24 Temmuz 2017 Pazartesi

Gülümse - (Raina Telgeimer) | Çizgi Roman Yorumu


Herkese merhaba :) Bu sefer bir kitabın değil de, bir çizgi romanın yorumuyla karşınızdayım. Son 2-3 haftadır neredeyse adamakıllı hiç kitap okuyamıyordum. Zorla, o da ittire kaktıra anca elime kitap almışımdır. Ya zaman bulamıyordum, ya da daha fenası zaman bulsam da okumak istemiyordum. Neyse, böyle can sıkıcı okuyamama dönemlerimde genel de manga okurdum ben. Ama manga fiyatlarının arşa yükselmesi ve bu duruma aşırı sinir olmam üzerine, kapitalizmin oyunlarına gelmemek adına yakın gelecekte indirimler haricinde etiket fiyatıyla kitap almamaya karar verdim. (En azından zam gelen ürünleri diyelim) Bence çok da yerinde bir karar oldu -,- 
Neyse, gelin görün ki bu kararı almamın üzerinden 5 dakika geçmeden bir baktım ki kardeşim elinde kitaplar bir şeylerle uğraşıyor. Hayır yani, onu kitaplarla görünce biraz duygulandım kabul. Çünkü genelde kitapları okumak yerine incelemekle yetiniyor. Böyle ilgisini çeken (ve kabul benim de ilgimi çeken) bir çizgi romanı alıyorum deyince 'tamam sen bilirsin' dedim ve sonuçta çizgi romanı ondan önce okudum. Ayrıca çok çok çoook sevdim :)

23 Temmuz 2017 Pazar

Beyaz Geceler | Kitap Yorumu


Herkese merhaba :) Daha öncesinde yazarın Suç ve Ceza isimli kitabını kütüphaneden ödünç alıp okumaya başlamış ve malesef ki yarım bırakmıştım. Ancak bu durumda kitabın hiçbir kabahati yoktu. Sadece yayınevinden memnun kalmamıştım ve kitabın hakkını vermek için başka bir yayından okumak üzere okumayı ertelemiştim. Yani teorik olarak diyebiliriz ki, Beyaz Geceler yazardan okuduğum ilk kitap oldu. Hem Dostoyevski gibi bir yazarı okumanın, hem de ilk okuduğum kitabını çok sevmenin sevincini yaşıyorum.

22 Temmuz 2017 Cumartesi

Kötü Günler Başlarken (Talihsiz Serüvenler Dizisi #1) | Kitap Yorumu


Herkese merhaba :) Aslında kitabı okuyup bitireli yaklaşık 1 hafta falan oluyor. Yorumunu yazmayı düşünmüyordum ama nedensizce bir anda kendimi klavyenin başında yorum yazarken buldum işte.

20 Temmuz 2017 Perşembe

D&R İndirimi | Kitap Alışverişi #24


Ne demişler? 'Huylu huyundan vazgeçmez.' Bir alışveriş yazısından daha herkese merhaba :) Ama itiraf etmek gerekirse, yazmayı en çok sevdiğim yazılar da kitap alışverişiyle ilgili olanlar. 
Aslında gün içinde kitap almak gibi bir planım yoktu. Kendimi de çok iyi tuttuğum söylenebilir. Kitapsan'a girip de hiçbir şey almadan çıkmam benim için fazla cesurcaydı.

19 Temmuz 2017 Çarşamba

Eternal Sunshine of the Spotless Mind (Sil Baştan) | Film Yorumu #41


Herkese merhabalar efendim :) Bir süredir ne doğru dürüst bir şey izleyebildim, ne de kitap okuyabildim. Ama bu konulara hiç girmek istemiyorum. Filmi çoook öncesinde bir arkadaşım önermişti. Hatta onun çok sevdiği filmlerdendi ama o zaman niye izlememişim hiç bilmiyorum. Neyse, uzun lafın kısası yine geç de olsa güç olmadan filmi izledim. Zaten temel prensiplerimden biri de böyle geriden gelmek -,- Neyse, filmi sevdim mi? Sevdim, amaaa.. 'Ama'lar birazdan gelecek.

