29 Ocak 2018 Pazartesi

Dünya Saçmalıklarla Dolu Bir Yer


Herkese merhaba :) Uzun zamandır sohbet tarzında bir yazı yazmamıştım. Daha doğrusu yazdıysam da yazım düşünce ağırlıklı olmaktan ziyade muhtemelen iç dökmelerimden ibaret olmuştur. 

Dünya bazen gerçekten saçmalıklarla dolu bir yer gibi geliyor bana. Ama bu konuda derine girmeyeceğim, yoksa çıkamayız. Ama bakın, geçen gün bir fragmana denk geldim televizyonda. Bahsedeceğim programı izleyen veya izleyecek olanlar olabilir. Bakın hiçbir şey demiyorum. Muhtemelen izleyecek olanlar da ne kadar saçma olduğunu düşünecek. Tabii muhtemelen. Neyse, çok uzatmayalım. Aslına bakarsanız programın adını bile unutmuşum ama  5 'sosyetik' kadın herkesin imrendiği hayatlarını 'Türkiye'ye açacak' gibisinden bir tanıtım yapılmıştı yanılmıyorsam. Affedersiniz de insanlar hayat derdiyle boğuşurken çok da umurlarındaydı milletin yaşamı yani. Umurunda olan var mıdır orasını da bilemiyorum tabi ama bence saçma. Direk saçma yani. Hatta fragmanı izlediğimde de güldüm baya.

Bir de şöyle bir durum var. Diziler(imiz)de oluyor genelde bu durum. Dizinin adını vermeyeceğim. Zaten düzenli veya düzensiz olarak izlediğim bir dizi de değil. Sadece o sahnelere denk geldim. Ama her ne hikmetse diziye ne zaman denk gelsem aynı tip sahneler dönüyor ekranda. Yalnız benim anlayamadığım, izleyeni de çok. O yüzden linç edilmemek adına ismini açıklamayacağım ya :) Aman neyse, zaten benim bahsedeceğim şey diziyi kötülemek veya övmekten ziyade belli başlı saçma bulduğum olguların dizide fazlaca işlenmesi ve bu dizide gördüklerini rol model alacak bir sürü çocuğun olması. Yani belki bir ihtimal. 

 Benim bahsettiğim ve sinir olduğum durum dizilerde veya bazı kitaplarda kadınların yardıma muhtaçmış gibi gösterilmesi. Yani yardıma ihtiyaç duymanın kötü bir şey olduğunu düşündüğümden de değil ama bahsettiğim dizi, film veya kitaplarda kadının aciz bir varlıkmış, her an kırılacak başka bir türmüş gibi gösterilmesi. Yani o da insan, o da düşünebilir, onun da kendine ait bir düşünce yapısı var. Onun da kas gücü var. O da kendini savunabilir, ki savunmasını gerektirecek durum erkeklerin ona kaba kuvvet uygulaması veya başına silah dayaması olmamalı bence. Sizce olmalı mı?  Bahsettiğim dizide de bahsettiğim durum buydu. Aslında bu diziye benzer bir sürü dizi var günümüzde. Ama işte benim de verdiğim içlerinden bir örnek. 

Ama bundan daha da sinir bozucu bir şey varsa, o da bahsi geçen kadın karakterin gıkını bile çıkarmadan, her şeye boyun eğen biri gibi gösterilmesi. Bazı kitaplarda da aynı durum söz konusu. Kendisine kaba davranan erkek karaktere aşık olan kadın karakterlerden nefret ettim, nefret edeceğim. Keza o erkek karakterlerden de. 

Bir de şu sıralar Gülün Adı'nı okuyorum. Orta Çağ'da geçiyor. Bu arada muhteşem bir kitap. O dönemi adeta buram buram soluyorsunuz ama şimdi kitaptan uzun uzun bahsetmeyeceğim tabi ki. Zaten muhtemelen bitirince yorumunu da yazacağım. Ama o dönemlerde, başka bir algılayışla aynı durum geçerliymiş bence. Yani yine kadınları başka bir tür gibi görme mevzusu. Ama çok daha korkunç bir versiyonla tabi ki. Tüyler ürpertici. Papazlar kendilerinin de dahil oldukları günahları 'şeytan' sıfatını damgaladıkları kadınların üzerine yıkıyorlar. Kadınların hiçbir şeye hakları yok. Aslında bahsettiğim şey kadın erkek mevzusu da değil. İnsanlık mevzusu.

