18 Mart 2017 Cumartesi

Direniş (Lux #5) | Kitap Yorumu


Veee bir serinin daha sonuna geldik. Lux serisini okumak benim için gerçekten uzun ve keyifli bir maratondu. Kendimi gerçekten farklı hissediyorum. Belki klişenin klişesi, belki de ergence, belki öyle belki böyle. Nasılsa nasıl, orasını bilemem ama benim için anlamı olan bir seriydi Lux serisi. Karakterlerinde kendimi bulduğum, okurken beni mutlu eden bir seriydi. O yüzden bittiğine inanamıyorum ya işte. Vay bee..


''Kitaplardaki erkek arkadaşlar daha iyidir.''


Aslında yaz sonunda kitaba başlayıp başlamama konusunda bir hayli bocalamıştım ancak okulların açılacağı psikolojisiyle de hiçbir şey okuyamadığımdan ve final kitabını rahat rahat, sakince okumak istediğimden okumak için sonraya saklamıştım. İyiki de öyle yapmışım.

Kitaba gerçekten hızlı bir giriş yaptık. Bütün kitap boyunca da olaylar durulmadı zaten. Şunu da söylemeliyim ki, kitaptan iyi veya kötü hiçbir beklentim yoktu. Sanırım yaşadığım sayısız deneyimden sonra artık bu konuda akıllandım. O yüzden de hayal kırıklığı yaşamadım ama beni tatmin eden bir son değildi. Evet, olması muhtemel bariz bir sondu ama bazı olaylar hoşuma gitmedi. Hatta yersiz buldum. Onları da spoilerlı kısımlarda açıklayacağım zaten.


DİKKAT DİKKAT! KEMERLERİNİZİ BAĞLAYIN SPOILERLI KISIM GELİYOR!

Bildiğiniz üzere bir önceki kitapta ( Köken kitap yorumu için TIK TIK ) dünya uzaylı istilasına uğramıştı. Bu kitapta da Luxen'ların katliamı bitmiyordu. Üstelik Katy ve Damon'un ayrı düşmesi, diğer tarafta dünyanın yerle bir olması ve diğer tarafta Arumlar. Hööhh yani! 

Kitapta kim kimin tarafında bir an gerçekten kestiremiyorsunuz. Bir de üstüne ne ilginçtir ki ben Luxenlardan ziyade Arumları daha çok sevdim. Bu daha çok Supernatural'daki durumuma benziyor. Orada da meleklerden ziyade şeytanları daha sempatik buluyorum. (Castiel hariç tabi ki) Neyse, bizim tayfa hariç Luxenlar gerçekten sinir bozucuydu. 

Bütün bu macera iyiydi hoştu ancak kitabın ikinci yarısında olaylar oldu bittiye getirilmişti sanki. Özellikle kitabın son kısımları aşırı hızlı gelişti bence. Özellikle de Katy'nin annesinin ölümünü çabucak kabullenmesine anlam veremedim. Tamam üzüldü, yıkıldı falan filan ama sadece 5 dakika için miydi bütün bu acı yani? Sonra hemen Daemon'la romantik sahneler yaşamaya başladı. Hem de savaşın ortasında. İlginç..

Ama bunun dışında kitabı genel olarak sevdim. Zaten sevmemem mümkün müydü ki? Sonuçta mazimiz var bu seriyle.


SPOILER BİTTİ! RAHAT RAHAT OKUYABİLİRSİNİZ EFENDİM..


''Duyan da sen safkansın ben muggle'ım zanneder.''


Bu seriye dair sevdiğim şeylerden biri de karakterler. Ama bahsettiğim Daemon değil. Tamam yeşil gözlerini, alaycı tavrını , ah tabii bir de Katy'e olan aşkına bayılmıyor değilim ama bahsettiğim karakter Katy. Katy'le kendimi özdeşleştirdiğimi her yeri geldiğinde söylüyorum zaten. Hadi ama.. Bahsettiğimiz kişi tam bir kitap kurdu, bloğuna aşık bir blogger ve tam bir çikolata delisi. 

Neyse, dediğim gibi Katy'i çok seviyorum. Kendime de çok benzetiyorum. Zaten onu sevmemdeki etkenlerden biri de Katy'nin bloğuna olan ilgisiydi. Bu arada benim de buradaki 2. yılım olacak 21 Mart'ta. Şimdi daha da bir heyecanlandım, sormayın. İyiki de bir cesaretle bloğumu açmışım. Sanırım aldığım en doğru kararlardan biriydi blog açmak. Sizin de böyle bir isteğiniz varsa, durmayın katılın aramıza. Yorum yazısına neler sıkıştırdım ben böyle? Neyse konudan daha fazla sapmadan odak noktamıza dönelim artık.

Bende güzel anılar bırakan, eğlenceli bir seriydi Lux serisi. Herkese, her yaşa hitap etmeyebilir o konuda bir yorumda bulunamam ama okurken mutlu olduğum bir seriydi benim için.

Ayrıca Cumhuriyetimizin temellerinin atılmasında büyük bir öneme sahip olan Çanakkale şehitlerimizin ruhu şad olsun.

Şimdilik hoşçakalın..









