25 Ocak 2018 Perşembe

Ah'lar Ağacı | Kitap Yorumu


Herkese merhaba :) Didem Madak'ı ne kadar çok sevdiğimi bloğumu takip ediyorsanız muhtemelen biliyorsunuzdur. Buraya ekleyemeyeceğim kadar fazla yazımda ondan bahsetmişim. Onun şiirlerine internet üzerinden de rahatlıkla ulaşabiliyordum ama elimde onun şiirlerinin somut bir kopyası olmasını, şiirlerini kitap halinde elimde bulundurmayı bayadır istiyordum. Son kitap alışverişimde de Ah'lar Ağacı'nı almıştım zaten. İyi ki de almışım diyorum. Hatta keşke diğer iki şiir kitabı da elimde bulunsa da onları da altını çize çize, gerekirse yine iki göz iki çeşme okusam.


''Ama yazgısını yaldızlı çokomel kağıtları gibi,
Tırnaklarıyla düzeltemiyor insan.
Yıllarca biriktirdim
rengarenk çokomel kağıtlarını kitap aralarında.''


Şiir yazdığımı da biliyorsunuzdur belki. Özellikle de bu ay ilham perileri beni yalnız bırakmadı. Tabii bu işin şakası. Yani şiir yazma konusunda iyi olduğumu iddia etmiyorum. Zaten böyle bir amacım da olmuyor şiir yazarken. Daha çok rahatlamak adına yazıyorum diyelim. Daha önceden sinirlendiğimde, üzgün olduğumda veya sevinçli olduğumda, kısacası herhangi bir duyguyu aşırı boyutta yaşadığımda müzik dinlerdim. Hatta özel olarak dinlediğim bir şarkım da vardı. ( Alexander Rybak - "Europe's Skies" ) Müzik dinlemeyi bırakmadım tabi ama ondan daha etkili bir formülüm var şimdi. Bir şeyler yazıyorum. Burada paylaştığım veya paylaşmadığım şeyler. Onları burada paylaşmayı daha çok seviyorum ama. Çünkü adı üstünde, burası benim 'Kağıttan Dünyam.' Bu ismi sadece bloğumda kitaplara da yer verdiğim için seçtiğimi düşündüyseniz çok fena yanılmışsınız :)

Neyse, konumuz bu değil, değil mi? Ah'lar Ağacı'nı bir sürü bir sürü bir sürü duyguyu aynı anda hissederek okudum. İçindeki şiirleri, sevdiğim yerleri tekrar tekrar okudum ve tekrar tekrar okuyacağım da. Bir keresinde Didem Madak'ın bir sözüne denk gelmiştim. O sözünü bulamadım şimdi. Bulamadığım, size de aynen nakledemeyeceğim için de çok üzgünüm. Bir cadı olduğunu ve büyüsünün de şiir olduğunu söylüyordu. Ve verdiği röportajda bu sözleri yerine, onun hakkında daha az önemli şeylerden bahsedildiği için -misal hukuk fakültesinde okumasından- hoşnut olmadığını söylüyordu. Veya böyle bir şeyler işte. Dedim ya, aynen aktaramadığım için üzgünüm. Ama bunu size de söylemeseydim yazım eksik kalırdı benim için. Çünkü Didem Madak da  farklı bir şeyler var. Varmış. Keşke hala var olsaydı. Mekanı cennet olsun. 

Onunla geç tanıştım kabul. Ama ben de gencim. Yani bir anlamda tam vaktinde tanıştım. Yoksa onu anlayamazdım. Belki hala daha anlayamamışımdır. Çünkü o kendi duygularıyla, yani yaşamı boyunca başına gelenlerle, şiir yazarken gördüğü imgeleri birleştirmiş bence. Ama bence diyorum. Çünkü şiirleri hem çok yakın, hem çok uzak. Ama şiirin güzelliği de bu değil mi? İnsan şiir okurken başka insanlarla aynı duyguları paylaşmak durumunda değil. Özellikle de aynı tornadan çıkmış gibi yaşamamız gerektiğini düşünen koca bir güruh, belki medya, belki daha başka faktörler varken, şiir farklı olduğumuzu hatırlatan çok güzel bir uyarıcı bence. 

