26 Mart 2017 Pazar

Sevdiğiniz 6 Seri | Pazar 6'lısı


Bir hafta rötarlı da olsa bir Pazar 6'lısından daha herkese merhaba :) Geçtiğimiz Pazar etkinliğe katılamadım malesef. Ama bu hafta hem zamanım, hem de etkinlik için gereken heyecanım fazlasıyla var. Haydi başlayalım listelemeye o zaman. 

25 Mart 2017 Cumartesi

The Pianist | Film Yorumu #31


Herkese merhaba. Piyanist gerçekten uzun süredir izlemeyi istediğim ama bir türlü fırsat bulup da izleyemediğim bir filmdi. İkinci Dünya Savaşı'nı konu alan filmleri izlerken olduğu gibi yine boğazımda büyük bir yumruyla filmi izledim. Yaşananların gerçek olmamasını umdum. Çünkü böyle bir vahşetin, böyle bir zulmün, bu denli vicdansızca katledilmiş insanların gerçekten var olmasını kabullenemedim. Belki de kabullenmek istemedim. Zaten hala daha filmin etkisinden çıkabilmiş değilim. 

Güzel Bir Gün #1


Herkese merhaba. Bu aralar havalar ne güzel gidiyor değil mi? Aman nazar değmesin diyelim. Tam da bu zamanları seviyorum ben aslında. Ne çok sıcak, ne de soğuk. Tam kıvamında.
Bugün kitap teslimi yapmak için kütüphaneye gitmem gerekiyordu. Hazır oraya kadar gitmişken kitap fuarına da uğramasam olmazdı herhalde. Zaten Atatürk İl Halk Kütüphanesi'nin tam karşısında kalıyor fuarın yapıldığı yer. Ege Üniversitesi Atatürk Kültür Merkezi'nde. 

24 Mart 2017 Cuma

Son Umut | Film Yorumu #30


Herkese merhaba. Uzun ve sınavlarla dolu yorucu bir haftanın ardından yine sizlerleyim çok şükür ki. Bu hafta ders çalışmak dışında zaman bulabildiğim hiçbir şey yoktu hemen hemen. Tabii, uyuyakalmalarımı saymazsak. Aman canım neyse, konumuz bu değil nasılsa.
Normalde film izlemek şöyle dursun, kitap okumaya bile zamanım olmadı hafta içinde ama geçtiğimiz günlerde öğleden sonraki derslerimiz boş olduğu için konferans salonunda birkaç sınıf film izledik. Zaten o da ayrı muammaydı da neyse. 

18 Mart 2017 Cumartesi

Direniş (Lux #5) | Kitap Yorumu


Veee bir serinin daha sonuna geldik. Lux serisini okumak benim için gerçekten uzun ve keyifli bir maratondu. Kendimi gerçekten farklı hissediyorum. Belki klişenin klişesi, belki de ergence, belki öyle belki böyle. Nasılsa nasıl, orasını bilemem ama benim için anlamı olan bir seriydi Lux serisi. Karakterlerinde kendimi bulduğum, okurken beni mutlu eden bir seriydi. O yüzden bittiğine inanamıyorum ya işte. Vay bee..

17 Mart 2017 Cuma

Sevgi..


Sevgi neydi? 
Sevgi iyilikti, dostluktu, 
sevgi emekti..

Siz Aşk'tan N'anlarsınız Bayım? | Şiir Köşesi #2


Çok şey öğrendim geçen üç yıl boyunca
Alt katında uyumayı bir ranzanın
Üst katında çocukluğum...
Kâğıttan gemiler yaptım kalbimden
Ki hiçbiri karşıya ulaşmazdı.
Aşk diyorsunuz,
Limanı olanın aşkı olmaz ki bayım!