11 Temmuz 2017 Salı

Sınırın Güneyinde Güneşin Batısında | Kitap Yorumu


Herkese merhaba.:) Haruki Murakami, bir süredir kitaplarını okumayı istediğim bir yazardı. Zaten özellikle de son dönemde Murakami kitaplarını okuyanlar bir hayli artmış vaziyette. Kitabı kütüphanede rastgelmem üzerine alıp okudum. Ama kütüphanede bulmasaydım da herhangi bir Murakami kitabını alıp artık yazarın kitaplarını okumaya ben de bir yerden başlamayı kafama koymuştum.
Kitaba başlarken ister istemez, dizginleyemediğim bir beklentim vardı. Sonuçta Murakami oldukça övgü almış bir yazar. Ve şunu da söylemeliyim ki, ilk kez Japon bir yazarın eserini okudum. Bu da farklı bir deneyim oldu benim için. Tabi, kitabın orijinal dili ne olursa olsun çeviri kitaplarda en büyük rol çevirmenlere düşüyor. Ama kitabı okurken herhangi bir anlam kayması veya bozuklukla karşılaşmadım ben.

10 Temmuz 2017 Pazartesi

Yarıyıl Raporu (Mid-Year Book Freakout: 2017) | Mim #9


Güzel bir mim yazısıyla herkese merhaba :) Sevgili Periodic Library beni çok güzel ve yararlı olacak bir etkinliğe davet etmiş yapmamak olur mu hiç? ( Onun yazısını okumak için TIK TIK ) Bu arada yazısındaki yorumumda teşekkür edememiştim, buradan ona çok teşekkür ediyor ve kucak dolusu öpücükler gönderiyorum :) Şimdi de geçelim asıl yazımıza.

Kütüphane Güncesi #1


Herkese merhaba. :) Bu aralar kafam gerçekten çok dolu. Bir yandan sınav stresi (şimdiden olması normal mi ki - yoksa geç bile mi kaldım) diğer yandan hedefsizlik (oysa ben hedef belirlediğimi düşünmüştüm) bir diğer yandan da benim kendi bünyemde barınan lüzumsuz dengesizlikler derken psikolojim baya bir bozuldu. Dershanem de Ağustos ayında başlıyor bakalım. Hal böyle olunca ben de çalışma konusunda tempoyu az biraz arttırdım. Çünkü sanki herkes çalışıyor da bir ben gerideyim gibi başka garip bir his daha var içimde. Belki de doğru bir histir bilemeyeceğim ama ben de durumlar böyle. Hala yazıyı okumaya devam ediyorsanız merak etmeyin hayıflanmalarım bitti. Şimdi asıl konumuza gelebiliriz.

5 Temmuz 2017 Çarşamba

Busanhaeng | Film Yorumu #40


Herkese merhaba :) Filmi ilk kez Okuyan Muggle'ın bir yazısında görmüştüm. O zaman konusu baya ilginç gelmişti. Ama yine de pek bir beklentim yoktu açıkçası. Çünkü izlediğim zombi filmlerini genel olarak beğenemiyorum. Sanırım efektlerden dolayı zombiler fazla yapay, senaryo fazla abartılı geliyor bana. Ama Busanhaeng bu konudaki tüm ön yargılarımı yıkmayı başardı.

4 Temmuz 2017 Salı

Japon Animasyon Filmleri | Ne İzledim?


Herkese merhaba :) Bu aralar fena halde Japon animasyon filmlerine takmış durumdayım. Animasyon izlemeyi seviyorum ama bu zamana kadar Japonya yapımı animasyon filmlerini pek fazla izlememiştim. Ama izledikten sonra fark ettim ki, birazdan bahsedeceğim 4 film izlediğim en iyi animasyonlar içine rahatlıkla girdi. Hepsi de aynı yönetmenin elinden çıkma: Hayao Miyazaki. Onun yaptığı diğer animasyonları da izlemek istiyorum açıkçası.

Elimin Gitmediği Kitaplar | Mim #8


Uzun zamandan sonra gelen ilk mim yazısıyla herkese merhaba :)  Sevgili Kağıt Salıncak beni bu güzel mime davet etmiş, ona çoookk teşekkürler ve kucak dolusu öpücükler :)
Şimdi de geçelim mimimize. Elimde henüz okumadığım bir dünya kitap varken kendimi tutamayıp yeni kitaplar aldığım doğrudur. Ama bu aralar kendimi iyi frenlediğimi düşünüyorum. Şöyle bir baktığımda kitaplığımın büyük çoğunluğunu okuduğumu fark ettim. Yok mu koca bir alkış? :D

3 Temmuz 2017 Pazartesi

Charles Dickens | Yazarlar #12


Herkese merhaba :) Sanırım uzun süredir Yazarlar başlığı altında bir şeyler yazmıyordum. Kitaplığımda her ne kadar okumayı ertelesem de okunmak için bekleyen Dickens kitaplarım da olunca belki beklediğim hevesi yakalarım diye yazar hakkında bir yazı yazmaya karar verdim. Aslında yazarın üslubunu İki Şehrin Hikayesi'nde sevmiştim de.