21 yorum:

  1. Amin mekanlari cennet olsun insallah.Kitap icinde yüregine saglk :)

    YanıtlaSil
  2. Şehitlerimize rahmet diliyorum.Kitap yorumuna gelince yorumlarken kendini kaptırıp o heyecanı yansıtman çok hoşuma gidiyor.Sonra ben de heyecanlanıp bu kitabı okumalıyım diyorum.:)Emeğine sağlık..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bunu başarabildiysem ne mutlu bana o zaman, çok sevindim. Konu kitaplar olunca kendimi bir hayli kaptırdığım da doğrudur :)

      Sil
  3. ben de Kerem'den tırtıklayıp okumuş ve sevmiştim hatta o gazla o zaman çıkan bütün kitaplarını toplamıştım :D keyifli okumalar olsun :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ahaha, ne güzel :D Keşke benim de kitaplarını tırtıklayabileceğim biri olsa etrafımda. Seriyi epey uzun zamandır okuduğumdan bitince tuhaf hissettim kendimi ^-^

      Sil
  4. Çıktığı zamanlar ne kadar popülerdi. Yıllar geçti hala kapak modelini sevemedim :D Nedense serilerde sonlar oldu bittiye getiriliyor. Çiftler yazmak daha işlerine geliyor -_-

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Serinin kapaklarını ben hala sevmiyorum, ki bu konuda acayip tespitlerim var. Ama o konulara hiç girmeyelim -,- Serinin sonunu sevdim ama her şey ışık hızıyla oldu sanki, bir anlam veremedim ne ara oldu bütün bunlar.

      Sil
  5. İki üç sene okumuştum ben de bu seriyi. Garip, okurken, okuduktan hemen sonra senin gibi hissetmiş, düşünmüştüm. Fakat zaman geçtikçe sevdiklerim arasında saymamaya başladım, şimdi de hiçbir şey hissetmiyorum seriye karşı :D İçimde yer edemeyen serilerden yani Lux. Olsun, okurken keyifli zaman geçirtmişti, onu hatırlıyorum :')

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne yalan söyleyeyim ilk iki kitabı okurken içimde gram heyecan yoktu. Hatta 'ne varmış ki bu seride bu kadar' diyerek okudum kitapları. Ama yanılmıyorsam 3. kitaptan sonra olayların boyutunun değişmesiyle seriyi sevmeye başladım. Eğlenceli vakit geçirmek için okunabilecek bir seri. Ama dediğim gibi her yaşa ve herkese hitap etmeyebilir. Muhtemelen ileride ben de senin gibi düşüneceğim ^^

      Sil
  6. Böyle hissettiren serileri seviyorum. Bizi geçici süre de olsa bu dünyadan koparabiliyorlar ve hayat biraz daha güzelleşiyor :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tam da aradığım şey o durum aslında. O yüzden ara ara bu tip kitapları okumak iyi geliyor ^-^

      Sil
  7. Bende bu seriyi iki sene önce bitirmiştim zaman ne çabuk geçiyor bazı ayrıntılar uçmuş aklımdan sayende tekrar hatırlamış oldum. Sevdiğim bir young adult idi. Kate le aralarındaki ilişkiyi sevmiştim. Beşinci kitapta heyecanlı idi ama donu çok tahmin edilebilir ve klişe olduğu içim bir miktar sinir olmadım diyil oysa ben bu seriyi farklı bir yere koymuştum. Yinede okumak isteyenlere tavsiye edebileceğim iki young adult dan birisidir. Güzel yorumlamışsım ellerine sağlık :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Türünün içinde en sevdiklerimden biri bu seri. Katy ve Daemon ilişkisini ben de çok seviyorum. Zaten Katy'i bazı yönleriyle kendime yakın buluyorum. Ama gerçekten çok klişe bir sondu. En sevmediğim şey de, Katy'nin annesinin başına gelenleri çabucak kabullenmesi oldu. Son kısımlar oldu bittiye getirilmişti bana göre ama Katy Daemon ikilisi kolay kolay unutulmaz tabi :)

      Sil
    2. Eğer kitabın eleştirisini blogda yapmış olsam kesinlikle söyleyeceğim şeyden biri klişe son, oldubittiler ve hemen çözümlemek olaylar, duyguların yüzeysel anlatılması olurdu. Bu konuda paralel düşünmemiz ne güzel. Ama cidden aralarındaki elektrik çok hoştu kedicik kedicik diyip dolanıyodu ortalıkta şapşal Daemon hala hatırlarım :D

      Sil
    3. Ve o Daemon Black'ti. Bence asıl Katy Daemon'u kediciğe çevirmişti. En azından kendi konusunda :D

      Sil
    4. Çok doğru ya öyle olmuştu. Ama birçok diyaloglarını ağzım kulaklarımda okuduğumu hatırlıyorum.:D

      Sil
    5. Zaten yazarı da seviyorum ben. Harry Potter, TWD gibi dizi filmlere de atıfta bulunuyordu ara ara. Özellikle de son kitapta Harry Potter'la ilgili Katy'nin söylediği cümleler vardı. Ayrıca hoşuma gitti bu durum :)

      Sil
    6. Snein gibi bir potterhead i tavladı desene yazar :D bende hatırlıyorum o şeyleri. Hoşuma gidiyordu

      Sil
    7. Hatta bir blogu falan mı vardı neydi o zamanlar blog açmayı koyu düşündüğüm zamanlar birde bu kitabı okumuştum blog aşkım depreşmişti

      Sil
    8. Ben de bloğumu ilk açtığım zamanlar seriye başlamıştım. Ah ne günlerdi :D

      Sil