İyice coştum farkındayım ama ben bile farkına varmamışım bu kadar dolu olduğumun. En başta bahsettiğim durumu da aynı şekilde sevmiyorum. Çünkü insanlara bazı yaşam biçimleri dayatılıyor. Yani bak böyle olursan mutlu olursun gibisinden. Hayır efendim mutlu falan olmam ben. Olmayacağım da işte. Sonra da vay efendim yeme bozuklukları neden arttı, vay efendim herkes oyuncu oldu (bu cümle de baya komiğime gitmişti), vay efendim şöyle de böyle. Olur tabi. Sen belli başlı şeyleri insanlara dayatırsan ve o insanlarda bu dayatılan şeylerin üzerinde hiç düşünmeden benimserse olacağı budur. Burada suçun tamamı medyada veya başka dış faktörlerde de değil bence. Çünkü biraz düşünmeliyiz diye düşünüyorum açıkçası.

Artık çocuklar bile kitaplar yerine tabletlerin içine gömülmüş vaziyetteler. Ben bunu en yakından kendi kuzenimde de gördüm. Cidden çok sağlıksız bir durum. Çocuklar zehir gibi maşallah ama ileride bir şeyler eksik olacak gibime geliyor. Hoş, bence şimdi de eksik ya. Bazen dünyanın düzenine yaşlı bir insan gibi ayak uydurmakta zorlanıyorum. 

Ben küçükken bile durum daha farklıydı. O zamanlar sokakların daha sıcak olduğunu düşünüyorum mesela. Yani insanların daha içten olduklarını, daha güler yüzlü belki. Belki dışarıda daha fazla nefes alabildiğimi. Etrafın beton yığınlarından ibaret olmadığını. İşte bunların var olduğunu. Çok şey miydi sizce bunlar? Neden unutuldular ki? Yoksa ben büyüdüğüm diye mi bunları artık göremiyorum. Ama öyle değil bence. Sizce?

Yine biraz iç döküş, biraz sohbet, ortaya karışık bir yazı oldu. Ama yazınca rahatlıyorum. 
Neyse, şimdilik hoşçakalın. Musmutlu, güzel günler :)



16 yorum:

  1. Sen baya baya dolmuşsun ! Ve gerçekten söylediklerinde çok çok haklısın . Yakınımda tanıdığım pek bir küçük çocuk yok ama şöyle genel bir izlenime baktığımda ''benim yaşadığım çocukluksa bunların ki ne?'' demekten kendimi alıkoyamıyorum . Bazen ilkokul kızlarının konuşmalarına denk geliyorum ve şaşkınlıkla dinliyorum resmen .
    Bu arada gülün adını okumaya başlamışsın , hemen oku yorumunu yaz heyecanla bekliyorummm !

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Erkenden büyümek istiyorlar bence bu farklılık oradan geliyor. Yani hatırlıyorum da, ben de büyümek isterdim. Çünkü benden bir iki yaş büyük arkadaşlarım vardı. O zamanlar bir iki yaş bile fark oluşturabiliyordu. Ama şimdi keşke o yaşlarıma dönebilsem diyorum. Belki onlar da aynı şeyi söylerler günün birinde, kim bilir? :) Gerçi yeni nesil gerçekten yeni bir nesil.

