30 Eylül 2016 Cuma

Favoriler | Eylül 2016


Herkese merhaba. Yazdığım en sönük favoriler yazısı bu olsa gerek. Bu ay okulların açılmasının verdiği mutsuzluk ve yılmışlık haliyle ne doğru düzgün herhangi bir şey okudum, ne de izledim. O yüzden bu yazıyı oluşturmak adına elimde pek de fazla seçenek yoktu açıkçası. Ama buna rağmen yine de okuduğum ve izlediğim hemen hemen her şeyi beğendim. Bu da bir şeydir, değil mi ama? 

27 Eylül 2016 Salı

Yazarlar #8 | Roald Dahl


Eminim bir çoğunuz Roald Dahl'ı öyle ya da böyle bir şekilde tanıyordur. Ama hala çıkaramadıysanız, size ufak bir ipucu: Matilda, Charlie'nin Çikolata Fabrikası, Dev Şeftali ve daha nice güzel çocuk kitabının yazarından bahsediyorum. Benim Roald Dahl kitaplarıyla tanışmam sanırım 10 yaşlarındayken oldu. Sınıf öğretmenimiz ''Dev Şeftali'den'' sınav yapacaktı. Zaten bana kitapları sevdiren kişilerden biri de ilk öğretmenim olmuştur. Şu işe bakın ki, yıllar sonra şimdi de kardeşim okuyor bu güzel kitapları. Tabi ben de onunla beraber eksik kalmış kitaplarını okumaya çalışıyorum yazarın. Şimdi bile bana aynı zevki veriyor bu kitaplar.


''İyimser biri asla çirkin olamaz. Kafanın içindeki güzel düşünceler güneş ışıkları gibi parlar ve hep güzel görünürsün.''

24 Eylül 2016 Cumartesi

Hayalet Kalp | Kitap Yorumu


Herkese merhaba. Son bir haftadır elim birçok kitaba gitti. Birkaç kitaba aynı anda başladım da ama nedense devamı gelmedi. Hayalet Kalp'i biraz yayarak da olsa toplamda iki oturuşta bitirdim diyebilirim. Kitap ilk çıktığında baskısına kelimenin tam anlamıyla vurulmuştum zaten. Geçtiğimiz günlerde de okuoku'nun 9.90 indirimi vesilesiyle bu tatlı mı tatlı kitaba kavuşmuş oldum. Mutluyum, huzurluyum.

Cumartesi İlk Beş #10 | Başlamak İstediğim Seriler


Herkese merhaba. Bu haftanın 'Cumartesi İlk Beş' köşesinde 'başlamak istediğim serilere' değineceğim. Okumak istediğim yüzlerce kitap olduğu düşünülürse, bu liste için aklıma bir dünya seri geldi haliyle. O yüzden seçim yapmak biraz zorlayıcı oldu. Ne yapayım yani? Hepsi benim bebeklerim. Hepsini istiyorum. Her şeyi istiyorum -,-

23 Eylül 2016 Cuma

Ne var, ne yok? #1


Herkese merhaba. Okullar açıldı ve dengem altüst oldu. Zamanımı nasıl geçiriyorum inanın artık hiç bilmiyorum. Ders çalışmaya zaten başlamadım. Kitaplar desen, okumuyorum, pardon okuyamıyorum. Dizi film izlemeye ne mecalim ne zamanım kalmıyor. İnanın bu aralar gerçekten sadece boş boş yaşıyorum. Okullar açıldığında arkadaşlarımdan ayrı bir sınıfa düştüğümü öğrendiğimden beri, moralim de çok bozuk. Ama bunda da bir hayır vardır diyelim. En azından tam anlamıyla derslerime yoğunlaşabilirim diye düşünüyorum. Çünkü seneye üniversite sınavım var ve şimdiden konulara başlasam, bu yılki derslerimle beraber anca yetiştiririm gibime geliyor.

