21 Ocak 2018 Pazar

Kafa Karışıklığı?


Herkese merhaba. Sizinle bir konu hakkında konuşmak istiyorum. Aslında gelecek yorumları da aşağı yukarı tahmin edebiliyorum ama yine de birileriyle konuşmak, fikir alışverişinde bulunmak beni rahatlatıyor. Çünkü kafam gerçekten karman çorman.

Evet, kafam karışık. Belki siz de biliyorsunuzdur yazmayı, okumayı ne kadar çok sevdiğimi. Bu küçüklüğümden beri böyleydi, hep böyleydi işte. Matematiği de sevmezdim. Hala daha sevmiyorum. Ama bakın sevmeyi denedim. Cidden denedim. Ama yıldızlarımız barışmadı, toparlanmadı. Özellikle de sınavdaki ikinci kısım. Bunda benim de hatam var bunu yadsıyamam ama sıkıldım artık. Sınav döneminin yanında eski olaylar, kırgınlıklarım tekerrür edip durdu sanki. Bahsettiğim şeyler de uyduruk kişilerle ilgili değil. Ama bunda da hatalıydım kabul. Çünkü bunların beni etkilemesine izin verdim. Gerçi izin verilmeyecek gibi de değildi ya. Neyse ne diyorsam artık. Demem o ki başlarda öylesine düşünmem üzerine aklıma giren ama şu anda benim için çok daha iyi olacağını düşündüğüm bir fikir var aklımda. Sözel bölümünden sınava girmek istiyorum. Çünkü o alanda başarılı olabileceğimi biliyorum. 
Dershanede iyi bir sınıftayım. Ve o sadece bir dershane. Demek istediğim, oradaki öğrencilerin matematik netlerini ülke çapındaki öğrencilerle oranlarsak devede kulak kalır ama benim moralimi bu bile bozuyor. 'O zaman hırslan yaparsın sen' diyorlar ama istemiyorum da artık. Öyle soğudum. Çünkü neyse o konuya değinmeyeyim ama bazı insanların tavırları sinirimi bozuyor. Kimseye de bakacak değilim. Özellikle de böyle bir konuda. Ama öyle işte sinirlerim bozuldu artık bir kere. 

Zaten hiçbir bölümü bazı insanlar gibi canım pahasına -belki bu abartı oldu- yani çok fazla istemiyorum. Sadece sevebileceğim bir işim olsun yeterli. Sadece kendi ayaklarımın üzerinde durabileyim yeterli. Bir de en başta işsiz kalmayayım tabii. Ama ülkemizde hangi mesleğin garantisi var ki? Bu biraz da kendini geliştirmekle alakalı değil mi? Bir de şey diyorlar, ' boşver sen çabala en azından olmadı mezuna kalırsın.' Mezuna kalmak kolay bir şey mi Allah aşkına? Tamam istediğin, çok istediğin bir okul, bir bölüm olur, kendine güvenir ve mezuna kalırsın. Daha çok çalışıp belki de bir sonraki yıl o bölümü kazanırsın. Ama, ben şu anda kendimi boşa kürek çekecek gibi hissediyorum. Matematiğin ilk oturumunu yapabiliyorum. Gerçi asıl marifet ikinci oturumu yapabilmekte ama bahsettiğim sıkıntı da bu işte. Toparlanmıyor. Kestirip de atmıyorum ayrıca. Sadece son dönemlerde artık her şeyi bıraktım bunaltıdan ama böyle de olmaz. 

O yüzden de yapabileceğimi, belki de iyi yapabileceğimi düşündüğüm bir alana yönelmek istiyorum. En azından'elimden gelenin en iyisini sonuna kadar yaptım' diyebilmek adına. Çünkü sinirlerim bozuldukça çalışmayı da bırakıyorum bu şekilde. Ama şu da bir gerçek ki, sözelden sınava girersem tercih edebileceğim bölüm sayısı da azalacak. Ama içlerinden ilgimi çeken bölümler de var. Lisede alan seçimi yapacağım zaman da böyle olmuştu. 'Bak sayısalda daha çok bölüm var hem yaparsın sen' modundaydı 'herkes.' Ama öyle değil işte. İlgimi çekmiyordu ben ne yapayım? Hep ilgimi çeken konularda çok çalışmaya meyilliyim ben. Biliyorum iyi bir özellik değil ama ne yapayım işte. Ama şu da bir gerçek ki, sınıfların çoğunluğunu sayısal grubu oluştursa da çoğunluğu 'daha zeki görünmek' ya da ailesini memnun etmek adına o bölümü seçmiş kişiler. Başarı durumları hakkında yorumda bulunmak haddim değil. O yüzden neyse diyelim, sonuçta TM seçtim ve hiç de pişman olmadım. Gerçi zamanı geri alabilseydim dil seçerdim. Eminim kafanız iyice çorba oldu. Neyse bu bahsi kapatalım :)