Benimle Asla Tanışamayacaksın | Kitap Yorumu


Herkese merhabalar efendim :) Benimle Asla Tanışamayacaksın da bir süredir kitaplığımda okunmayı bekleyen kitaplardan biriydi. Sanırım birazcık uzun bir süredir bekliyordu. Zaten bu aralar hep asırlar önce alıp kitaplığın gerilerinde unuttuğum kitapları okuyorum, hadi hayırlısı.

Gizli Bahçe #2 (Secret Garden #2) | Kitap Yorumu


Herkese merhaba :) Serinin ilk kitabını bundan birkaç ay önce okuyup beğenmiştim. Sıcak havalardan dolayı canım kitap okumak da dahil hiçbir şey yapmak istemiyordu. Ben de kolay okunan bir şeyler okumak istedim ve Gizli Bahçe'nin 2. kitabını da böylelikle okuyup bitirmiş oldum. İlaç gibi geldi açıkçası.

30 Haziran 2017 Cuma

Favoriler | Haziran 2017


Ne ara yaza girdik de ilk ayını devirdik biri bana açıklayabilir mi lütfen? Zamanın hızına yetişemiyorum gerçekten.
Tüm yılın en sevdiğim dönemi Haziranın ilk haftası. Havalar sıcak olsa da genelde bunaltıcı vaziyette olmuyor daha. Ya da ben evde olduğumdan öyle hissediyorum, bilemiyorum. Her bakımdan rahat hissediyorum o hafta kendimi. Sonra zaman geçiyor ve puff! Bir bakmışız ki yaz da, tatil de bitivermiş.
Sıcaklar demişken, sanırım buharlaşma tehlikesi altındayım. Ya da tenimden her an alevler çıkabilir. Zaten normalde de vampir gibi yaşayan bir insanım. Sıcaklarda daha da bir fazla reaksiyon gösteriyorum. Ne yapayım, elimde değil.

Anna: Kan Giyinmiş Kız | Kitap Yorumu


Herkese merhaba. :) Bloğumda yayınladığım ilk yazım Kuralsız'ın film yorumu ve beraberinde (mini) kitap alışverişiydi. Bunu kayıtlara bakmadan söylüyorum bu arada. Bu da demek oluyor ki kitabı alalı yaklaşık iki buçuk yıl geçmiş ve bunca zaman okumayı dahi düşünmemişim. Bunun tek sebebi de kapağı olsa gerek. Kitabın kapağını gördükçe gülsem mi ağlasam mı bilemiyorum. Hayır yani, orijinal kapağı kullansalar ne olacaktı? Ellerine mi yapışırdı? Kapaktaki Anna'yı ciddiye alamıyorum -,-

29 Haziran 2017 Perşembe

Büyük Budapeşte Oteli | Film Yorumu #39


Herkese merhaba :) Ayın sonuna gelmemize rağmen bu ay izlediğim ilk film Büyük Budapeşte Oteli oldu. Geçen ay bir sürü film izlemişim diye etrafta dolanırken kendi kendime nazar mı değdirdim ne yaptım acaba? Benim için yoğun bir ay da değildi ama ne ilginçtir ki doğru dürüst hiçbir şey izlememişim. 
Büyük Budapeşte Oteli izlemek istediğim bir filmdi. Yine klasikleşmiş sıcaklardan uyuyamama dönemine girdiğim için de 'madem uyuyamıyorum bari film izleyeyim' diyerek filmi izledim. Filmi izlemeye başlamadan önce konusunu dahi bilmiyordum desem yeridir. Ama beni hüsrana uğratmadı neyse ki. Hatta filmi bir hayli beğendiğimi söyleyebilirim.

27 Haziran 2017 Salı

Alice Hakkındaki Gerçek - (Jennifer Mathieu) | Kitap Yorumu


Herkese merhaba :) Sanırım bayram okuma anlamında da bana bereket getirdi. Oysa ben bayram süresince hiçbir şey okuyamayacağımı düşünmüştüm, yanılmışım. İyiki de yanılmışım.
Bu aralar oldukça akıcı kitaplar okuyorum. Biraz da şansıma diyelim. Çünkü elime rastgele ne gelirse onu okuyorum son günlerde. Alice Hakkındaki Gerçek de bu kitaplardan biriydi. Uyku tutmaması üzerine kitabı dün bitirdim. Zaten kolay okunan, sürükleyici bir kitap.