12 Mart 2017 Pazar

Pazar 6'lısı | Dünya Kadınlar Gününe Özel


Bir Pazar 6'lısından daha herkese merhaba. Bu haftanın konusunu da çok sevdim. Dünya Kadınlar Gününe özel bir yazı olacak bu haftaki yazımız. Aslında Periodic Library bu konuda herhangi bir sınırlama getirmemiş ama ben sevdiğim 6 kadın yazar hakkında bir yazı yazacağım. Çünkü zaten önceden Favori Kadın Karakterlerim başlığı altında Cumartesi İlk Beş yazısı yazmışım. ( Hala okumadıysanız TIK TIK )
Neyse, yazımıza başlayalım o zaman. :)

11 Mart 2017 Cumartesi

Ağlamak İçin Gözden Yaş Mı Akmalı? | Şiir Köşesi #1


Herkese merhaba. Aklıma çok da farklı olmayan ama çok da güzel bir fikir geldi. Şiir köşesi yapalım mı? Yani böyle ara ara bir şiir paylaşalım. Böylece hem bildiğimiz şiirleri anımsamış oluruz, hem de yeni şiirler keşfederiz, belli mi olur? Ödev olarak verildiği için, yani bir anlamda zorlama olduğu için, şiir bulma konusunda bir hayli isteksizdim ama yeni şiirler okudukça şiiri sevmeye başladım. Oysa ne güzel şeymiş şiir. Nasıl da kıymetini bilememişim..
Bu şiiri belki bir çoğunuz zaten biliyordur. Benim de sevdiğim bir şiirdi aslında. Sevgili Şule Uzundere 'nin  (Şule ablaya sevgiler ^^) önerisiyle şiiri anımsamış oldum ben de.

9 Mart 2017 Perşembe

Şeker Portakalı | Kitap Yorumu

Herkese merhaba. :)
Bu sefer benim için çok özel olan bir kitabın yorumuyla buradayım. Şeker Portakalı'nı ilk okuyuşum değildi bu. İlk kez küçükken okumuştum kitabı. Sonrasında da bundan 2-3 yıl öncesinde seri halinde art arda okumuştum kitapları, çok da severek. (Şeker Portakalı - Güneşi Uyandıralım - Delifişek) Laf aramızda, en çok da ilk kitabı seviyorum seride. Zeze'nin çocukluğunu okumak daha büyülü geliyor bana, daha masum. Geçtiğimiz haftasonu kardeşim sayesinde uzun zamandan sonra ilk kez kütüphaneye gitme fırsatım oldu. Rafların arasında dolaşmayı, kitaplara dokunmayı, hatta kararsız kalıp ne okuyacağımı şaşırmayı bile öyle çok özlemişim ki. Bazı insanlar kütüphaneleri pek sevmiyorlar. Sonuçta kitaplar bizim olmuyor, kitaplar eskimiş oluyor. Ama ben seviyorum orayı. Orada vakit geçirmeyi. Bu sefer de, kitap gördüğüm her seferinde olduğu gibi, kendimi kaybettim. Zamanın nasıl geçtiğini anlayamadım bile. Hem bu sefer kütüphanenin içini de yeniden düzenlemişlerdi. Yani rafların düzeni, kitapların sıralanışı falan farklıydı. Orayı çözmekle de uğraştım biraz. Ne okuyacağıma karar vermekte de bir hayli zorlandım. Ama sonra rafların arasından Şeker Portakalı gülümsedi bana. Ben de 'neden olmasın' dedim. İyiki de yeniden okumuşum. Ne çok özlemişim küçük Zeze'yi.