      Gülün Adı'nı yarıladım. Bazı kısımlar uzun uzun anlatılsa da sürükleyici bir kitap bence. En azından bir noktadan sonra sürükleyiciliği de arttı. Biter bitmez -tabi aklımdakileri toparlayabilirsem- yorumu muhakkak gelecek :)

      Sil
  2. Merhaba :) evet ben de seninle aynı fikirdeyim ya o kadar haklısın ki... Çocuklar ayrı bir şey zaten. Telefona gelince her şeyi bilirler telefon tablet için ağlarlar ama başka şeyleri hiç önemsemezler. İşte buna biz insanlar sebep olduk. dizi ve kitaplarda da maalesef hep kadını eziyorlar ben de çok sinir oluyorum :(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aslında mesele kadın-erkek mevzusu da değil. İnsana dilini, dinini, ırkını, cinsiyetini veya bunun gibi başka etmenleri görmeden, sadece insan gözüyle bakamıyoruz. Veya bakılmıyor bir kesim tarafından. Büyük bir kesim tarafından. Ve bu farklılıklar kabullenilmediği gibi bastırılmaya çalışılıyor. Burada önemli olan tek etmen 'insanlık' bence. Ama dediğim gibi büyük bir çoğunluk teferruatlara takılmaktan asıl meseleye odaklanamıyor sanırım. Aksi halde dünyanın sürüklendiği kaosu açıklayacak başka bir şey bulamıyorum ben.

      Neyse, yorumunuz için teşekkür ederim. Sevgiler :)

      Sil
  3. son zamanlarda bilinçli bir kadın küçültme operasyonu var sanki , dizilerde de kitaplarda da , ben de pek sinir oluyorum . Bahsettiğin program izlenir canımcım hem de ne reyting götürür bilsen , bu ülkede ne evlilik programları ne bbg'ler izlendi

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aslında belli bir kalıba sokma durumu var. Bu daha çok fiziksel anlamda ortaya çıkıyor tabi. Düşünsel anlamdaysa kadının bir hiç olduğu hissettiriliyor basbaya. Sanki kadınlar insan değil de, cansız bir konu mankeni olmalı gibi. Güzellik ve sessizliği bir kadını 'ideal' yapacak gibi. Sonra da gerçekleri söyleyenlere daha anlamını bile bilmedikleri 'feminist' damgasını yapıştırıyorlar. Tabi feministliğin kötü bir şey olduğunu da düşünmüyorum. Sadece ortaya bir laf atıyorsa kişi, lafının arkasının önünün bilincinde olarak ortaya koymalı bence.

      Bahsettiğim programın izleneceğini ben de biliyorum aslında. Belki ben bile denk gelirsem izlerim ama izlemeye ne kadar dayanırım orası meçhul. Aslında burada bahsettiğim durum bu değildi. Toplumun büyük bir kesimi geçinmek için didinirken belli bir kesimin böyle yüceltilmesi ve çocukların da, gençlerin de izleyebileceği bir formatta gösterilmesi. Sonra da abuk sabuk insanlar fenomen oluyor ve o fenomenlere hayran bir güruh yetişiyor. Oysa hayran olunacak başka başarılı, güzel insanlar var ki. Tabi bu benim kişisel görüşüm. Bir de güzelliğin somutluğundan ziyade insanın içinde bulunması gereken soyut bir olgu olduğunu düşünmüyor insanlar. Ama bu da başka bir konu, uzatmaya gerek yok :)

      Sil
  4. Şimdiki çocuklarda anne babalarda insanlarda bi'farklılar teknolojiyi ihtiyacımızdan fazla kullanıyoruz. Parklarda insan göremiyorum görsemde başları öne eğilmiş telefonda gözleri..samimiyetsizlik var etrafta..
    Sana katılıyorum, ama katılmam bu dünyanın düzenini değiştirirmi bilmiyorum:(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teknolojinin gelişmesi tabiki de çok güzel bir şey ama yanlış kullanılması çok tehlikeli. Samimiyetsizlik bunun en masum örneği diyelim malesef. Ve malesef ne söylense boş gibi. Ama bu sayede birilerinin bir şeylerin farkında olduğunu fark ediyoruz baksanıza :) Yorumunuz için teşekkür ederim :)