Benim şiiri sevmem de Didem Madak'la başladı. Öncesinde serbest nazımla yazılmış şiire de pek aşina değildim. Daha doğrusu öncesinde okuduğum hiçbir şiir -o şiiri beğensem bile- beni onun şiirleri kadar içine çekememişti. Ama şimdi, her şiirin farklı bir hikayesi olduğunu düşünüyorum. Çünkü insanlar hissetmeden yazamaz. Hiçbir şey hissetmediğini söyleyen biri bile, bir şey hissetmediğini düşünürken bir şeyler hisseder aslında. Bir de şu ölçü, uyak mevzusu gözümü korkutuyordu. Evet, şimdi komik geliyor bana bu durum. Şiir yazmanın korkutucu olduğunu düşünürdüm. Çünkü ilkokulda bile şiir yazdırılırken öğrencilere belli kurallar çerçevesinde yazması söylenir. Ben dayatmaları sevmiyorum. Hem dayatmalara dayanan bir şiir ne kadar özgür olabilir ki? Peki, özgür olmayan bir şey ne kadar güzel olabilir? İşte böyle. Şimdi sadece canım istediği için, kendim için yazıyorum. Güzel veya değil orasını bilemem. Ama yazıyorum. Ve muhtemelen de yazmaya devam edeceğim. Çünkü yaşıyorum.


''Bir zamanlar kendimi
Bulunmaz Hint kumaşı sanmıştım.
Kaç metredir benim yokluğum?
Benden daha çok var sanmıştım.
Benim yokluğumdan dünyaya
Bir elbise çıkar sanmıştım.
Dünyanın çıplaklığına bakmaya utanmadan
Sonunda ben de alıştım.
Ah.. dedim sonra,
Ah!''


İşte böyle. Kitap hakkında, içindeki şiirler hakkında söyleyeceğim bir ton şey olmasına rağmen aklıma yazacak başka bir şey gelmiyor. Ama bence okuyun. Yani Didem Madak şiirlerini bence muhakkak okuyun. Kendinizden bir şeyler bulacağınıza eminim. 
Bu yazımda kendimden biraz fazla bahsettiğimin de farkındayım. Ama duramadım o an işte :)

Şimdilik hoşçakalın. Musmutlu, güzel günler :)








22 yorum:

  1. O kadar içten bir yazı olmuş ki duygularımı aktarmakta acizim. Gerçekten çok güzel anlatmışsın. Şahsına münhasır bir tarzin var. Yazilarini okumayi cok seviyorum. Bu zamana kadar hiç şiir kitabı alıp okumadim. Eğer bu kitabi alip okur isem seni kesinlikle bilgilendireceğim. Her şey için çok teşekkür ederim. Saygılarımla. Vesselam...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Öncelikle çok teşekkür ederim. Asıl ben böyle bir yorumun üstüne nasıl bir yorum yapabilirim ki? :) Umarım siz de severek okursunuz. Şimdiden iyi okumalar o zaman :)

      Sil
  2. Ay çok güzel bir yazı <3 Bayıldım. Didem Madak'ı ben ilk defa bir dergide görmüştüm geçen sene sonra da senin blogunda rastladım. Enteresan bir şekilde üst üste geldi. Şimdi şiir kitabını ben de alacağım.
    Ayrıca zaten insan kendi için yazdığında güzel bir şeyler ortaya çıkıyor. Ne zamanki biri için, bir şey için yazsam kötü yazıyorum. Ve evet. Ben de bir kalıba sokulmayı hiç sevmiyorum. Özgür olmalıyım yazarken. Ne zamanki yazarken kendim keyif alıyorsam o zaman o iş oluyor. Bence sen de güzel yazmışsın. Sadece duygularını ifade etmeye devam et:)) İyi bir başlangıç yapmışsın:))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Zaten her şeyde öyle değil midir? Belli bir kalıba sokulmaya çalışıldığımızda o kalıbın etrafında dolanır dururuz. O yüzden en iyisi akışına bırakmak gibi :) Onu böyle hoş bir tesadüfle tanımanız da ayrıca hoş olmuş :) Sevdiğim şeyleri başkaları da sevince istemsizce mutlu oluyorum. İyi okumalar :)

      Sil
    2. Bir de blogunu çok sevdiğin belli oluyor. Enerjisi yansıyor yani.