Kafes - (Josh Malerman) | Kitap Yorumu


Kafes de kitaplığımdaki okunmayı uzun süredir bekleyen kitaplardan biriydi. Yanılmıyorsam D&R'nin 9.90 kampanyasından almıştım kitabı. O dönemde de baya bir rövanşta olduğundan ve benim popülarite kazanmış kitaplara olan ön yargımdan ötürü kitabı okumayı hep ertelemişim. Bugün kitaplığı karıştırırken bir de bakmışım ki kitabı okumaya başlamışım.
Gerçekten de oldukça akıcı bir kitaptı. Öyle ki, kitaba gün içerisinde başlayıp yine gün içerisinde bitirdim.

25 Haziran 2017 Pazar

Kitaplarını Okumak İstediğim Yazarlar | Pazar 6'lısı


Herkese merhaba :) Bir günde iki Pazar 6'lısı, vay canına kendime inanamıyorum. Aslında bu 6'lı biraz gecikmiş bir yazıya ait. Ama çok değil, biraz gecikti sadece. 11 Haziran için belirlenmiş herhangi bir tema yoktu. Yani tamamen serbestti ancak o zaman aklıma yazabileceğim hiçbir konu gelmemişti. Son birkaç gündür sizden öneriler almak adına aklımda 'kitaplarını okumayı istediğim yazarlarla' ilgili bir yazı yazmak vardı. Bu yazı neden gecikmiş 6'lım olmasın diye düşündüm. Bence iyi de oldu. Yorum ve önerilerinizi esirgemeyin. Haydi isimleri listelemeye başlayalım :)

Yılın İlk Yarısında Okuduğunuz En Güzel 6 Kitap | Pazar 6'lısı


Ramazan geldi gelecek derken, geçti bile. Bayram'a az kaldı derken o da geldi çattı. Bu arada herkesin bayramını içtenlikle kutlarım. Herkese şeker tadında iyi bayramlar :)
Neyse, biz neyden bahsediyorduk? Haziran ayı bile ne olduğunu anlamadan bitti. Bu tatiller niye ışık hızıyla geçiyor ki sanki? -,-
Neyse, bu güzel günde moralimizi bozmaya gerek yok. Bu hafta 'yılın ilk yarısında okuduğum en güzel 6 kitaptan' bahsedeceğim.

24 Haziran 2017 Cumartesi

Yolcu (Diana Gabaldon) | Kitap Yorumu


Herkese merhabalar efendim :) Yolcu'dan sonra üstüme garip bir ruh hali çöktü. Böyle anlamsızca bir mutluluk hali, nasıl desem garip bir uyuşukluk ki sormayın. Sanırım yine benim klasikleşmiş Jamie sendromuna tutuldum. 
Ama onu bunu bir kenara bırakırsak - ki bırakılacak gibi değil - Şu an gerçekten kendimde değilim. Sanırım kitap beni çarptı. Son 100 sayfayı dudaklarım 'o' şeklini almış vaziyette okudum desem yeridir. Hatta bu tarz tepkiler verebildiğimi de bilmiyordum. Benim için farklı bir deneyim oldu.

23 Haziran 2017 Cuma

19 Haziran 2017 Pazartesi

Hamlet \ Romeo ve Juliet - (William Shakespeare) | Kitap Yorumu


Herkese merhaba :) Tiyatro metinlerini okumayı seviyorum. Bir de okunan eser Shakespeare gibi bir ustanın eseriyse deymeyin keyfine. Hamlet'e dün akşam başlayıp bugün bitirdim. Tiyatro metni olduğundan okuması kolaydı ancak kitabı okurken buram buram edebi ustalığı da hissediyorsunuz. Klasiklerde Can Yayınları ya da İş Bankası'nı tercih ediyorum ben. Shakerspeare kitapları için de en iyi çevirilerin İş Bankası'ndan çıktığını söylüyorlar. Çeviri gerçekten de güzeldi. Gerçi bu konuda ne kadar doğru yorum yapabilirim bilmiyorum ama cümleler arasında herhangi bir kopukluk veya anlam kayması yoktu. Shakespeare eserlerini çeviren çevirmenleri de ayrıca tebrik etmek gerek. Tabi ki işlerini layığıyla yapanları. Zira Shakespeare İngilizcesinin farklı bir boyutta olduğu söylenir.

18 Haziran 2017 Pazar

Unutulmaz Baba Karakterleri | Pazar 6'lısı


Geçen hafta temanın serbestliğini değerlendiremediğimden Pazar 6'lısı yazısı yazamamıştım. Bu hafta da yazmasaydım yüreğime dert olurdu. O yüzden Periodic Library'nin bu hafta için önerdiği temaları harmanlayıp ortaya karışık bir yazı hazırladım. Konuyu ben de yazdıkça belirleyeceğim artık. Böyle de planlı programlı, düzenli bir insanımdır işte -,-
Ama şunu söyleyebilirim ki, bu haftanın yazısı babalar gününe özel. Hatta sanırım benim için 'Unutulmaz Baba Karakterlerini' listeleyeceğim. Neyse, bu kadar saçmalamamın üstüne artık haftanın 6'lısına geçelim bakalım.

