29 Ekim 2017 Pazar

Kütüphane Güncesi #7


Herkese merhaba :)  Bugün benim için gerçekten yorucu bir gündü. Öncelikle kitapların iadesi için kütüphaneye gittim. İşin üzücü yanı aldığım üç kitabın yalnız birini okumuş olmam. Ama diğer iki kitap bu aralar içinde bulunduğum ruh haline biraz uymuyordu sanırım. Dolayısıyla, ne yalan söyleyeyim, elim pek gitmedi onları okumaya. Belki ileride okurum.

29 Ekim Cumhuriyet Bayramımız Kutlu Olsun!


''Ey yükselen yeni nesil! İstikbal sizsiniz. Cumhuriyeti biz kurduk, onu yükseltecek ve yaşatacak sizsiniz.''


''Onlar, kolaylıkla anlayacaklardır ki, çürümüş bir hanedanın, halife unvanıyla başının üstünden zerre kadar uzaklaşmasına imkân kalmayacak surette muhafazasının mecburî kılan bir devlet şeklinde, cumhuriyet idaresi ilân olunsa bile, onu yaşatmak mümkün değildir.''
1927 (Nutuk II, S. 831)

25 Ekim 2017 Çarşamba

En Önemlisi de Güzellikleri Fark Edebilmek


Sanırım bloğumu ilk açtığım zamanlardan beri ilk kez kendi çektiğim bir fotoğrafla yazıma giriş yapıyorum. Mutfak penceresinden görülen manzaraya bayılıyorum. Sanırım ben genel olarak gökyüzüne bayılıyorum.

Kütüphane Güncesi #6


Bir kütüphane güncesi yazısından daha herkese merhaba :) Ama bu seferki güncemiz biraz farklı. Son sınıf olmam dolayısıyla temel dersler dışında diğer pek çok derste test çözmemiz için serbest bırakılıyoruz. Bugün de öğleden sonraki bütün derslerim bu şekildeydi. Biz de okul kütüphanesine gittik. İlk derste biraz ders çalıştıktan sonra kütüphanenin düzenlenmiş halini keşfe koyuldum ben de.

22 Ekim 2017 Pazar

Tanrı Daima Tebdil-i Kıyafet Gezer | Kitap Yorumu


Herkese merhaba :) Uzun bir zamandan sonra nihayet bir kitap yorumuyla buradayım. Yorum yazısı yazmamam tamamen, kitap okuyamamamdan ileri geliyor. Yaklaşık 3 haftadır anca yarısına gelebildiğim kitabı bugün vakit ayırıp okumamla bitirdim. Zaten akıcı bir kitap. Zaman bulabilseydim bir haftaya kalmadan rahatlıkla bitirebilirdim yani.

21 Ekim 2017 Cumartesi

10 Things I Hate About You | Film Yorumu


10 Things I Hate About You veya Türkçe tercümesiyle Senden Nefret Etmemin 10 Sebebi, rastlantı sonucu izlemeye başladığım ve keyifle izlediğim bir film oldu. Filmin ismini öncesinde duysam da içeriği hakkında bir fikrim yoktu. Hatta ağır bir dram bekliyordum desem yeridir. Ama beklentimin tam tersi yönünde, tam bir gençlik filmiyle karşılaştım.

20 Ekim 2017 Cuma

Biraz Öyle Biraz Böyle...


Şunu anladım ki iyi hissetmek için iyi düşünmek gerekli. İyi hissetmek için kötü hissettiren şeyleri hayattan çıkarmak gerekli. Sonuçta önemli olan kendi mutluluğumuz. Başkalarının kompleksleri değil. Sanırım hızlı bir giriş oldu. Ama benim için bir hayli yavaş geçen günlerden sonra bu hız gerekliydi. Geçtiğimiz günlerde çalkantılı bir ruh halinde olduğumu söylemiştim. Belki de birçok kez. Ama ufak ufak atlattım o hissi. Her şey hala dört dörtlük değil. Ama sanırım olması da gerekmiyor.

19 Ekim 2017 Perşembe

Özdemir Asaf


Özdemir Asaf şiirlerini, sözlerini muhakkak öyle ya da böyle bir yerlerde okumuşsunuzdur. Ben de okumuştum. Ama gerçekten anlamlandırarak okumamışım belli ki. Son dönemde şiirleri fazlasıyla ilgimi çekiyor. Onun şiirlerini tek bir kelimeyle niteleyecek olursam zarif derim.

17 Ekim 2017 Salı

Mum Alevi İle Oynayan Kedinin Öyküsü | Şiir Köşesi #11


i

bir mum yanıyordu bir evin bir odasında.
o evde bir de kedi vardı
geceler indiğinde kendi havasında
mum yanar, kedi de oynardı.