      Sil
    3. Buna sevindim :) Bloğumu ilk açtığımda -aşırı bilgisizken- bile böyle yazardım. Bir nevi iç dökme benimkisi. Sonra ziyaretçilerim arttıkça sohbet etmeye evrildi tüm bunlar. O yüzden bloğum da benim dostum gibi. İçimden gelenleri anlatabildiğim :)

      Sil
  3. O kadar samimi anlatmışsın ki insanın kitabı alıp okuyası geliyor. Kendinden birşeyler katman olumlu bir hava estiriyor. Kalemine,yüreğine sağlık:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yazımın böyle hissettirmesine gerçekten çok sevindim. Güzel yorumunuz için teşekkür ederim, sevgiler :)

      Sil
  4. Yazını okuduktan sonra kitabınalmak şart oldu :))
    Duygılarını,anlatışını,kalemini çok seviyorum..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben de böyle güzel yorumları okumayı çok seviyorum :) Umarım siz de severek okursunuz şiirleri. Sevgiler :)

      Sil
  5. süperdir , ve sanırım en sevdiğim de budur :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Benim de en sevdiğim şiirleri bu kitabın içinde yer alıyordu ama bu durum gözümü diğer şiir kitaplarına dikmeme de engel değil :D

      Sil
  6. Didem Madak, hüznüyle şiirlerindeki gerçek hikayeleriyle var ol muhteşem bir şairdir. Çağrışım ve paylaşım adına teşekkürler:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gerçekten de muhteşem bir şair. Aynı şiirin içine hem gözyaşlarını hem de gülücüklerini sığdırabilmek herkesin harcı olmasa gerek. Laf aramızda, onu bu yüzden kıskanıyorum bile :) Ama iyi ki yazmış, iyi ki onları birilerine okutmuş ve iyi ki onları şu an bizler de okuyabiliyoruz. Yorumunuz için teşekkür ederim ayrıca :)

      Sil
  7. Bence de hep yaz :). Hiçbir şey alıkoymasın seni yazmaktan.
    Didem Madak'ın tüm kitaplarını okudum ve en sevdiğim şairler arasında ki çok şiir okumayan bir insanım. Bu adar aramızdan erken ayrılması çok acı :(.

    Bu arada mimlendin :).

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben de şiir çok okumazdım. Şiir konusundaki düşüncelerimin miladı Didem Madak şiirlerini okumam oldu diyebilirim :) Ve evet, şiirlerini okurken hüzünlendiğim bir başka konu da buydu. Sanırım biraz da onu gerçekten hiç göremeyecek olmam, tanışamayacak olmam üzdü beni. Ama onun şiirleriyle tanıştığım için mutluyum :)

      Veee hemen bakıyorum, teşekkür ederim :)

      Sil
  8. Diğer kitaplarını da okudum ama benim de en sevdiğim Ah'lar Ağacı oldu hatta en sevdiğim şiiri de hala o :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ah'lar Ağacı benim de en sevdiğim şiiri sanırım. Bu konuda karar vermem biraz zor :)

      Sil
  9. Sen bu şairi iyi sevdin :-)

    YanıtlaSil
  10. Uzun süredir yazıyor olsam da, belli başlı şairlerden öteye geçip farklı yazarlara göz atmadığımı itiraf ediyorum. Ama yakın zamanda aldığım bir karar ile bu eksikliğimi gidermek niyetindeyim.Bu konu da araştırma yaparken pek çok yerde Didem Madak'a rastladım. İlk kitap alışverişimde almak istiyorum. Yazınızı çok beğendim. Bloglarıma beklerim.
    Kitaplar için; https://okurixx.blogspot.com.tr
    Şiirler için; https://yazmak-asktir.blogspot.com.tr/2018/02/aryorum.html

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Beğenmenize çok sevindim. Didem Madak şiirlerini gerçekten çok severim. En sevdiğim şiirleri de Ah'lar Ağacı isimli kitabından derlenmiş, umarım siz de beğenirsiniz. İyi okumalar :)

      Sil