20 Kasım 2017 Pazartesi

Dünya Çocuk Hakları Günü!


Bugün Dünya Çocuk Hakları Günü'ymüş. İtiraf etmek gerekirse ben de bunu sonradan öğrendim. Ama bence bazı şeyleri tek bir gün için hatırlamak yeterli değil. Bir günlüğüne değil, her gün hatırımızdan çıkarmamalıyız bu tip değerleri.

19 Kasım 2017 Pazar

18 Kasım 2017 Cumartesi

Cesaretin Var Mı Aşka? (Jeux d'enfants / Love me If You Dare) | Film Yorumu


Bir an kendimi alamayıp başlıkta da uzun uzun yazdığım gibi, film Fransız yapımı. Filmin ismini çok duymuştum. Hatta en çok sevilen aşk filmlerinin başında geliyor. Ama buna rağmen hiç özel bir isteğim olmamıştı filmi izlemek için. Daha önceki yazımda da söylediğim gibi bugün kendimi pek de iyi hissetmiyordum. İyi hissetmek adına birazcık Amelie'yi andıran bir film izlemek istedim ve karşıma Cesaretin Var Mı Aşka çıktı. 

Kütüphane Güncesi #8


Herkese merhaba. Aslına bakarsanız bugün benim için hiç mi hiç güzel bir gün değildi. Kütüphaneye girdiğimde 'tamam işte şimdi günüm güzelleşecek' dememe kalmadan sayın kütüphane görevlisi de asabımı bozdu. Çok doluyum çok..

17 Kasım 2017 Cuma

Bit Palas | Kitap Yorumu


Herkese merhaba :) Kitabı kasım ayının başından beri okuyordum. Bu yoğunluğumda bu da büyük başarı bana göre. Bit Palas, Elif Şafak'tan okuduğum ilk kitap oldu. Ama umduğumu buldum mu, orası tartışılır. Gerçi ne umduğumu tam olarak ben de bilmiyordum ama kitabın yarısından fazlasını 'hadi ama bir şeyler olsun artık' modunda okudum. Buna rağmen yazarın üslubunu sevdim.

16 Kasım 2017 Perşembe

Bazı Küçük Hayal Kırıklıkları


Aslında yine ne yazacağımı bilmiyorum. Amaa.. Hayata, insanlara, olaylara, kısacası çevremizde olan biten her şeye çok fazla anlam, beklenti yüklüyoruz belki de. Sonra da evdeki hesap çarşıya uymayınca her şey tuzla buz olmuş gibi hissediyoruz. Sanki her şey o noktada bitmiş gibi.

12 Kasım 2017 Pazar

Sanırım Uzaylılar Tarafından Terk Edildim?


Şunu baştan söylemeliyim ki, bu yazımın hiçbir açıklaması veya ana fikri yok. Veya var. Aslında ben de bilmiyorum. Sanırım bunun cevabını hep birlikte yazımın sonunda öğreneceğiz.

10 Kasım 2017 Cuma

Saygıyla Anıyoruz!


''Beni görmek demek mutlaka yüzümü görmek değildir. Benim fikirlerimi, benim duygularımı anlıyorsanız ve hissediyorsanız bu kafidir.''

7 Kasım 2017 Salı

Düşünmek Üzerine


Geçenlerde bir arkadaşımla bunu konuşuyorduk. Yani düşünmek üzerine. Galiba önceden düşünülüp kararlaştırılmış cevapları hiç düşünmeden, kafa yormadan, kendi değerlerine uyup uymadığına bakmadan kabullenmek bazı şeyler üzerine kafa yormaktan daha kolay geliyor insanlara. Hele ki bazı insanların bazı eylemlerini anlamakta gerçekten güçlük çekiyorum. Hayatınızda bu tip insanlar yoksa gerçekten şanslı ve azınlıktasınız demektir. Ama yine de dediğim durumu anlamak istiyorsanız sadece beş dakikalığına hayatın içinden olan haberlere bakmanız yeterli.