20 Eylül 2016 Salı

Köken (Lux #4) | Kitap Yorumu


Herkese merhaba. Okullar açıldı. Erken kalkıyoruz. Reading slump'ın kıyısında dolanıyorum. Ve sürpriizz. Söyleyin bakalım kimin istediği hiçbir şey yolunda gitmiyor? Cevap çok zor olmasa gerek sanırım -,- Umarım siz güzel günler yaşıyorsunuzdur.  Aslında bu aralar pek fazla kitap okuyamıyorum. Zaten eve geldiğimde, artık bünyem alışkın olmadığından da olacak, kendimden geçiyorum. Canım hiçbir şey yapmak istemiyor. Hadi ders çalışayım desem, okul kitapları bile daha verilmedi. Anlayacağınız okulların açıldığının farkına daha tam olarak varamadığım saçma bir süreçteyim. Köken'e okullar açılmadan 2 gün önce falan başlamıştım. Zaten aksi takdirde kitabı mümkünatı yok bitiremezdim. Ama şunu söyleyebilirim ki, yine felaket akıcı bir kitaptı.

18 Eylül 2016 Pazar

Poldark | Dizi Önerisi #5



Bazı diziler o kadar güzel oluyor ki, sadece kendime saklamak, kimseyle paylaşmak istemiyorum. Poldark'ta bunlardan biri oldu. Ama işte yine dayanamayıp bu güzel diziyi sizlerden mahrum bırakmamak adına bu yazıyı yazıyorum. Kıymetimi bilin. Poldark aslında uzun soluklu bir kitap serisi. (13 kitap) Ama sanırım ülkemizde sadece ilk kitabı Martı Yayınları'ndan çıktı. (Kaç kitabının çevrildiğinden emin değilim, bilginiz varsa yorum olarak bırakabilirsiniz.) Aslında önce kitabını okuyup sonra ilk sezonunu izlemeyi planlamıştım. Kitabına başladım da zaten. Ama okulların açılmasının verdiği bunaltıcı havayı dağıtmak için canım bir şeyler izlemek istedi. Ben de Poldark'a rastgeldim ve ilk sezona başlamamla bitirmem bir oldu. Bu arada bölümleri 1 saat civarında ve ilk sezonu 8 bölüm. Yani demem o ki, sıkı durun, hayranlık dolu bir yazı geliyor.

16 Eylül 2016 Cuma

Cumartesi İlk Beş #9 | Tatilde Okuduğum En İyi 5 Kitap


Ve bir yaz tatilinin daha sonuna geldik. Acı ama gerçek. Ama ben hala okulların açılacağı gerçeğine adapte olamadım ya. Hayır ne bu rahatlık anlamıyorum yani -,- Aman neyse daha fazla içimizi karartmanın da bir alemi yok. Tuhaf bir şekilde, benim için tatilin en güzel ayı eylül oldu. Tüm yaz gezmediğim kadar gezdim, insan yüzü gördüm ve gerçek anlamda eğlendim. Geç olsun da güç olmasın diyelim. Bu cümle artık yavaş yavaş hayat felsefem haline geldi sanırım. Neyse, bu yaz toplamda 32 kitap okumuşum, ki bu bunaltıcı, hatta buharlaştırıcı İzmir sıcağını baz aldığımızda benim için harika bir rakam. Bu kadarını beklemiyordum açıkçası. Neyse, şimdi de geçelim ilk 5 favori kitabıma.

Sigmund Freud Hakkında


Psikolojiyle bu kadar ilgilenirken Freud hakkında bir yazı yazmasaydım olmazdı. Sigmund Freud bildiğiniz üzere bir psikolog olmakla beraber aynı zamanda nörolog, psikiyatr, psikanalizci, filozof ve yazardır. Kişiliğin 5 farklı dönemden geçerek geliştiğini 'Psikanalitik' kuramının kurucusudur.


''İnsanların çoğu özgürlüğü gerçekten istemezler; çünkü özgürlük sorumluluk gerektirir ve insanların çoğu da bundan korkar.'' 

Yazarlar #7 | William Shakespeare



''Olmak ya da olmamak. İşte bütün mesele bu.''


