11 Ocak 2017 Çarşamba

Idhun Günlükleri 1 - Direniş | Kitap Yorumu

Herkese merhaba. :)
Bu aralar eski okuma tempoma kavuşma yolunda baya istikrarlı yol alıyorum gibi. Aman maşallah diyelim de nazar değmesin. Böyle dolu dolu kitap okumayı cidden çok özlemişim. Bugün de kar tatili dolayısıyla okula gitmemiştim. İnanabiliyor musunuz, İzmir'de kar tatili? Valla görülmüş, duyulmuş şey değil ama tatilin her türlüsü güzeldir sonuçta. :)
Tatilden istifade ben de kitabımı bitirdim. Aslına bakarsanız, çok da memnun bir şekilde bitirmedim ben Idhun Günlükleri'ni. Çok daha büyük beklentilerle başlamıştım oysa kitaba ama düpedüz bir çocuk kitabıyla karşılaştım. Hayır yani, ben çocuk kitaplarını okumayı da çok severim. Belki artık bunu siz de biliyorsunuzdur ama bu kitabı bu şekilde hayal etmemiştim. Yani şöyle dolu dolu, soluksuz okuyacağım ve ardı gelmeyecek diye isyan edeceğim bir epik fantastik okumayı ummuştum. Ama hayaller, hayatlar işte. Ne yaparsınız?




Kitabın arka kapak yazısı ve baskısı sizi sakın yanıltmasın. En azından bunu serinin ilk kitabı için söyleyebilirim ki, öyle üç ay ve üç güneşin diyarı Idhun'u hiç göremiyoruz valla kitap boyunca. Sadece ismen geçiyor. Zaten kitabın ilk yarısı gerçekten çok boştu. En azından bana göre. İkinci yarıda az biraz olaylar biçimlense de, malesef bu benim için yeterli olmadı, olamadı. 
Kitapta iyilik ve kötülüğün savaşı baz alınıyor aslında temelde. Bir tarafta Idhun'dan kaçan büyücüleri öldürüp kehanetin gerçekleşmesini önlemeye çalışan kötüler; diğer tarafta kötü büyücülere karşı koyan 'Direniş' grubu, yani diğer bir deyişle iyiler yer alıyor.


İtiraf etmek gerekirse, bir yerden sonra olayların durmadan tekrar etmesinden öyle çok bunaldım ki, kitabı atlaya atlaya okumaya başladım. Buna rağmen hiçbir olaydan geri kalmamayı başarmam da ayrı bir başarı tabi. Yazar sakız gibi aynı olayları evirdi çevirdi bana göre. Kitap boyunca sevmediğim bir diğer nokta da, karakterlerin isimlerinin değişmesi oldu. Hayır yani tamam, karakterlerin isimleri değişebilir orası kabul ama bir öyle bir böyle hitap edince insanın kafası karışıyor yani. Buna da ayrıca bir anlam veremedim. Serinin devam kitapları da çevrilmeyecekmiş sanırım. Başlarda bu duruma üzülmüştüm (kitabı okumadan önce) ama şimdi çevrilse bile almayacağımı söyleyebilirim. En kötü e-kitap olarak okurdum sanırım.



Gönül isterdi ki her şey daha farklı olsaydı da ben de kitabı severek okusaydım ama olmayınca olmuyor malesef. Aslında kitaptan nefret etmedim ama sevemedim de hani. Fazla nötr kaldığım bir kitap oldu, bu da sinir bozucuymuş. Sonuçta insan iyi kötü bir şeyler hissetmek istiyor. 
Kitaba dair tam anlamıyla sevdiğim tek şey baskısı oldu. Gerçekten harika bir baskısı var. Benim için aldatıcı olan, umutlar yükleyen de bu oldu sanırım.
Şimdilik hoşçakalın. Musmutlu, güzel günler. :)








2 yorum:

  1. OMG!!!! Bir pegasus kitabı 2 puan almışsa bu bir devrim sonu demektir :)) Ama zaten artık Pegasus Yayınları eski kalitesin de değil bence:(( Kitabı okumadım ama şimdi görünce bir araştırma yapma isteği doğdu içime :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aslında kitabı bu denli beğenmeyen tek kişi benim sanırım. En azından gördüğüm yorumlar bunu gösteriyor. Ama kitaba karşı cidden çok hissizim. Bana göre yetersiz bir kitaptı. Zaten Pegasus gözümden epey düşmüştü son dönemlerde. Fiyatlarını da uzun zamandır protesto ediyorum ama neye yarar? -,-

      Sil