İşte benim durumum böyle. Yorumlarınızı ne olur esirgemeyin. Çünkü düşün düşün düşünmekten de yoruldum artık. Bir anda karar verebileceğim bir konu değil. Aslında kararımı vermiştim ama dershanedeki rehber öğretmenimle konuştuktan sonra acaba diyorum. Aslında demiyorum da, anladınız siz. Dershane hızlandırmasında TM grubunda kal sonra karar verirsin dedi en son. Bu arada dershanede de iyi bir sınıftayım yani 'kötü bir öğrenci' olduğumu düşündüğüm için sözel seçmeyi düşünmüyorum. Bunu da belirtiyorum çünkü, sözel bölümlere çoğu kişi 'peehh' gözüyle bakıyor. Ben sadece insanın sevdiği alanda başarılı olabileceğini, başarılı olduğunda da alanını sevebileceğini düşünüyorum. Ayrıca bazı insanların iğnelemelerine kulak asmak ve hayatını o yönde sürdürmek yerine, kendi hayatını kurmayı ve başarılı olabileceğin alanları saptamayı daha mantıklı buluyorum. Belki  üslubum biraz sertleşmiş olabilir ama öfkeli değilim :) 

Yazımı sonuna kadar okuduysanız bile çok teşekkür ederim. İçimi dökmeye gerçekten ihtiyacım vardı. O yüzden iyi ki varsınız. Ve iyi ki varsın bloğuummm! :)
Şimdilik hoşçakalın. Musmutlu, güzel günler :)



8 yorum:

  1. Zor bir süreç insanın sonrasını etkilediği için. Ama şu gerçek ki herkes matematik sevecek ya da bu derste başarılı olacak diye bir kaide yok. Önemli olan kendi ilgi alanlarını,yeteneklerini doğru keşfedip o doğrultuda gidebilmek diye düşünüyorum. Popüler meslek seçmek yerine seveceğin, ilgi duyacağın bir işi yapmak seni mutlu kılar. Sen mutlu olunca daha başarılı olur, daha güzel işlere imza atarsın. Rehberlik hocan da seni yönlendirebilir. Kafanı rahat tut. Sevgiyle bak hayata.:)

    YanıtlaSil
  2. Bence hayatını sayısal sözel olarak kurma canm. Sevmediğin hic bir sey icinde zorlama kendini ama pes de etme. Çünkü zorladıkca geri tepebiliyor. Sözelde iyiysen kıymetini bil ve o bölmden severek yapabilecegin bir ise odaklan derim 😃

    YanıtlaSil
  3. Seni cok iyi anlıyorum ☺ sınav dönemi her şey üst üste gelir farkındayım ben de 2 yıldır yaşıyorum. Ama artık bazı insanları takmayıp hayatımıza odaklanıp sadece kendi düşündüğümüzü yapmalıyız. Çünkü bu bizim hayatımız ☺ o yüzden sakin ol ve tm ye odaklan. Baştan başla gerekirse zaten 5 ay var. Yapabilirsin ☺😊👍 ben de tm de daha iyiyim ama meslek olarak ilgimi çeken yok. Yoksa bir dk bile mf de durmazdım. Eğer ki cidden tm de bir meslek istiyorsan yap mutlaka çabala☺💙

    YanıtlaSil
  4. Benimki biraz rehber öğretmeninin yorumu gibi olacak ama bence de TM'de devam et, sözelin güçlü olduğu için onu her koşulda yaparsın. TM'den de sınava girerek önünde daha fazla seçenek oluşturursun ve TM bölümleri de matematik temelli değil. Zaten TM'cilerin sözel sıralaması genelde çok iyi gelir. :))