5 Kasım 2017 Pazar

Son Kuşlar | Kitap Yorumu


Herkese merhaba :)  Kitaba bir hafta içinde kaç kere baştan başladım gerçekten bilmiyorum. Daha sessiz, daha sakin kafayla okumak gerekiyormuş belli ki. Son olarak kitaba bugün başladım ve yine bugün bitirdim. Zaten kısa öykülerden oluşan kısa bir kitaptı. Hiç okumasam da öykü denince aklıma gelen ilk isimlerden biri Sait Faik'ti. Aslında durum hikayelerinden ziyade olay hikayeleri bana hitap etse de onun hikayelerini okumak beni gerçekten memnun etti. Kitabı severek, bir çırpıda okudum ve bitirdim.

Sonbaharı Çağrıştıran 6 Kitap | Pazar 6'lısı


Herkese merhaba :) Pazar günlerinin vazgeçilmezi Pazar 6'lıları geri döndü. Ayrıca Kasım temalarına bayıldım. Periodic Library'nin şu yazısından siz de ayın temalarını öğrenebilirsiniz. Bu haftanın konusuysa 'sonbaharı çağrıştıran 6 kitap.' Kafamda yazıma hangi kitapları ekleyeceğime dair tam olarak bir şeyler yok. Bakalım bakalım hangi kitaplar gözüme çarpacak, ben de merak ediyorum :)

4 Kasım 2017 Cumartesi

Favoriler | Ekim 2017


Herkese merhaba :) Kasımla beraber havalarda fazlasıyla soğumadı mı? Donuyorummm. En sevdiğim iki ay ekim ve kasım. Ama bu yıl onları sevmiyorum, sevemiyorum. Fazlasıyla yoğun ve bezginim. Sanırım bir ara moda olan şu tükenmişlik sendromunu ben de yaşıyorum ama benim buraları terk etmek gibi bir seçeneğim yok malesef. O yüzden el mecbur bu günlerde geçecek. Neyse karamsarlığa, darlanmaya lüzum yok. Biz en iyisi ayın favorilerine geçelim. Zaten okuma anlamında dolu bir ay da yaşamadım.

3 Kasım 2017 Cuma

Tesadüfler?


Tesadüflere inanır mısınız? Yoksa her şeyin belli bir sebebi olduğunu, hiçbir şeyin rastlantıya dayanmadığını mı düşünüyorsunuz? 
Yine aniden aklıma düşen ve ne yazacağımı bile bilmeden yazmaya başladığım bir yazıdan daha herkese merhaba :) Bu aralar blogla eskisi kadar ilgilenemiyorum. Ama ara ara buraya kaçmak nefes almamı sağlıyor bir anlamda. Hafta boyunca hiç kitap okuyamadığımdan ve film izlemeye vakit bulamadığımdan yorum yazısı yazmam ufukta gözükmüyor. Ama bu demek değil ki sohbet de edemeyiz :)

29 Ekim 2017 Pazar

Kütüphane Güncesi #7


Herkese merhaba :)  Bugün benim için gerçekten yorucu bir gündü. Öncelikle kitapların iadesi için kütüphaneye gittim. İşin üzücü yanı aldığım üç kitabın yalnız birini okumuş olmam. Ama diğer iki kitap bu aralar içinde bulunduğum ruh haline biraz uymuyordu sanırım. Dolayısıyla, ne yalan söyleyeyim, elim pek gitmedi onları okumaya. Belki ileride okurum.

29 Ekim Cumhuriyet Bayramımız Kutlu Olsun!


''Ey yükselen yeni nesil! İstikbal sizsiniz. Cumhuriyeti biz kurduk, onu yükseltecek ve yaşatacak sizsiniz.''


''Onlar, kolaylıkla anlayacaklardır ki, çürümüş bir hanedanın, halife unvanıyla başının üstünden zerre kadar uzaklaşmasına imkân kalmayacak surette muhafazasının mecburî kılan bir devlet şeklinde, cumhuriyet idaresi ilân olunsa bile, onu yaşatmak mümkün değildir.''
1927 (Nutuk II, S. 831)

25 Ekim 2017 Çarşamba

En Önemlisi de Güzellikleri Fark Edebilmek


Sanırım bloğumu ilk açtığım zamanlardan beri ilk kez kendi çektiğim bir fotoğrafla yazıma giriş yapıyorum. Mutfak penceresinden görülen manzaraya bayılıyorum. Sanırım ben genel olarak gökyüzüne bayılıyorum.