Hazır okulların açılmasına da az kalmışken, 'Yazarlar' başlıklı yazı dizime yeni bir yazı daha eklemek istedim. Aslında artık yavaş yavaş tatilin gerçekten bittiğinin farkına vardığım için 'boşvermişlik sendromu' adını taktığım tuhaf bir ruh hali içerisindeyim. Tabi buna halk arasında 'üşengeçlik' de denebilir, orası ayrı konu. Neyse biz asıl konumuza, yani yazarımızın hayatına, tuhaf yönlerine değinmeye başlayalım artık. Yazarların tuhaf özellikleriyle ilgili bir yazı okurken, William Shakespeare hakkında bir yazı yazmak istedim. Okuduğum kadarıyla gerçekten renkli bir kişiliği var Shakespeare'in. Zaten İngilizce pek çok kelimeyi de türetmiş, çok yönlü bir insan. Tiyatro metinleri okumaya Shakespeare eserleri sayesinde başladım ben de. Oyunlarını çok severim.

12 Eylül 2016 Pazartesi

Opal (Lux #3) | Kitap Yorumu


Bu seriye bayılmadığımı bir daha söylersem ağzıma kürekle vurun -,- Neyse herkese merhaba ve iyi bayramlar. Opal'e uzun zamandır (Ama ciddili uzun zamandır hani) başlayacaktım ama araya o, bu, şu girdi vesaire vesaire. Tamam okumadım, elim gitmedi. Ama bunu telafi ettim mi? Evet, ettim. Kitabın başından kalkmadan (daha doğrusu kalkamadan) çok kısa sürede bitirdim. Ben de bittim o sonla, orası ayrı tabi. Neyse şimdilik bu konuyu geçelim. Serinin genel olarak konusu öyle pek de ağım şahım, vay be tarzında değil. Orası doğruya doğru. En azından bana göre. Ama artık karakterlerin sempatisi mi, yazarın anlatımı desem bilemedim, kitabı elimden bırakamadım.

10 Eylül 2016 Cumartesi

Kitap Alışverişi #18


Sonunda olaylı kargoma kavuşabildim. Okuoku indirimini görür görmez (geçtiğimiz pazar günü) okuoku'dan kitap siparişi vermiştim. Ancak kitaplar bir türlü temin edilmedi. En sonunda telefon açtım ben de. Bunun üzerine siparişim kargoya verildi. Ama gerçekten anlayışlı davrandılar şimdi, o konuda bir lafım yok. Zaten başka zaman olsa bu kadar laf etmezdim, beklerdim de. Ama siparişim bayramdan sonraya kalsaydı büyük sıkıntı olacaktı benim için. Neyse işte dün de UPS'yi aradım kargom ne alemde, bayramdan önce gelir mi diye. Bana 'böyle bir kargo yok' demesinler mi? Ben ufaktan sinirlendim ama 'aman be, ne yaparlarsa yapsınlar modundaydım' artık. Ama bugün en beklemediğim anda kargom geldi. Her şeyi unuttum sanki bir anda.

9 Eylül 2016 Cuma

Cumartesi İlk Beş #8 | Her Irktan Bir Tane

Herkese merhaba :)
Öncelikle hepinizin bayramı şimdiden mübarek olsun efendim. İşte şimdi bu haftanın konusuna geçebilirim. Çoğumuz gerek kitaplardan, gerek filmlerden fantastik yaratıkları biliriz. Bütün o doğaüstülüğün ayrı bir havası, ayrı bir çekiciliği vardır. Kitaplara ilk bağlandığım dönemde beni kendine çeken de bu fantastik evren olmuştu. İşte bu haftada her alemden fantastik karakterleri seçip elimden geldiğince kitap önerilerinde bulunmaya çalışacağım. Eğer fantastik türünde kitaplardan hoşlanıyorsanız bahsedeceğim kitaplara göz atmanızı tavsiye ederim.