    YanıtlaSil
  5. Sana en iyi Örneği vereceğim hemde yaşanmış ve deneyimlenmiş. Kardeşim de aynı senin gibiydi, matematiği sevmiyor ve yapamıyordu, çevreden gelen baskılar şöyle idi "Sözel bölümünü okuyanlar işsiz, sakın okuma. Sayısal okumadıkça hiçbir önemin olmaz." Aynı bu şekilde baskılar vardı. Fakat o benim hayatım ve benim tercihim dedi, sözel bölümünü yazı "Halkla İlişkiler ve Reklamcılık" Çok güzel iletişim bölümleri de var üstelik. Onun konuşma yeteneği çok iyi ve kendini bu konuda geliştirecek. Yapamadığı bir ders yüzünden acı çekmeyecek veya zorlanmayacak. Senin de İletişim bölümlerinden birini seçmeni öneriyorum

    YanıtlaSil
  6. Güzel bir çorba oldu, kesinlikle! :)

    Öncelikle şunu söylemek istiyorum: O kadar güzel düşünüyorsun ki hiçbir tavsiyeye ihtiyacın yok, sen kendini o kadar iyi anlamışsın ki sadece gerçek isteklerini uygulamak kalmış geriye. Biraz uzun konuşacağım çünkü bu bir iç dökme yazısıydı ve eminim yine de senin gibi şeyler yaşamış olan birini duymak istersin. :) Çünkü bu sınav süreci insanın gerçekten psikolojisini altüst edip yanlış kararlar almasına sebep olabiliyor.

    Bir şeyde iyi değilsek zorlamanın manası yoktur, değil mi? Zaten herkes özellikle bir konuda başarılı olacak diye bir şey yok. Ben bir sözelciyim mesela, ben de nefret ettim matematikten. Ama aslında sadece bana dayatılmasından etmiştim, çünkü matematik müthiş bir şey! Sadece ben onu anlamakta iyi değildim ve ilgim yoktu, öyleyse iyi olduğum şeylere yönelmek boşa kürek çekmekten çok daha iyiydi. Radyo, Televizyon ve Sinema bölümünü bitirdim ve başka bir bölümde kesinlikle mutlu olamazdım. Bu yüzden lütfen etrafındaki bütün insanların ön yargılarını savur ve gerçekten istediğin, hayalini kurduğunda seni mutlu eden meslek hangi bölümdeyse ona yönel, bir an evvel.

    Matematikten anlamak zorundaymışız gibi hissettiren ve matematikten anlamadığımız için kendimizi aptal hissettiren insanlar ne yazık ki hala var. Sadece sayısaldan anlayan insanların zeki olduğunu ancak mantıksız insanlar düşünebilir. Senin gibi kitaplara bu kadar düşkün olan bir insanın bunu bildiğine ve doğru karar alacağına çok eminim. O kitapları yazanlar belki x'i bulamadı ama hayal ettiklerini insanlara aktarmanın formülünü kesinlikle buldular. :)

    Umarım faydalı bir gevezelik etmişimdir. :)

    YanıtlaSil
  7. Seni çok iyi anlıyorum fakat benim öğrendiğim tek birşey varsa o da insanın mutlaka ilgisinin olduğu alana yönelmesi. Zaman geçiyor, yaş ilerliyor ve bir süre sonra geriye dönüp bakınca geçen zamanın muhakemesini yapmaya başlıyor insan.
    Matematikten anlamak zorunda değiliz, sözelden uzak kalmak zorunda da değiliz. Hayatı tamamen mantık odaklı yaşamak zorunda hiç hiç değiliz aslında..
    Bence kalbini dinle, ilgi duyduğun şeylerin sesini duy ve pes etmeden ilerle.. Umarım herşey senin adına çok çok güzel olur ;)

    YanıtlaSil
  8. Seni anlıyorum gayet güzel anlatmışsın.Durumun ve olanlar normal şeyler bunun üstesinde öncelikle sağlıklı düşünerek kararlar vermeliyiz.Düşüncelerin seni yıpratmasın kendi bölümünden başka diğer bölümlerden seçim yapılabiliniyor bunu en iyi olarak senin ne istediğin önemlidir hedefini kesin belirlemeye özen gösterip bunun için yönlendirebilirsin kendini.Falanca bölümden şu mesleği istiyorum diyerek araştırmalarını gerekliliklerini öğrenip toparlanabilir.Hedefi tutturmak içinse gereken gayret ve bilgi ulaşalınabilir.Ailenle bunu paylaşılabilir.Anlamıyorlarsa okul hocası veya eğitim gördüğün yerde rehberlik ve psikolojik danışmanlar var bunlara danışarak en iyi çözümleri kafanda yaratabilir sonunda pişman olmayacağın tercihlerine mutluluk sağlanılır.Sevgiler...

    YanıtlaSil