Kütüphane Güncesi #6


Bir kütüphane güncesi yazısından daha herkese merhaba :) Ama bu seferki güncemiz biraz farklı. Son sınıf olmam dolayısıyla temel dersler dışında diğer pek çok derste test çözmemiz için serbest bırakılıyoruz. Bugün de öğleden sonraki bütün derslerim bu şekildeydi. Biz de okul kütüphanesine gittik. İlk derste biraz ders çalıştıktan sonra kütüphanenin düzenlenmiş halini keşfe koyuldum ben de.

22 Ekim 2017 Pazar

Tanrı Daima Tebdil-i Kıyafet Gezer | Kitap Yorumu


Herkese merhaba :) Uzun bir zamandan sonra nihayet bir kitap yorumuyla buradayım. Yorum yazısı yazmamam tamamen, kitap okuyamamamdan ileri geliyor. Yaklaşık 3 haftadır anca yarısına gelebildiğim kitabı bugün vakit ayırıp okumamla bitirdim. Zaten akıcı bir kitap. Zaman bulabilseydim bir haftaya kalmadan rahatlıkla bitirebilirdim yani.

21 Ekim 2017 Cumartesi

10 Things I Hate About You | Film Yorumu


10 Things I Hate About You veya Türkçe tercümesiyle Senden Nefret Etmemin 10 Sebebi, rastlantı sonucu izlemeye başladığım ve keyifle izlediğim bir film oldu. Filmin ismini öncesinde duysam da içeriği hakkında bir fikrim yoktu. Hatta ağır bir dram bekliyordum desem yeridir. Ama beklentimin tam tersi yönünde, tam bir gençlik filmiyle karşılaştım.

20 Ekim 2017 Cuma

Biraz Öyle Biraz Böyle...


Şunu anladım ki iyi hissetmek için iyi düşünmek gerekli. İyi hissetmek için kötü hissettiren şeyleri hayattan çıkarmak gerekli. Sonuçta önemli olan kendi mutluluğumuz. Başkalarının kompleksleri değil. Sanırım hızlı bir giriş oldu. Ama benim için bir hayli yavaş geçen günlerden sonra bu hız gerekliydi. Geçtiğimiz günlerde çalkantılı bir ruh halinde olduğumu söylemiştim. Belki de birçok kez. Ama ufak ufak atlattım o hissi. Her şey hala dört dörtlük değil. Ama sanırım olması da gerekmiyor.

18 Ekim 2017 Çarşamba

Özdemir Asaf


Özdemir Asaf şiirlerini, sözlerini muhakkak öyle ya da böyle bir yerlerde okumuşsunuzdur. Ben de okumuştum. Ama gerçekten anlamlandırarak okumamışım belli ki. Son dönemde şiirleri fazlasıyla ilgimi çekiyor. Onun şiirlerini tek bir kelimeyle niteleyecek olursam zarif derim.

17 Ekim 2017 Salı

Mum Alevi İle Oynayan Kedinin Öyküsü | Şiir Köşesi #11


i

bir mum yanıyordu bir evin bir odasında.
o evde bir de kedi vardı
geceler indiğinde kendi havasında
mum yanar, kedi de oynardı.

15 Ekim 2017 Pazar

Kitap Alışverişi #26


Herkese merhaba :)  Yine hemen hemen her kitap alışverişi yazımın başında belirttiğim gibi yine kitap alışverişi yapmak aklımda yoktu. Zaten kitap almama konusunda bir nevi diyetteydim ama kitap satılan bir ortama girdiğimde olaylar benden bağımsız gelişiyor ve sonunda elimde bir poşetle oradan ayrılıyorum. Durum yine aynı. Ama memnunum.

13 Ekim 2017 Cuma

Titanik | Film Yorumu


Herkese merhaba :)  Titanik'i duymayan, bilmeyen yoktur muhtemelen. Uzun zamandır izlemek istediğim ancak süresinin uzun olmasından dolayı vakit bulup da izleyemediğim bir filmdi benim için. Ama bu hafta içinde tesadüf eseri çok tatlı küçük bir kızın filmin de şarkısı olan My Heart Will Go On'u söylediği videoya rastgeldim. (TIK TIK) Sonrasında da şarkının orijinalini dinlemeden duramadım. Hatta hala dinliyorum :) Dolayısıyla artık filmini de izlemenin vaktinin geldiğini düşünerek filmi izledim. Film bittiğinde anladım ki, aslında o kadar da uzun bir film değilmiş. En azından filmi izlerken süresinin farkına varmadım bile.