17 Haziran 2017 Cumartesi

Ben Hayatta En Çok Babamı Sevdim #7


Hayatta ben en çok babamı sevdim.
Karaçalılar gibi yardan bitme bir çocuk
Çarpı bacaklarıyla – ha düştü, ha düşecek –
Nasıl koşarsa ardından bir devin,
O çapkın babamı ben öyle sevdim.

Gelin - Julie Garwood | Kitap Yorumu


Herkese merhaba :) Bir haftadan uzun bir süredir buralarda yoktum. Açıkçası bu benim için uzun bir süre. Bloğumu boşladığım için suçluluk hissediyorum. Bütün bu süreçte bir ton tantanayla uğraştım yine. Tantana diyorum çünkü gerçekten başım şişti. Bütün bu süreçte ardımda zilyon tane yarım kitap bıraktım. Neyse ki, Gelin artık onlardan biri değil.

7 Haziran 2017 Çarşamba

Emma - Jane Austen | Kitap Yorumu


Herkese merhaba :) Emma'yı kitaplığıma ekleyeli yanılmıyorsam bir buçuk yıldan fazla bir süre geçti ancak her ne kadar Jane Austen kitaplarını sevsem de bunca zaman Emma'yı okumadım. Niye okumadığım konusundaysa bir mazeretim yok açıkçası. 
Ancak Yarıyıl Reading Challenge ( TIK TIK ) ve Austenaton ( TIK TIK ) maratonları vesilesiyle kitaba başladım ve birkaç günde bitirdim. Ve tabiki de çok sevdim. Zaten seveceğimi kitaba başlamadan önce bile tahmin etmiştim. Hatta size inanamayacağınız bir şey söyleyeceğim şimdi. Gurur ve Önyargı'yı, kitaptaki karakterleri ne kadar çok sevdiğimi belki bir çoğunuz biliyordur. İşte bütün bunlara rağmen Emma'yı daha fazla sevdim. Ve de bahsi daha da arttırarak söylüyorum ki, Mr. Darcy'le aşık atabilecek biri varsa o da kesinlikle Mr. Knightley'dir.

4 Haziran 2017 Pazar

Yazın Okumayı Planladığınız 6 Kitap | Pazar 6'lısı


Bir Pazar 6'lısından daha herkese merhaba :) Şaka maka yaz da geldi. Yılın en çok sevdiğim zamanları da tam olarak bu zamanlar. Mayısın sonu Haziranın başı. Ama ne kadar büyük başarıdır ki bu mevsimde hasta olmayı başardım. Yok mu bir alkış? Tabi yatak döşek yatmıyorum ancak boğazım da garip ve sinir bozucu bir ağrı var. Ah şu bademcikler! Sanırım geçtiğimiz günlerde serin olan akşamların birinde kaptım şifayı. Umarım çabucak geçer demekten başka elimden bir şey gelmiyor.
Ama biz bunları bir kenara bırakıp yazımıza odaklanalım. Sonuçta buradayım ve bu demek oluyor ki iyiyim. Bu haftanın Pazar 6'lısının konusu yazın okumayı planladığım 6 kitap. Haydi başlayalım listeyi oluşturmaya.

3 Haziran 2017 Cumartesi

Yarıyıl Reading Challenge 2017


Herkese merhaba :) Aslında bu zamana kadar pek fazla okuma etkinliğine katılmadım. İtiraf etmek gerekirse önceden liste yapmam gerekecek hiçbir etkinliğe katılmadım. Çünkü biliyorum ki, ne yaparsam yapayım bir yerden sonra o listeye bağlı kalamayacağım. Ama bu sefer dayanamadım. Bir baktım ki herkes katılmış bu etkinliğe, ben eksik kalırsam olur mu hiç? Olmaz tabi ki :)

Kadınlar - Eduardo Galeano | Kitap Yorumu


Kitabı geçtiğimiz kitap fuarında içeriği hakkında pek bir bilgim olmadan kapağını çok beğenerek almıştım. Kadınlar, Eduardo Galeano'dan okuduğum ilk kitap oldu. Bir derleme olduğu için yazarın üslubu hakkında net bir fikir edinemesem de emek verildiği çok belli olan bir kitap.