Yazarlar #6 | Gabriel Garcia Marquez


Bildiğiniz (veya bilmediğiniz) üzere, uzun zamandan beri devam etmeyi unutsam da, (tamam kabul üşensem de) ' yazarlar ' başlığı altında sevdiğim bazı yazarların hayatlarını, görüşlerini paylaşıyorum. Marquez, namını uzun zamandır bildiğim ve kitaplarını okumaya can attığım bir yazardı. Geçtiğimiz günlerde Kırmızı Pazartesi'yi okuyup bayılmıştım. ( Yorumu için TIK TIK ) Son siparişimde iki kitabını daha sipariş verdim haliyle. Ama bu hızla elime ne zaman geçer, orası muamma. Ama bu konuya hiç bulaşmayalım en iyisi -,-

8 Eylül 2016 Perşembe

Gece Yolu | Kitap Yorumu

Herkese merhaba. :)
Ah ah! Gece Yolu Kristin Hannah'tan okuduğum ikinci kitaptı. Yazarı gerçekten anlayamıyorum. Bu kadının okuyucularıyla sorunu ne? Hayır kitaba bayıldım. Yine yine ve yine HARİKAYDI! Bundan 2 yıl öncesinde falan yazarın Ateşböceği Yolu isimli kitabını kütüphaneden alıp okumuştum ve sonrasında neden kendi kütüphane eklemedim ki diye iki saat hayıflanmıştım. Gece Yolu'nun yazarın en beğenilen kitaplarından biri olduğunu kitaba başlarken de biliyordum aslında. Ancak kitabın konusu hakkında hiçbir bilgim yoktu. Kitaba karşı ne hissedeceğimi bilmeden başladım okumaya. Ve inanın ki, kitabı elimden bırakamadım. Kardeşlik, dostluk, annelik ve aşk üzerine dolu dolu, duygu yüklü, oldukça akıcı bir kitaptı. Ama size küçük bir uyarı, kitabı okurken gözlerinizin dolmaması mümkün değil. Bu karakterlerin başına gelen bahtsız bedevinin başına gelmez yeminle.

3 Eylül 2016 Cumartesi

Cumartesi İlk Beş #7 | Aşık Olunası Kitap Karakterleri

Herkese merhaba.:)
Hayatta kendimi üzerinde vakıf hissettiğim sayılı konulardan biri de kitaplar sanırım. Beni bıraksalar saatlerce hiç susmadan onlar hakkında konuşabilirim de. Kitaplara bu kadar bağlı birinin kitap karakterlerine takıntılı olması da doğal karşılanmalı haliyle. Yazıma böyle bir giriş yaptım ki, ileride yazacağım tuhaflıklar mazur görülsün. -,- Bence yaz tatili sonbaharı da içine almalı. Sonbaharda kitaplar başka bir güzel olmuyor mu ama? Hafif serin hava ve kitap kahve ikilisi. Oh mis.. Neyse geçelim artık asıl konumuza. Aslında benim onlarca aşık olduğum, delicesine tutulduğum kitap karakteri var. Haliyle bu sayıyı ilk 5'e indirmek biraz zorlayıcı oldu benim için. Ordan burdan enler listemi oluşturmaya çalıştım ya, bakalım artık.

1 Eylül 2016 Perşembe

Akıl Oyunları | Film Yorumu #19

Herkese merhaba.:)
Sonbaharın ilk gününde harika bir filmin yorumuyla karşınızdayım. Akıl Oyunları, namını uzun zamandır duyduğum, herkesin beğenisini kazanmış ve benim de izlemeyi çok istediğim bir filmdi. Filmle ilgili tek bildiğim şizofreni teması üzerine kurulu olduğuydu. Böyle psikolojik hastalıklar her zaman ilgimi çekmiştir zaten. Ben de kalan son boş zamanlarımı değerlendirmek adına artık filmi izlemeye karar verdim. Ancak filmi izlemeye başlarken gerçek bir hayat hikayesinin sahneye aktarıldığından haberdar değildim. Sonrasında bu yaşananların gerçek hayattan alıntı olduğunu, filmin biyografi tarzında bir film olduğunu öğrenmemle, filmin üzerimde bıraktığı etki daha da arttı. Emin olabilirsiniz ki bu yüksek bir etki demek. Bir de üstüne Russel Crowe'un efsanevi oyunculuğu eklenince tadından yenmiyor filmimiz.