7 Ekim 2017 Cumartesi

Mıknatıs Etkisi


Herkese merhaba. Bu aralar fazla durgunum, hem de rahatsızlık verecek kadar fazla. Sanki her şey üst üste geliyor, talihsizlikleri kendi üzerime çekiyor gibi hissediyordum. Belki de bunlar incir çekirdeğini doldurmayacak mevzulardır ama yaşarken insan öyle hissetmiyor malesef. Ama oturup sakin kafayla düşününce aslında her şeyin düşüncelerimde başlayıp düşüncelerimde bittiğini fark ettim. Yani sorunun temelini kısmen doğru düşünmüşüm. Başıma gelenler bir nevi mıknatıs etkisindeymiş ama tam olarak benim düşündüğüm gibi değil. Olumsuz düşündüğüm için olayların sadece olumsuz tarafını gördüğümü fark ettim. Kilit nokta bir an durup nefes alabilmekmiş oysa.

6 Ekim 2017 Cuma

The Library | (Kısa) Film Yorumu


Herkese merhaba :)  Haftada bir kere de olsa film akşamı yapmak gibi bir isteğim vardı. Ama bu akşam için ne izleyeceğime karar verememiştim. Tam bu esnada Fighting! bloğunun film yorumu yazısına denk geldim. Benim için hoş bir tesadüf oldu bu durum. Çünkü filmi gerçekten çok beğendim.

4 Ekim 2017 Çarşamba

Kütüphane Güncesi #5


Bir kütüphane güncesinden daha herkese merhaba :) Fark ettim de şu kütüphane ziyaretlerini belli bir düzene oturtmuşum. Yazdan beri her ay düzenli olarak bir tane kütüphane ziyareti yazısı yazıyorum. İnşallah kendi kendime nazar değdirmem de bu düzen böyle sürer gider.

1 Ekim 2017 Pazar

Paris ve Londra'da Beş Parasız | Kitap Yorumu


Herkese merhaba :)  Aya bir kitap yorumuyla, daha da iyisi etkileyici ve beğendiğim bir kitabın yorumuyla başlamak çok güzel oldu benim için. Kitabı uzun bir süreçte okudum. Hatta eylül ayının büyük bir kısmını Paris ve Londra'da Beş Parasız'ı okumakla, pardon okuyamamakla geçirdim. Ama kitabı elime aldığım her seferinde hikayesi akıp gitti. Paris ve Londra'da Beş Parasız yazarın 1984 veya Hayvan Çiftliği isimli kitapları kadar bilinen bir kitap değil. Ama hikayesinin tesiri, yazarın vermek istediği mesaj yine aynı çarpıcılıkta.

Favoriler | Eylül 2017


Herkese merhaba :)  Öyle veya böyle koskocaman bir yazı bitirdik. Yaz ne ara geldi de geçti gerçekten anlayamadım. Zaman çok hızlı geçmiyor mu sizce de? Havalar da yavaş yavaş serinlemeye başladı. Aslında en sevdiğim mevsim sonbahar benim. Ne çok sıcak, ne çok soğuk. En ideali bence. Kitap okumak için de en ideal mevsim. Tabi zaman bulabilene. Benimse boş zamanım olsa bile elim kitaplara gitmiyor. Zaten genel olarak hiçbir şey yapmak istemiyorum şu sıralar. Bir bıkkınlık hali hakim üzerimde. Kafam da karman çorman. Bir de üstüne bir kırgınlık var üzerimde, hafif baş ağrıları da cabası. Sanırım hafiften şifayı kaptım kapıcam gibi. Neyse, bunları boşverip benim için çok da dolu geçmeyen Eylül ayına beraberce göz atalım bakalım.

29 Eylül 2017 Cuma

Fi | Dizi Yorumu


Herkese merhaba. Bu aralar gerçekten çok yoğunum. Yaklaşık iki haftadır falan elime kitap bile almadım. Düşünün durum ne kadar vahim. Bugün de uzun, uzun, çooook uzun geçen dershane sınavından sonra herkesin öve öve bitiremediği Fi'yi izlemeye başladım. Bir baktım ki ilk sezonu bitirmişim. Gerçi diziyi atlaya atlaya izledim. Çünkü bazı sahnelerde hep aynı olaylar dönüp duruyordu. Ama şunu söyleyebilirim ki, Fi alışılmış Türk dizilerinden bir hayli farklı.