Yabancı - Albert Camus | Kitap Yorumu


Yabancı uzun süredir okumak istediğim kitaplardan biriydi. Zaten kitabın elime geçmesi de oldukça dolambaçlı oldu. 
Geçen yılki kitap fuarında Camus'un bu kitabını stand görevlisine verdiğime öyle eminim ki. Ama her ne hikmetse eve geldiğimde bu kitap yerine yine Camus'un Düşüş isimli kitabı çıkmıştı poşetten. Daha sonradan kapakları aynı olduğu için karışıklık yaşandığını anlasam da, itiraf etmek gerekirse birazcık da üşendiğimden kitabı değiştirmedim. Yabancı'yı da bu yılki kitap fuarından aldım. 
Bu arada hala Düşüş'ü okumadım. Sanırım birazcık hevesim kırıldı kitaba karşı. Hem Camus'un üslubuyla tanışma kitabımın Yabancı olmasını istiyordum. Öyle de oldu. Çok övülen bu kitabı sonunda ben de okuyabildim ama aradığımı buldum mu orası tartışılır.

2 Haziran 2017 Cuma

Austenaton | Bir Jane Austen Maratonu


Herkese merhaba :) Harika bir etkinliğin duyurusuyla geldim bu sefer. Sevgili Periodic Library çok güzel bir etkinlik düzenlemiş. (Etkinliğin detayları için TIK TIK ) 
Siz tabi ki onun yazısını da okuyun ancak ben de elimden geldiğince etkinliği özetleyim ki aklınızda fikir oluşsun.
Aslında etkinliğin belli bir kuralı, şartı yok. Sadece Jane Austen'ı konu alan kitap, dizi ve filmleri yorumlayacağız etkinlik süresince. Yani herkes katılabilir.

1 Haziran 2017 Perşembe

Favoriler | Mayıs 2017


Bir ayın daha sonuna geldik. Bu ay benim için geçmek bilmedi. Aslında Mayıs ayını seviyorum ama bu seferki bir tuhaftı. Sanırım bazı şeyleri çok da fazla takmamak gerekli. Bakın bu ay da bitti işte. Zamanla birlikte her şey akıp gidiyor.
 Neyse, niyetim melankolik bir yazı yazmak değil. O yüzden bir an evvel asıl yazımıza geçelim bakalım.

29 Mayıs 2017 Pazartesi

Son Zamanlarda İzlediklerim


Herkese merhaba. :) Aslında yoğun bir ay geçirmeme rağmen bloğumu boş bırakmamaya çalıştım ay boyunca. İzlediğim filmleri de genel olarak yorumladım. Ancak bu ay her ne hikmetse, bu kadar yoğun olmama rağmen boş olduğum zamanlardan daha çok film izlemişim. Ay içinde izleyip de yorumlamadığım filmlere kaba taslak değinelim bakalım. Böylece ben de huzura ereyim :)

Pabucumun Ajanı #1 | Kitap Yorumu


Herkese merhaba :)  Kitabı geçtiğimiz kitap fuarından kardeşim almıştı. Daha doğrusu benim yoğun ısrarlarım sonucu almak zorunda kalmıştı ama olsun o benim canım ve kardeşler bu günler içindir. Aman neyse, ne saçmalıyorsam artık. 
Aslında kitaptan pek bir beklentim yoktu. Evet, fazlasıyla sevilen ve okur kitlesine sahip bir kitap ama nedensizce kitabı beğenmeyeceğimi düşünüyordum. Tam da düşündüğüm gibi klişe ötesi, tam da nefret ettiğim tipte sert görünümlü ama pamuk kalpli yakışıklı erkek baş karaktere sahip ve o baş karaktere aşık ortalama bir kızın olduğu bir kitaptı. Ama ne hikmetse kitabı beğendim. Hatta baya bir beğendim kitabı. Deniz öyle tatlı, öyle komik bir kız ki, kitabı sevmediğim tek bir an olmadı. Tabii arada sinir olmadım da değil ama öyle durumlarda da başka karakterler devreye girdi. Mesela Mert gibi. O konuya da birazdan değineceğim merak etmeyin. Daha önce bu kadar çok güldüğüm başka bir kitap hatırlamıyorum.

28 Mayıs 2017 Pazar

Olayın Geçtiği Mekanı Gezme İsteği Uyandıran 6 Kitap | Pazar 6'lısı


Bir Pazar 6'lısından daha herkese merhaba. :) Hani bazı kitaplar vardır, sizi adeta içine çeker. Keşke ben de böyle bir yerde yaşasaydım dersiniz. İşte, bu haftanın konusu da bununla ilgili. Benim seçtiğim 'olayın geçtiği mekanı gezme isteği uyandıran 6 kitap' hangileriymiş bakalım bakalım. 