      Sil
  5. Geçen gün 21 senedir oturduğum evin balkonunda mahalleden bir arkadaşım ile oturuyoruz. Şöyle dedi; "Düşünsene abi bizim en büyük sıkıntımız parka geldiğimizde şu salandığımız gondolun dolu olmasıydı." Gerçekten de öyleydi, daha samimi daha güzel bir ortam vardı. Şimdi çocuklar yüzüne bakmıyor o gondolun. Çocuklar mı değişti yoksa biz mi çok yaşlandık çok merak ediyorum

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sanırım zaman değişti ve değişmeye devam ediyor. Ama olsun önemli olan sizin geriye baktığınızda güzel anılar bulmanız :)

      Sil
  6. Kadınların aciz bir varlık gibi gösterilmesini bile geçtim, kadınlar da kendilerini aciz bir varlık gibi görüyorlar. Bu hafta onuncu kez aldatılan birine neden hala izin veriyorsun ayrıl artık dedim. Ve cevap olarak çalışmıyorum ben ona muhtacım dedi. Lisans mezunu ayrıca iş sağlığı güvenliği sertifikasına sahip ve hatta anne babası da sağ biri olarak bunu dedi ve ben çıldırdım.

    Ya kime ihtiyacın var senin doğum sancısına katlanmış kadınsın kendi başına hayatta mı kalmayacaksın dedim cevap yok.

    Aciz bir varlık olmayı kesinlikle kabul etmiyorum ve eden her kadına yürek dolusu sinirleniyorum. Bende çok dolmuşum yahu...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok ilginç gerçekten. Bazen gerçekten zorunlu olma durumundan dolayı katlanıyor kadınlar. Daha doğrusu katlanmak durumunda kalıyorlar. Keşke kalmasalar. Ama işte... Ama bahsettiğiniz durumda böyle bir mecburiyet yok gibi. Tabi insanların ne yaşadığının iç yüzünü kimse bilemez ama sinir bozucu. Bahsettiğiniz durum sinir bozucu.

      Ama ne güzel işte siz de içinizdekileri söyleyip rahatladınız. Muhtemelen yine dolacaksınız bir süre sonra ama bu da bir şeydir. Ayrıca yorumunuz için çok teşekkürler :)

      Sil
  7. heeey belki de ancak popüler kültürden uzak kalarak özgür olabiliriz yanii. bu manipülasyonlardan uzak kalmaya çalışarak işte. zor tabii ki. özgür değiliz işte. kıstırılmışız yanii :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. O zaman sosyal hayatla bağlarımızı kesmemiz gerekir. Çünkü bütün bunların kaynağından kendimizi korumayı başarsak bile o kaynaktan zehirlenmiş insanların düşünceleriyle er ya da geç karşılaşırız. Yani kurtuluş pek mümkün değil gibi. Yine de herkes kendinden sorumlu. Zehirlenmemeye dikkat :)

      Sil
  8. Geçen gün sosyal medyadabir yazıya denk geldim.. yazının üstünde bir diziden fotoğraf karesi ve silahlar karşılıklı olarak çekilmiş bir yığın siyah elbiseli adamlar var. Şöyle yazıyordu eşliğinde; "Bu gerizekalı diziler yüzünden sokaklar böyle giyinen, şiddete, silaha özenen, küçük hayatlar yaşayıp büyük laflaretmeye çalışan böceklerle dolu."
    Ne kadar doğru bir tespit ! Aynen durum budur. Sadece içi boş, hiç bir doğru mesajı olmayan diziler, filmler ve tamamen kof bilgilerle dolu bir sosyal medyadan ibaret hayatımız.. :(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu gibi saçmalıkların hayatımızın içine bu denli yerleşmesinde bu dizilerin de etkisi var tabi. Ben şuna benzetiyorum. Önceden küçük çocukların süper kahramanlara özenip de uçmaya çalışmaları haberlere çok konu olurdu. Şimdiyse yetişkin ve aklı başında olması gereken insanların mafyaya özenme haberleri çıkıyor. Biraz komik, çokça da acı.

      Sil