24 Eylül 2017 Pazar

Kocan Kadar Konuş | Film Yorumu #49


Herkese merhaba :) Okulların açılmasıyla alıştığım yoğunluğa yeni yükler bindi. Bir de sanırım pek de düzgün olmayan psikolojim iyice bozuldu. Yani son zamanlarda normal durumlara bile değişik tepkiler verebiliyorum. Sanırım aniden gelen sinir hali veya gülme isteği pek normal durumlar değil. Aslında bu konuda tek de değilim. O yüzden bu günler de geçer diyerek asıl konumuz olan filmimize geçiş yapıyorum. Sabredip ruh çalkantılarımı okuduğunuz için çok teşekkürler :)

17 Eylül 2017 Pazar

Bi Küçük Eylül Meselesi | Film Yorumu #48


Yeni bir film önerisinden herkese merhaba :) Bu sefer bahsedeceğim film yerli sinemamızdan. Filmin ismini duymuştum ancak izlemek aklımda yoktu. Ama alıntılarıyla karşılaşmam ve filmde oyunculuklarını beğendiğim oyuncuların yer alması üzerine filmi izledim.

16 Eylül 2017 Cumartesi

Bakabilmek, Görebilmek, Belki Biraz da Sevebilmek..


"İnsanların arasında da yalnızdır insan."


Bugün Küçük Prens hakkında konuşalım mı? Zaten belki bir çoğunuz kitabı okumuştur. Okumayanlar da elbet ismini duymuştur. Aslında daha öncesinde kitabı bloğumda da yorumlamıştım. (TIK TIK)  O yüzden amacım kitabı yorumlamak değil. Kitabın vermek istediği mesajları, en azından kendi çıkardığım mesajları yorumlamak. Belki de bu konu üzerindeki fikirlerinizi almak.

15 Eylül 2017 Cuma

Sabahattin Ali | Yazarlar #13


Ne zamandır yazarlar köşesi için bir yazı yazmıyordum. Bu aralar Sabahattin Ali alıntılarına sık sık denk geliyorum. Bu iki rastlantıyı birleştirerek Sabahattin Ali hakkında ,asla yeterli olmayacak, bir yazı yazmaya karar verdim. 

Ghost (Hayalet) | Film Yorumu #47


Bu aralar baya film izledim. İşin sevindirici yanı, izlediğim filmlerin hepsini çok beğenmem. Dolayısıyla yorumlarını yazmaktan kendimi alamıyorum. Ghost da klasik gösterilen filmler arasında. 1990 yapımı bir film olduğu için haliyle efektleri, dekorları gibi unsurlar günümüz filmlerine oranla eski duruyor ama bu durum filmin verdiği zevki ve sürükleyiciliğini azaltmadı benim gözümde.

14 Eylül 2017 Perşembe

A Walk to Remember (Uzaktaki Anılar) | Film Yorumu #46


Öncelikle şunu söylemeliyim ki, afişteki kız filmde oynayan kıza benzemiyor. Evet, filmin afişini görünce aklımdan geçen tek şeyi de söyleyip rahatladığıma göre bayılarak izlediğim bu güzel filmin yorumuna geçebilirim sanırım. Herkese merhabalar efendim :)

12 Eylül 2017 Salı

Zamanda Aşk (About Time) | Film Yorumu #45


Çok naif, duygusal ve anlamlı, bir o kadar da insanın içini ısıtan bir filmin yorumundan herkese merhabalar :)  Filmin ismini ara sıra görüyordum. Özellikle son dönemde çok sık karşıma çıkmaya başlayınca ben de filmi izledim. Veee bayıldım! Yeri geldiğinde gözlerimi doldurdu, yeri geldiğinde kahkahalar attım.

11 Eylül 2017 Pazartesi

Varolmayan Ülke


Birçoğunuz Peter Pan karakterini biliyorsunuzdur. Varolmayan ülkesinde yaşayan, büyümeyi reddeden, deli dolu bir çocuk. İşte bazen ben de Peter Pan'ın varolmayan ülkesine gidip onunla sonsuza kadar orada kalmak istiyorum. Sanırım sonsuzluk uzun bir zaman dilimi.