27 Mayıs 2017 Cumartesi

Austenland | Film Yorumu #38


Aslında bu sabaha kadar filmin varlığından bile haberim yoktu. Birkaç blogta Austen Diyarı'nın kitap yorumunu okuyup filminin de olduğunu öğrendim. Jane Austen'a olan takıntılı hayranlığımı belki biliyorsunuzdur. Aramızda koca bir yüzyıl zaman farkı olmasa kesinlikle tanımak isteyeceğim bir insan Jane Austen. Austenland'da da benim gibi (belki biraz daha fazla) Jane Austen'a takıntılı olan Jane Hayes'in biriktirdiği bütün parayla Austen romanlarının İngilteresi'ne göre düzenlenmiş kurgu bir mekanda zaman geçirmek üzere kısa bir süreliğine her şeyini bırakıp gitmesiyle başlıyor hikaye.

Koydum Tüm Negatifliğimi Bir Kenara..


Herkese merhabalar efendim :)  Sonunda sınavlarım bitti. Bütün yıl YGS çalışacağım diye ortalıkta gezinip dursam da malesef hiçbir icraatta bulunmadım, daha doğrusu bulunamadım şimdiye kadar. Zaten 11. sınıf konularını yürütmek bile baya zamanımı aldı. Ancak yaz tatilini verimli değerlendirmek istiyorum. Tabii, öncelikle sınavların bezginliğini üstümden atmak adına kısa bir süre kendimi kitaplarıma ve dizi - filmlerime adayacağım.

Puslu Kıtalar Atlası | Kitap Yorumu


Türk bir yazardan kitap okumayalı gerçekten uzun zaman oldu. Puslu Kıtalar Atlası bir süredir okumayı istediğim bir kitaptı. Hatta geçtiğimiz Mart ayında kitaba başlamıştım bile. Ama o dönemde kitabı okumak için zaman bulamadığımdan kitabı daha sonra okumak için yarım bırakmıştım. Yine geçtiğimiz günlerde sevgili Okuyan Muggle'ın da kitap yorumunu okuduktan sonra kitabı okumak için daha fazla beklemek istemedim açıkçası. 

22 Mayıs 2017 Pazartesi

Mavi Gözlü Dev, Minnacık Kadın ve Hanımelleri | Şiir Köşesi #6


O mavi gözlü bir devdi. 
Minnacık bir kadın sevdi. 
Kadının hayali minnacık bir evdi, 
bahçesinde ebruli 
hanımeli 
açan bir ev. 

21 Mayıs 2017 Pazar

Clarissa | Kitap Yorumu


Stefan Zweig, üslubunu çok sevdiğim ve yazdığı tüm kitapları okumayı planladığım bir yazar. Bu hedefimde de emin adımlarla ilerliyorum diyebilirim. Zweig, 2. Dünya Savaşı sırasında yaşamış bir yazar. Savaşın acımasızlığını kaldıramayarak eşiyle birlikte intihar ederek yaşamına son vermiş. Dolayısıyla  Clarissa da Stefan Zweig'ın yazdığı son kitap. Daha doğrusu yarım kalmış bir kitap. Zaten kitabın sonunda o boşluğu hissediyorsunuz. En azından bana göre çok havada kalmış bir sondu. Kitabı bitirdiğim ilk anda kitabı yan tarafıma koyup birkaç dakika öylece oturdum hatta. Ama buna rağmen beğendiğim bir kitap oldu.

Gençlerin Mutlaka Okuması Gereken 6 Kitap | Pazar 6'lısı


Herkese merhaba. :) Bu ayın temalarının açıklanmasını dört gözle bekliyordum. 15 - 21 Mayıs tarihleri arasında gençlik haftası olduğundan bu haftanın teması da gençlere özel. Haydi bakalım başlayalım.

20 Mayıs 2017 Cumartesi

Beauty and the Beast (2017) | Film Yorumu #37


Filmi izlemeyi ilk vizyona girdiği zamandan beri istiyordum. Ama bir türlü fırsat bulamadım izlemek için. Son zamanlarda da her tarafta yorumlarını görmeye başlayınca 'yeter artık' diyerek filmi izlemeye başladım. 
Müzikal filmleri severler için oldukça güzel bir film. Ancak müzikal filmlerden hoşlanmıyorsanız, filmin beklenen veya beklenmeyen pek çok sahnesinde oyuncuların şarkı söylemeye başladığını göz önünde bulundurarak filmi izlemeye başlayın derim.