7 Mart 2017 Salı

Yağmur Taneleri | Garip Bir Yazı Denemesi


Herkese merhaba. Bu sefer farklı bir yazıyla buradayım. Aslında bunu sizinle de paylaşıp paylaşmama konusunda bir hayli kararsızım. Belki gereksiz gelebilir, belki başarısız da gelebilir size, sonucunu bilmiyorum ama yine de paylaşmak istiyorum yazdığım öykümsü deneme yazısını. 
Arada böyle bir şeyler yazmak iyi geliyor. Bu sefer ki de çok ani oldu. Aslında sadece Türkçe deneme testi çözüyordum ve sonra bam, yazımı yazmaya başladım. Sonra da nedensizce paylaşmak istedim. Arada böyle anlık isteklerim olabiliyor işte. Umarım siz de severek okursunuz. Belki biraz karamsardır, belki de acemice. Zaten spontane gelişen bir yazı. Hem amacı övgü almak da değil, sadece paylaşılmak. İyi okumalar. :)

5 Mart 2017 Pazar

Harry Potter ve Lanetli Çocuk | Kitap Yorumu


Kendimi tutayım dedim. Dur İlkay ne acelen var, az daha bekle dedim. Ama duramadım işte. Tutamadım kendimi. Ve aslında ne yazacağımı bile bilmediğim bir yorum yazısını yazıyorum şimdi. Cümlenin garipliğine rağmen, bence olayı anladınız siz.
Kitabın çıkacağını duyduğumda kelimenin tam anlamıyla duygu karmaşası yaşamıştım. Ne hissedeceğimi bile bilememiştim bir an için. Sonra kitap hakkındaki detayları öğrenince hem kitabı okumak istedim, hem de okumamak. Sonuçta Harry Potter serisi bir efsane benim için. Ve yıllar sonra çıkan bir kitabın buna leke sürmesine izin veremezdim. Zaten öyle bir şey olamaz da işte işin hayal kırıklığı kısmı var bir de.
O yüzden de kitabı alıp almama konusunda bir hayli kararsızdım. Geçtiğimiz günlerde şans eseri kitabı kütüphanede bulunca da aldım tabi.

Pazar 6'lısı | Kitap Adlarını Kitap Kurtları İle Değiştiriyoruz


Haftanın son gününden herkese merhaba :) Bu ayın temalarını görür görmez yazımı yazmaya başladım. Şu Pazar 6'lılarını gerçekten çok sevdim ben ya. Bu ayın temaları da birbirinden güzel. Göz atmak için TIK TIK  Neyse lafı fazla uzatmadan bu haftanın yazısına geçelim bakalım.
Bu haftanın konusu kitap isimlerini kitap kurtları şeklinde değiştirmek. Oldukça farklı ve eğlenceli olacağa benziyor.

4 Mart 2017 Cumartesi

Uyarlamaca | Mim #7


Herkese merhaba. Yaklaşık 2 haftadır bu mimi yapmayı elimde olmayan sebeplerden ötürü erteliyorum. Ama sonunda fırsat bulur bulmaz bu güzel mim yazısını yazmaya koyuldum işte. Öncelikle beni bu güzel mime davet eden Yorum Atölyesi ve Kağıt Salıncak'a çoook teşekkür ederim. Hadi sorulara geçelim o zaman..

2 Mart 2017 Perşembe

La La Land | Film Yorumu #29


Herkese merhaba. Bu aralar canım hiçbir şey yapmak istemiyor. Çabucak her şeyden sıkılıveriyorum. Kafa dağıtmak adına film izlemeye karar verdim ve yine anlık bir seçimle Oscar töreninde olay yaratan film La La Land'ı izlemeye karar verdim. 
Zaten belki olayı biliyorsunuzdur. İlk olarak 6 ödül kazanan La La Land en iyi film olarak duyuruldu ancak sonrasında hata yapıldığı açıklanarak ödülü Moonlight filmine verdiler. Düşünsenize ne kadar da kötü bir şey. Sonuçta o kadar sevincin, tantananın üstüne hata yaptıklarını açıklıyorlar.
Bunun yanı sıra Emma Stone da en iyi kadın oyuncu ödülünü aldı. Bence bu ödülü fazlasıyla hak etti de.
Tam da aradığım ayarda bir film bulmak da ayrıca bir şanstı benim için. Filmi hiç sıkılmadan, zamanı bile fark etmeden izledim.