9 Eylül 2017 Cumartesi

İzmir Marşı


İzmir’in dağlarında çiçekler açar
Altın güneş orda sırmalar saçar
Bozulmuş düşmanlar yel gibi kaçar
Yaşa Mustafa Kemal Paşa yaşa
Adın yazılacak mücevher taşa

İzmir’in dağlarına bomba koydular
Türk’ün sancağını öne koydular
Şanlı zaferlerle düşmanı boğdular
Kader böyle imiş ey garip ana
Kanım feda olsun güzel vatana

8 Eylül 2017 Cuma

Acımak | Kitap Yorumu


Reşat Nuri Güntekin gerçekten usta bir yazar. Kitabı biraz buruk, biraz şaşkın bir şekilde bitirdim. Çalıkuşu'nu her ne kadar çok severek okusam da, kitaba başlarken hala daha içimde saçma bir ön yargı kırıntısı mevcuttu. Her nedense kitabın beni sıkacağını düşünüyordum ama hiç de öyle olmadı. Daha ilk sayfalarından kitaba bağlandım ve kısa olmasının da etkisiyle kitabı kısa sürede bitirdim.

6 Eylül 2017 Çarşamba

Kütüphane Güncesi #4


Herkese merhaba :)  Bugün kitapları iade etmek üzere kütüphaneye gittim. Yeni kitaplar da ödünç aldım tabii. Bugün tüm gün boyunca toplu taşıma araçlarında çektiğim rezilliği yazsam bitmez sanırım. Sanki herkes bugün dışarıya çıkmaya karar vermiş gibi öyle çok kalabalıktı ki her yer. Kalabalığı sevmiyorum. Bugünse iyice bir bıkkınlık geldi kalabalıktan. Aynı şekilde kütüphanede kalabalıktı. Gerçi kütüphanenin kalabalık olması güzel bir şey. Genelde etüt odaları dolu olsa da, okuma kitaplarının olduğu bölüm boş olurdu.Kitap raflarının arasında yalnız gezmemiş oldum böylece. Sanırım bu güzel bir gelişme.

5 Eylül 2017 Salı

Çalıkuşu | Kitap Yorumu


Herkese merhaba :)  Çalıkuşu uzun zamandır okumak istediğim kitaplardan biriydi. Ama nedense kendimi Türk Edebiyatı'na karşı garip bir ön yargıya kaptırmışım. Dolayısıyla kitabı okumayı hep erteliyordum. Ama geçtiğimiz günlerde kitabı kütüphanede görmem üzerine artık okunma vaktinin geldiğini düşündüm ve bunca zaman okumayı ertelediğim için kendime kızdım. Çalıkuşu yıl içinde okuduğum en iyi kitaplardan biri olmasının yanında, okuduğum en güzel aşk hikayesine sahipti. Çok severek okudum.

4 Eylül 2017 Pazartesi

Yaz Boyunca Okuduğum Kitaplar


Koskoca bir yazı geride bıraktık. Gerçekten şaka gibi. Kendimi zamanda yolculuk yapmış falan gibi hissediyorum. Yaz o kadar çabuk geçti ki.
Sıcaklara rağmen yine de okuma anlamında verimli bir dönem geçirdiğimi düşünüyorum. 3 ay içinde 30 kitap okumuşum. Benim için baya iyi bir rakam bu. Bakalım neler okumuşum?

The Royal Tenenbaums (Tenenbaum Ailesi) | Film Yorumu #44


Herkese merhaba :) Bir hayli orijinal ve farklı bir senaryoya sahip bir film yorumu yapacağım bu sefer. Filmi Öneri Makinesi'nin şu yazısında (TIK TIK) keşfedip izledim. İyiki de izledim. Olayların işlenişi bana birazcık Büyük Budapeşte Oteli'ni anımsattı. Sanki yine birazcık büyülü gerçeklik serpiştirilmiş filme. Zaten filmin yönetmeni Wes Anderson, aynı zamanda Büyük Budapeşte Oteli'nin yönetmeniymiş. Bunu da az önce öğrendim desem? Aman canım, bilmemek ayıp değil, öğrenmemek ayıp değil mi ama? :)
Bu tip 'sıradışı' filmleri seviyorum. Basmakalıp senaryolardan ziyade farklılıklar daha çok hoşuma gidiyor.