18 Mayıs 2017 Perşembe

Ne var, ne yok? #6


Ne yalan söyleyeyim bu aralar ben de pek bir şey yok. Ama nedensizce yazmak istiyorum, belki fark etmediğim şeyleri fark ederim bu yazıyı yazarken.
Bu aralar sınavlarım yüzünden ne kitap okumaya, ne de blogla ilgilenmeye vakit bulabiliyorum. 
 Sınavlar dedim demesine ama son günlerde başımın belası olan yeni bir şarkı, daha doğrusu coverı yapılmış bir parça keşfettim. (Feride Hilal Akın - Günah Benim) Bu son bu son derken şarkıyı durmadan dinleyip ders çalışmayı unutuyorum. Nasıl oluyor o iş hiç demeyin, malesef ki basbaya oluyor -,- Ama bıkmama az kaldı diye umuyorum. Zira suyunu çıkardım.Sevdiğim şarkılardan bıkmak istemek gibi garip huylarım yoktur ancak bir an evvel gerek test gerekse okuma kitaplarıma dönmem lazım. Değişik bir çıkmazdayım.

16 Mayıs 2017 Salı

İç Nefes | Şiir Köşesi #5


o bir çay istemişti, trenin içinde
biz tren yolcusuyduk, çölün içinde
ben yalnız kalmıştım, senin içinde
oysa kaç kişinin yerine sevmiştim seni!

aşkı geçtik, gözlerini açabilirsin

13 Mayıs 2017 Cumartesi

Kargalar Meclisi | Kitap Yorumu


Grisha dünyasını gerçekten özlemişim. Belki siz de biliyorsunuzdur Leigh Bardugo aynı zamanda Grisha serisinin yazarı. Yazarın yazdığı diğer seriyi, daha doğrusu oluşturduğu dünyayı, gerçekten seviyorum. Ancak belki bir çoğunuz Grisha serisinin karakterlerine olan ,bakınız Alina, nefretimi çok iyi biliyordur. Zira her yeri geldiğinde nefretimi kusmaktan geri kalmıyorum.

12 Mayıs 2017 Cuma

Bir Dinozorun Anıları | Kitap Yorumu


Bir Dinozorun Anıları'nı okumayı bir süredir istiyordum. Hazır fuardan da kitabı almışken bir hevesle başladım kitaba. Açıkçası kitaba başlarken neyle karşılaşacağım hakkında bir fikrim yoktu ama ne gariptir ki buna rağmen hatırı sayılır miktarda bir beklentim de vardı. Tabii bir anı kitabı okuyacağımı biliyordum doğal olarak ama böyle dolu dolu ve bir o kadar farklı bir anı kitabı okuyacağımdan bihaberdim.

6 Mayıs 2017 Cumartesi

The Age of Adaline | Film Yorumu #36


Biraz fantastik, bolca romantik, duygusal ama aynı zamanda gülümseten bir filmdi The Age of Adaline. Rastgele açıp izlediğim ve zamanın nasıl geçtiğini anlamadığım bir filmdi. Kafamı toparlamam adına önce kafamdaki düşünceleri dağıtmam gerekiyordu. Haftaya sınavlarım başlayacak, dolayısıyla yine bana hüsran, yine bana hasret var. O yüzden son bir kaçamak için ideal bir seçim oldu bu film de.

4 Mayıs 2017 Perşembe

Tuhaf Aydınlanma Anları


Bu zamana kadar şunu öğrendim ki, kendi kendini motive edebilmek gerçekten çok önemli. Hatta öyle ki, bazen bu durum hayatımızdaki önemli dönüm noktaları için kilit görevi görüyor. En önemlisi de odaklanmak. Tam şu ana, yaşadığımız zaman dilimine. Tabii bir de kendini tanımak, yapabileceklerinin sınırlarını bilmek ve denemek, denemek, denemek. 

Sık yaptığım bir hatadır geçmişe odaklanıp yaşadığım anı kaçırmak. Sonrasında da kaybettiğim şimdiyi düşünürüm. Yazarken bile komik geldi bu durum. Çünkü komik. Komik, saçma ve geleceği sekteye uğratan bir durum. Geçmişte yaptığımız veya yapmadığımız davranışlar için hayıflanmak, dövünüp durmak, zaman ve moral kaybından başka hiçbir şey katmıyor bize. Çünkü elimizde bir zaman makinesi olmadığına göre zamanı geri alamayız. O halde hayıflanacak olayların sayısını arttırmamak adına kendimize gelmeliyiz belki de. Çünkü zaman, yaşadığımız her an, çok kıymetli. Ama ne yazık ki yitip gidince bu değer anlaşılıyor çoğu şeyde olduğu gibi.