2 Ocak 2018 Salı

Bulantı | Kitap Yorumu


Yılın ilk yazısından herkese merhaba :) Öncelikle hepinize musmutlu, harika bir yıl dilerim. Aslına bakarsınız yeni yıla dair hayatımda değişen tek şey, bundan böyle tarih yazarken yıl kısmındaki 7 rakamı yerine 8 yazıyor olmam ama daha çok başındayız yılın umarım güzel bir yıl olur bu yıl.
Neyse, yılın ilk yazısının kitap yorumu olması da ayrıca güzel oldu bence, ne dersiniz? Bulantı geçen yıldan beri okumak istediğim kitaplardan biriydi. Hatta her kitap siparişimde sepete ekleyip ekleyip çıkarmışlığım vardır. Son kütüphane ziyaretimde kitabı görmem üzerine de hemen aldım dolayısıyla.  Çevremde kitabı okuyan birkaç kişi vardı. Ortak yorumlarıysa, kitabın onlara verdiği bunaltı hissiydi. Aslına bakarsanız kitabı hemen hemen yarılayana kadar yorumda bulunanların abarttığını düşünmüştüm. Ama bir yerden sonra gerçekten bunalıyorsunuz. Ne gariptir ki, bu bunaltı hissini sevdim ben. Garip ama güzel.


''Varoluş, insanın sıyrılamadığı bir doluluktur.''


Bulantı, 20. yüzyıl düşünürlerinden Jean Paul Sartre'ın ilk romanı. İlk romanı olmasına rağmen oldukça başarılı bir roman edebi anlamda. Ama şöyle de bir şey var ki, kitabı ha deyip de okuyamıyorsunuz. Yani kitabı okumak için - bence - okuma alışkanlığı olan biri olmalısınız. Yoksa mümkünatı yok bitmez. Ama bu noktada ''bence'' dediğim kısmın altını çiziyorum. Bu benim şahsi düşüncem neticede. İsteyen istediği kitabı okumakta serbest sonuçta.

Roman günlük biçiminde yazılmış. Yani bölümleri kısmen kısa diyebiliriz. Bu da kitabı bitirirken kendime hedefler koymamı ve dolayısıyla kitabı çabuk bitirmemi sağladı. Bu günlükler, Roquentin’in dünya karşısında duyduğu tiksintiyi anlatıyor. Bu tiksinti öyle bir hal alıyor ki, yalnızca dış dünyayı değil  Roquentin’in kendisini de kapsıyor. Zaten kitap boyunca da  Roquentin’in varoluşu sorgulamasını okuyoruz. Bu sorgulama kimi yerlerde baya derinleşiyordu. İster istemez insanı düşünmeye iten bir kitap Bulantı.

Kitaba genel olarak karamsar bir hava hakim olsa da okurken zevk aldığım bir kitap oldu benim. Ama başta da belirttiğim gibi sindirmesi biraz zor bir kitap. Kitabın ana karakteri  Roquentin de zor bir karakter zaten. Aslına bakarsanız  Roquentin'i, Genç Werther'in Acıları'ndaki Werther'e benzettim biraz. Gerçi o kitabı da tam olarak hatırlamıyorum ama şöyle söyleyeyim, iki kitabı okurken de hemen hemen aynı duyguları hissettim. Garip bir iç kararması oluştu bende. Ama buna rağmen ilgiyle okudum iki kitabı da.

Eğer kitabı okumak aklınızdaysa veya felsefi konulara ilginiz varsa önerebileceğim bir kitap Bulantı. Şimdilik hoşçakalın. Musmutlu, güzel günler :)



ALINTILAR

''Hayatımla ilgili olarak bildiğim her şeyi, kitaplardan öğrendim gibime geliyor.''


''Anlamıyorum Tanrım, hepsi birden aynı şeyi düşünmeye neden bu kadar önem veriyorlar. Balık gözlü, içedönük görünen, uzlaşamayacakları bir insan geçmeyegörsün aralarından, başları çevriliyor hemen.''


''Ben geçmişimi nerede saklayacağım? Geçmişinizi cebinizde saklayamazsınız. Onu koyacak bir eviniz olmalı. Gövdemden başka bir şeyim yok benim. Yapayalnız bir adam, salt gövdesiyle anıları durdurup saklayamaz. Anılar üzerinden geçip gider onun. Ama yakınmamalıyım. Çünkü özgür olmaktan başka bir şey istememiştim. 


"Yalnızım. insanların çoğu evlerine gitti; radyo dinleyerek akşam gazetelerini okuyorlar. Sona eren pazar günü, ağızlarında bir kül tadı bırakmıştır. Daha şimdiden pazartesiyi düşünüyorlar. Ama benim için ne pazartesi ne de pazar var. Günler ite kaka sürüyor birbirlerini, sonra ansızın bunun gibi bir parıltı ortaya çıkıyor.'" 


