne kapanır. -,-) Neyse. Senden Önce Ben'i gerçekten büyük bir merakla bekliyordum. Başta bunun sebebi kitabının mükkemmelliğinden ziyade, seçilen oyunculardı. Ama sonrasında film çıkmadan koştur koştur kitabı alıp okudum ve kaçınılmazı yaşayıp ben de gözyaşlarına boğuldum.

2 Ağustos 2016 Salı

Tersyüz | Kitap Yorumu

Herkese merhaba.:)
Tersyüz, kitaplığımda uzun süredir okunmayı bekleyen kitaplardan biriydi. Öyle ki kitabı herkes okudu, yorumladı, çok sevdi. Hatta ben anca okuyuncaya kadar kitabın kapağı bile değişti. Aslında kitabı okumayı uzun zamandır da istiyordum hani ama yine okumayı sebepsizce ertelediğim ve sonunda okuyunca 'iyiki de okumuşum' dediğim kitaplardan biri oldu. Okurken bol bol gülümseten, yeri geldiğinde de gözlerimi yaşartan, hem en bilindik klişelerle, hem de hayatın içinden mucizelerle dolu bir kitaptı. Bu yılın favori kitapları arasına da girdi haliyle.