3 Eylül 2017 Pazar

Kitap Alışverişi #25


Sanırım bloğa yazı yazmak benim için gerçek bir terapi. En azından odak noktamın değişmesini sağlıyor. Neyse, aslında bu alışverişimle ilgili bir yazı yazmayı düşünmüyordum ama yazıyorum işte. Yazmak iyidir. Hem belki aldığım kitapların içinden sizin de okuduklarınız çıkar. 

2 Eylül 2017 Cumartesi

Favoriler | Ağustos 2017


Herkese merhaba :)  Koskoca bir yazı geride bıraktık. Aslında sonbaharı daha çok seviyorum. Hatta en sevdiğim mevsim sonbahar diyebilirim ama nedense yaz bittiği için içim buruk. 
Özellikle de Ağustos ayı çok hızlı geçti benim için.Dershanem başladığından baya yoğundum, günler nasıl geçti anlayamadım. Genel olarak yazım okuma anlamında verimli geçti ama Ağustos ayı yoğunluğum dolayısıyla diğer iki aya göre sönük kaldı. Bu ayı 4 kitapla kapatmışım. Neyse, bereket versin diyelim :)

1 Eylül 2017 Cuma

Cennet Ateşi Şehri (Ölümcül Oyuncaklar #6) | Kitap Yorumu


Herkese merhaba :) Öncelikle herkese iyi bayramlar. Umarım bayramınız güzel geçiyordur. Gerçi kurban bayramı bana hep koşuşturmacalı gelir. Bayramın ilk günü de benim için olabildiğince sıradan geçti. Ama iyi haber! Cennet Ateşi Şehri'ni bitirdim.

31 Ağustos 2017 Perşembe

Shadowhunters (2. Sezon) | Dizi Yorumu


Herkese merhaba :)  Bayram tatili bana bir iyi geldi, bir iyi geldi ki.. Doya doya kitap okumak gibisi yokmuş valla. Hazır Cennet Ateşi Şehri'ni de okuyorken, dizisinde neler olup bitmiş diye 2. sezonu izlemeye başladım. Seri bitiyor diye hem üzülüyorum, hem de son sürat okumaya devam ediyorum. Nasıl iş anlamadım ben de. Neyse, hazır seriye olan hayranlığım kabarmışken üstüne dizisini de izlemek iyi geldi. Dizinin ilk sezonunu ilk yayınlandığı zamanlar izlemiştim. (Yorum için TIK TIK) Ancak şunu söyleyebilirim ki, ilk sezon gerçekten kötüydü. Hatta çok kötüydü. İlk sezonu izlememdeki tek etken Malec çifti olabilir. Tabii bir de Matthew Daddario'nun gülüşü var.

30 Ağustos 2017 Çarşamba

30 Ağustos Zafer Bayramı Kutlu Olsun!


Ey Türk Gençliği! 

Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyetini, ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir. Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. Bu temel, senin, en kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi, seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek, dahilî ve haricî bedhahların olacaktır. Bir gün, İstiklâl ve Cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şerâitini düşünmeyeceksin! Bu imkân ve şerâit, çok nâmüsait bir mahiyette tezahür edebilir. İstiklâl ve Cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanın, bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şerâitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler. Hattâ bu iktidar sahipleri şahsî menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler. Millet, fakr ü zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir. Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur! 



                                                                                                Mustafa Kemal Atatürk
                                                                   
                                                                                                            20 Ekim 1927

           



21 Ağustos 2017 Pazartesi

Özgür müyüz?


Dershanede felsefe derslerinde müfredat konularının yanında, yeri geldikçe hayata dair konular üzerinde de tartışıyoruz. Son tartıştığımız konu da Hegel'in diyalektik materyalizmi üzerinden özgürlüktü. Bu konu gibi arada benim de daha öncesinden üzerinde düşündüğüm konular tartışılıyor. Konuyu kavrama anlamında bu tip konuşmaların etkili olduğunu düşünüyorum. Ama tabi ki yazım bununla alakalı değil. Üzerinde durmak istediğim konu özgürlük.