15 Ekim 2017 Pazar

Kitap Alışverişi #26


Herkese merhaba :)  Yine hemen hemen her kitap alışverişi yazımın başında belirttiğim gibi yine kitap alışverişi yapmak aklımda yoktu. Zaten kitap almama konusunda bir nevi diyetteydim ama kitap satılan bir ortama girdiğimde olaylar benden bağımsız gelişiyor ve sonunda elimde bir poşetle oradan ayrılıyorum. Durum yine aynı. Ama memnunum.

14 Ekim 2017 Cumartesi

Titanik | Film Yorumu


Herkese merhaba :)  Titanik'i duymayan, bilmeyen yoktur muhtemelen. Uzun zamandır izlemek istediğim ancak süresinin uzun olmasından dolayı vakit bulup da izleyemediğim bir filmdi benim için. Ama bu hafta içinde tesadüf eseri çok tatlı küçük bir kızın filmin de şarkısı olan My Heart Will Go On'u söylediği videoya rastgeldim. (TIK TIK) Sonrasında da şarkının orijinalini dinlemeden duramadım. Hatta hala dinliyorum :) Dolayısıyla artık filmini de izlemenin vaktinin geldiğini düşünerek filmi izledim. Film bittiğinde anladım ki, aslında o kadar da uzun bir film değilmiş. En azından filmi izlerken süresinin farkına varmadım bile.

7 Ekim 2017 Cumartesi

Mıknatıs Etkisi


Herkese merhaba. Bu aralar fazla durgunum, hem de rahatsızlık verecek kadar fazla. Sanki her şey üst üste geliyor, talihsizlikleri kendi üzerime çekiyor gibi hissediyordum. Belki de bunlar incir çekirdeğini doldurmayacak mevzulardır ama yaşarken insan öyle hissetmiyor malesef. Ama oturup sakin kafayla düşününce aslında her şeyin düşüncelerimde başlayıp düşüncelerimde bittiğini fark ettim. Yani sorunun temelini kısmen doğru düşünmüşüm. Başıma gelenler bir nevi mıknatıs etkisindeymiş ama tam olarak benim düşündüğüm gibi değil. Olumsuz düşündüğüm için olayların sadece olumsuz tarafını gördüğümü fark ettim. Kilit nokta bir an durup nefes alabilmekmiş oysa.

6 Ekim 2017 Cuma

The Library | (Kısa) Film Yorumu


Herkese merhaba :)  Haftada bir kere de olsa film akşamı yapmak gibi bir isteğim vardı. Ama bu akşam için ne izleyeceğime karar verememiştim. Tam bu esnada Fighting! bloğunun film yorumu yazısına denk geldim. Benim için hoş bir tesadüf oldu bu durum. Çünkü filmi gerçekten çok beğendim.

4 Ekim 2017 Çarşamba

Kütüphane Güncesi #5


Bir kütüphane güncesinden daha herkese merhaba :) Fark ettim de şu kütüphane ziyaretlerini belli bir düzene oturtmuşum. Yazdan beri her ay düzenli olarak bir tane kütüphane ziyareti yazısı yazıyorum. İnşallah kendi kendime nazar değdirmem de bu düzen böyle sürer gider.

1 Ekim 2017 Pazar

Paris ve Londra'da Beş Parasız | Kitap Yorumu


Herkese merhaba :)  Aya bir kitap yorumuyla, daha da iyisi etkileyici ve beğendiğim bir kitabın yorumuyla başlamak çok güzel oldu benim için. Kitabı uzun bir süreçte okudum. Hatta eylül ayının büyük bir kısmını Paris ve Londra'da Beş Parasız'ı okumakla, pardon okuyamamakla geçirdim. Ama kitabı elime aldığım her seferinde hikayesi akıp gitti. Paris ve Londra'da Beş Parasız yazarın 1984 veya Hayvan Çiftliği isimli kitapları kadar bilinen bir kitap değil. Ama hikayesinin tesiri, yazarın vermek istediği mesaj yine aynı çarpıcılıkta.

Favoriler | Eylül 2017


Herkese merhaba :)  Öyle veya böyle koskocaman bir yazı bitirdik. Yaz ne ara geldi de geçti gerçekten anlayamadım. Zaman çok hızlı geçmiyor mu sizce de? Havalar da yavaş yavaş serinlemeye başladı. Aslında en sevdiğim mevsim sonbahar benim. Ne çok sıcak, ne çok soğuk. En ideali bence. Kitap okumak için de en ideal mevsim. Tabi zaman bulabilene. Benimse boş zamanım olsa bile elim kitaplara gitmiyor. Zaten genel olarak hiçbir şey yapmak istemiyorum şu sıralar. Bir bıkkınlık hali hakim üzerimde. Kafam da karman çorman. Bir de üstüne bir kırgınlık var üzerimde, hafif baş ağrıları da cabası. Sanırım hafiften şifayı kaptım kapıcam gibi. Neyse, bunları boşverip benim için çok da dolu geçmeyen Eylül ayına beraberce göz atalım bakalım.