''Biliyorum. Bana tutku verecek herhangi bir şeye ya da kimseye rastlamayacağımı biliyorum. Birisini sevmeye kalkışmak, önemli bir işe girişmek gibidir, bilirsin. Enerji, kendini veriş, körlük ister. Hatta başlangıçta bir uçurumun üzerinden sıçramanın gerektiği bir an vardır. Düşünmeye kalkarsa atlayamaz insan. Bundan böyle artık bu gerekli sıçrayışı yapamayacağımı biliyorum.''


''Issız bir adada olsaydınız yazar mıydınız? İnsan hep başkaları okusun diye yazmaz mı?''


"Yaşarken başımızdan hiçbir şey geçmez. Dekorlar değişir, kişiler girer çıkar yalnız. Başlangıçlar da yoktur ; günler anlamsız bir biçimde birbirine eklenir durur; sonu gelmez, tekdüze bir ekleniştir bu. Ara sıra şöyle bir hesap yapılır : "İşte üç yıldır yolculuk yapıyorum. Bouville'e geleli üç yıl oldu." denir. Başlangıç olmadığı gibi, son da yoktur. Bir kadın, bir dost, bir kent, bir kerede terk edilemez. Hepsi birbirine benzer zaten.."


''Kimi zaman hızlı, kimi zaman yavaş bir şeyler akıyor içimde; dokunmuyorum , bırakıyorum gitsin. Sözcüklere bağlanamadığım için düşüncelerim çoğu zaman karma karışık. Belirsiz ve hoş şekiller halinde ortaya çıkıyor, sonra kayboluyorlar, hemen unutuyorum onları.''










16 yorum:

  1. Yeni yıla bir kitap yorumuyla başlaman güzel olmuş.Bu kitap listemde vardı. Sen de güzel yorumlamışsın. Emeğine sağlık:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sizin de yorumunuza sağlık :) Umarım siz de beğenirsiniz kitabı.

      Sil
  2. Bu kitaba dün sen yorum girdiğin saatlerde başladım. Akşam bir dnr alışverişim oldu, bu kitap kış okuma hedeflerimden biri. Dnr da indirimli popüler kitapların arasında görünce de şaşırdım açıkçası :)

    YanıtlaSil
  3. İlk senden duydum bu kitabı güzel gibi:)) alışveriş listeme ekleyeyim. Teşekkürler:))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Felsefi bir kitap olduğu için okuması yer yer zor olan bir kitap. Ama ben beğendim. Umarım sen de beğenirsin, iyi okumalar :)

      Sil
  4. Okumak istediğim bir kitapla yıla başlamışsııın :D Umarım ben de okurum bu yıl :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Umarım bunu ve daha nicelerini okursun :))

      Sil
  5. O hissi merak ettim. İlk karşıma çıktığı an alıp okuyacağım. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İnsanın içine karamsarlık veren bir kitap. En azından kitabı okurken ben öyle hissetmiştim. Ama cümlelerin doluluğu kitabı okumak için istek veriyor. Umarım beğenirsiniz, iyi okumalar :)

      Sil
  6. Bu kitapla ilgili şöyle bir anım var benim: Ortaokuldayken bu kitabı Türkçe öğretmenime hediye etmeyi düşünüyordum ama daha sonra başka bir varlığı hediye etmeye karar verdim. Bu yüzden kitap hala elimde. :) Normalde okumayı düşünmüyordum ama yorumundan sonra şüphede kaldım. :) Alıntılar da gayet ilgi çekici duruyor. :) Yıl için gayet güzel bir başlangıç yazısı oldu, kalemine sağlık! ^_^

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yıla bir kitap yorumuyla başlamak, bir de üstüne beğendiğim bir kitabın yorumuyla başlamak benim için de çok güzel oldu. Hani yıla nasıl başlarsan öyle geçer derler ya, onun doğru olmasını en azından bu konu için umuyorum :) Öğretmenine hediye ettiğin kitabı da merak ettim şimdi :D

      Sil
    2. İlkay Özgür,
      Ne hediye ettiğimi hatırlamıyorum maalesef. :D Sadece işin Bulantı kısmı aklımda kalmış. :)

      Sil
    3. O zaman kitaba bir ara şans verebilirsin sen de :)

      Sil
  7. Yeraltından Notlar'ı okudun mu? Bulantı'yı okumadım ama ana karakter bana Yeraltından Notlar'ın karakterini çağrıştırdı.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aslında Yeraltından Notlar'a başladım geçtiğimiz aylarda ama baştan başlamak istiyorum. Gürültülü bir ortamda okumak için baya uğraşmıştım ama anlayamamıştım o an kitabı. Ondan bıraktım. Ama yakın süreçte okumak istiyorum :)

      Sil