27 Ocak 2017 Cuma

Labirent (James Dashner) | Seri Yorumu


Herkese merhaba. Labirent serisini alalı, seriyi okumaya başlayalı, aslında o kadar uzun zaman oldu ki. Serinin ilk iki kitabını 2014 yılında okumuştum. Seriye başlama hikayem de çok ilginçti aslında. O zamanlar serinin filmi de çekim aşamasındaydı. Hatta gösterime girmesine de az kalmıştı, fragmanlar falan her yerdeydi yani. Başrolde Dylan O'brien'in oynayacağını öğrenen İlkay hiç durur mu, film çıkmadan hemen gittim kitabını alıp okumaya başladım. O zaman da kitapta mantık hataları bulmuştum, şimdi de aynı şeyi yaşadım. Filmini de pek hatırlamıyorum ama kitabından daha çok sevdiğim aklımda kalmış haliyle. Bunu da çok sık söylemem yani.


Hatırla,
Hayatta kal, 
Koş!


İlk iki kitabı okuduktan sonra seriye ara verme kararı almıştım, ki bu aranın bu kadar uzun süreceğini tahmin etmemiştim. Ana hatları dışında yaşanan olayları büyük oranda unuttuğum için geçtiğimiz günlerde seriye yeniden başladım.

Belki bir çoğunuz serinin konusunu biliyordur ama yine de kısaca bir özet geçelim. Thomas bir asansörde uyandığında hatırlayabildiği tek şey ismidir. Tıpkı, asansörün kapağı açıldığında ona bakan bir grup çocuk gibi. Kayran adı verilen bu yerde, gün batımıyla beraber kapanan kapıların ardında çocukların 'Izdırapveren' ismini taktıkları yaratıkların olduğu bir labirent bulunur. Ve bu bir grup genç bu labirentten çıkış yolunu aramaktadır.

Şimdiii, seriyi yorumlamaya nereden başlasam gerçekten hiç bilmiyorum. Öncelikle, beni topa tutmayacaksanız, şunu söylemeliyim ki, ben seriye herkes kadar bayılamadım açıkçası. Kolay okunan, oldukça akıcı, bir o kadar da özgün kurgulu bir seri, orasını kabul ediyorum ama.. İşin ama kısmı her şeyi alt üst ediyor işte. Ama o kısma da birazdan değineceğim zaten.

Serinin son kitabını okumayı bu kadar erteleme sebeplerimden biri de, kitabın beğenilmemesiydi. En azından gördüğüm tüm yorumlar olumsuzdu. Özellikle de Thomas'tan çoğu kişi nefret eder durumda ama ben (her zaman olduğu gibi) herkesin aksine Thomas'tan nefret etmiyorum. Çünkü serideki karakterlere karşı fazlasıyla hissizim.

Seride pek çok mantık hatası olarak gördüğüm kısımlarda vardı. Sanki yazar, olaylar durulmasın, aman macera filmi tadı kaçmasın diye durmadan abartmış da abartmış. Bir yerde de durmamış yani. Izdırapverenler, deliler, örgütler.. 
Mesela ilk kitabı okurken ızdırapverenleri aklımda canlandıramamıştım. Filmini izledikten sonra o yaratıklar bende anca oturmuştu. 

Uzun lafın kısası, benim için (ne kadar nötr de olsam) okuması keyifli ve çabuk okunan bir seriydi. Seveni de çok, konusu da ilginç. Okuyup okumamak size kalmış. Ama serinin sonradan çıkan kitaplarını okumayı ben düşünmüyorum. 
Şimdilik hoşçakalın. Musmutlu, güzel günler :)









2 yorum:

  1. Seri üç kitaptan oluşmuyor mu? Başka kitapları da mı çıkacak?

    Ben kitapları okumadım, filmini de biraz biliyorum ama çoğu kişinin Thomas'tan nefret ettiğini yazmam ilginç geldi. Normalde başrol karakterler herkes tarafından sevilir.

    Kitaplarını okumama, filmini izleyebilirim :-)

    YanıtlaSil
  2. Aslında ana hikaye 3 kitaptan ibaret diye biliyorum ben de. Ama üstüne 2 kitap daha çıktı. Aynı karakterler mi onu bile bilmiyorum. Tek bildiğim devam etmeyeceğim :D Filmini sevmiştim ama 2. filmi izlemedim. 2017'de de 3. film çıkacaktı, o zamana onu da aradan çıkartırım herhalde. Oyuncular falan kitapla örtüşüyor çünkü ^-^

    YanıtlaSil